Tuncel Kurtiz’in vasiyeti ve yaşananlar

Tuncel Kurtiz’in vasiyeti ve yaşananlar

Bu yazıyı kimseye cevap yetiştimek veya yeterince bilinip bilerek gizlenmeye çalışılan gerçekleri suratlara vurmak amacıyla değil, olayın tazeliği içinde tanık olduklarımı tarihe not düşmek için yazıyorum. Bu yazıyı yazarken yayınlamayı da düşünerek yazmıyorum belki konuyla ilgili kişilere yayınlamamak kaydıyla gönderebilirim. Zorda kalırsam da yayınlayabilirim.

Tuncel Kurtiz belirli takıntıları olmayan Türkiye Kamuoyunun büyük çoğunluğu tarafından sevilip sayılan birisiydi. Benim de şahsen tanışma imkanına, mutluluğuna sahip olduğum birisidir. İstanbul’da yapılan ’bin yılın Türküsü’ etkinliği esnasında kısa da olsa birlikte bir çalışmamız da olmuştu.

Koministliğnden tutun ki Kürtelerin Ana dil hakkını savunması, Alevilere olan özel sevgisi ve ilgisi kendine has tarzı ile herkes için can dı.

Tuncel Kurtiz hakka yürüdü devri daim yolu ışık olsun, biz ondan razıydık, hak erenlerde ondan razı olsun.

Vasiyeti

Tuncel Kurtiz’in vasiyetinin Edremit’in Tahtakuşlar köyü olduğunu kendisini tanıyan birçok kişi bildiği gibi, ailesi ve ailenin cenaze işlemleri için yardımcı olmasını istedikleri Kurtiz’in de dostluk derecesindeki arkadaşı, kaz dağlarından komşusu Kalan Müziğin sahibi Hasan Saltık bizzat kendisine Tuncel Kurtiz’in ölümünden önce öldükten sonra da ailesinin söylediğini söylüyor. (Kendisi ile görüştüm ve bu durumu teyit etti )

Tuncel Kurtiz’in vasiyeti Alevi Türkmen Köyü Tahtakuşlar köyü mezarlığı olduğu tartışmasız bir gerçektir. Yok biz böyle bir şey duymadık diyenlere aileye ve ailenin yakın dostu Hasan Saltık’a sormalarını öneririz. Ulu orta ya da her konuştuğu ile paylaşmamış olabilir ama bilmesi gerekenlere söylemiş.

Mezar yeri için Tahtakuşlar Köyü ile temaslar ve Hayır cevapları

Tuncel Kurtiz 27 Eylül sabahı hayatını kaybetti.  27 Eylül öğleden sonra aile Tahtakuşlar Köyü ile temasa geçip vasiyeti gereğince oraya defnetmek istediğklerini muhtara iletiyor. ( Bu ilk görüşmeyi ben kimin yaptığını bilmiyorum ancak Hasan Saltık kendisinden önce ilk görüşmenin gerçekleştirilip hayır cevabı alındıktan sonra kendisinin devreye sokulduğunu söyledi. Bunun cevabı Hasan Saltık’ta dır.)

Hasan Saltık devrede

Tahtakuşlar Köyü ile ilk temaslardan Hayır cevabı alındıktan sonra,  aile Alevi olması ve Alevi kamuoyu tarafından da tanınır olması, ayrıca Kurtiz’in yakın dostu ve komşusu da olması sebebiyle Hasan Saltık’ı devreye sokup kendisinden bu Tahtakuşlar Köyü muhtarını ikna etmesi ve cenaze işleriyle de ilgilenmesini rica ediyorlar.

Hasan Saltık’ın bundan sonra yaşadıklarını kendisi ile yaptığım görüşmelerden aktarayım; “Aile Tahtakuşlar Köyü muhtarından Hayır cevabını alınca beni aradı, sen Alevisin bunları ikna edersin dediler, ben de tabiki dedim. Haber gönderdim, onlara da ‘Hayır olmaz’ demişler. Sonra kendim bizzat Muhtarı aradım kendimi tanıtıp konuştum, Muhtar biz ihtiyar heyeti ve köylüyle konuştuk kimsenin razılığı yok, köyümüze dışardan kimseyi almıyoruz ( Halbuki Ali Ekber Çiçek orada yatıyor) dedi. Ben bir çok kişiyi devreye soktum gece yarısına kadar Muhtarı ikna etmek için uğraştık, ayrıca Muhtar dışında köyden bilinen başka kimseleri de arayanlar oldu, Arif Sağ’ a birilerini arattırdık. (sanırım Etnografya Müzesi sahibi Alibey Kudar ) ancak kesinlikle kabul ettiremedik. Bunun üzerine ben Muhtara bu konuyu basına duyurursam altından kalkamaz, hesabını veremezsiniz dedim, buna rağmen muhtar sadece benim değil köylünün kararıdır diyerek olmaz dedi. Ben de aileye durumu aktardım, gerek benim gerek se diğer kişilerin çabalarına rağmen talep kabul edilmeyince Çamlıbel köyünde karar kıldık. Aile Tuncel Kurtiz’in ölümünden yaklaşık 15 saat sonra Tahtakuşlar köyünden mecburen vazgeçip Çamlıbel köyüne defnedileceğini duyuruyor ve hazırlıklar orası için başlıyor.

Hasan Saltık ailenin bu duruma çok üzüldüğünü, hiç beklemedik bir tavırla karşılaştıklarını ve çok kırıldıklarını aktarıyor.

Konu Basına yansıyor

Tahtakuşlar Köyü Muhtarı ile görüşmeler ve ikna için insanların devreye sokulması esnasında yapılan telefon trafikleri ve konu ile ilgili yapılan sohbet esnasında konu duyuluyor ve Basın haberdar oluyor. Hürriyet Gazetesinden Banu Tuna bir taraftan görüşmeler yürütülürken o da haber için görüşmeler yapmaya başlıyor. Tahtakuşlar Köyü muhtarını arayıp red kararını teyit ediyor dahası neden ret ettiklerini soruyor ve muhtardan red cevaplarını da alıp Hürriyet Gazetesinde ve Gazetenin web sitesinde 28 Eylül de haber olarak yayınlıyor.

Haberde Banu Tuna Muhtarla olan görüşmesini detaylıca aktarıyor. (Haber arşivlerde duruyor)

Ve biz duyduk

Ben bu konuyu Hüriyet Gazetesinin web sitesinde Twitter üzerinden atılan haberler doğrultusunda yaklaşık saat 12:00 civarlarında öğrendim. İlk Twitimi “Bu haber doğruysa rezil olduk” diye de yazıp Haberin doğruluğuna dahi inanamadım.

Banu Tuna ile görüştüm

Haberi okur okumaz ilk işim Haberi yapan Banu Turan’a ulaşmak oldu. Uzun sürmeden kendisi ile görüşüp haberin detaylarını rica ettim ve Hasan Saltık’ın konunun birincil muhatabı olduğunu öğrendim.

İkna için devreye giriyoruz

Hemen Hasan Saltık’ı arayarak biz Muhtarı ve Köylüleri ikna edersek durum değişir mi?  Diye sordum ihtimalin olduğunu öğrenince de telefon trafiğine başladım.

İlk önce bölgede bulunan Alevi Derneklerinin Genel Başkanlarını ve bölgedeki Alevi Derneğimizin Başkanı Hüseyin Altay’ı aradım. Altınoluk Alevi derneği Başkanı konudan haberdar olmadığını söyledi. Ben kendisine hemen bir hayet oluşturun ve köye gidin onları ikna edin diyerek ricada bulundum. Hüseyin Altay hemen bir heyet oluşturup yola çıktı ve köye vardı. Bu arada Muhtar’a ulaşmak mümkün değildi önce sürekli telefonu meşgul olan Muhtarın telefonu sonra tamamen kapandı.

İlhan Cihaner’le görüşmem

Diğer taraftan bölge Belediye Başkanlarının CHP li olduğunu bildiğim için konuya duyarlılığını takdir ettiğim ve o bölgede de sevilen İlhan Cihaner’i aradım. Cihaner’i aradığımda konuyu bildiğini ve çok üzgün olduğunu söyledi. Kendisin de benim onu aramamdan önce baz Alevi kurum başkanlarını arayıp konuyu çözmeleri için devreye girmelerini söylediğini söyledi.

Ben Cihaner’e Hüseyin Altay’dan aldığım bilgi doğrultusunda Zeytinli Belediye Başkanının etkili olabileceğini söyleyip onu devreye sokmasını rica etim. Ben hemen arıyorum o zaman diyerek görüşmeyi sonlandırdık.

Dr. Atilla Erden’le görüşmem

Tatakuşlar ve Kazdağları deyince aklıma gelen diğer bir isim ise Atilla Erden oldu, kendisi bölgede çok ca anrtopolejik çalışmalar yapmış ve köylülerle ahbap olmuş birisidir. Atilla Hocayı aradığımda konudan haberdar olduğunu, çok üzüldüğünü, köyden bazı kimseler ile görüştüğünü  ve köye ikna için yörede sözü dinlenen bazı kişileri yönlendirdiğini ama maalesef olumlu cevap alamadıklarını söyledi.   ( Atilla Erden köye gönderdiği kişilerin inançsal ağırlığı olan kişiler olduğunu söyledi)

Bu konudaki temaslarının devam ettiğini söyledi.

Heyet köyde muhtar Hacıbektaş’ta

Hacıbektaş eski Belediye Başkanı Mustafa Özcivan beni aradı ve Tahtakuşlar Köyü Muhtarı ile ihtiyar heyetinin Hacıbektaş’da olduğunu Ali Balkız’ın arayarak kendine söylediğini, Ali Balkız’ın kendisine Muhtarı bulup ikna etmesini rica ettiğini söyledi.

Mustafa Özcivan Muhtar ve ihtiyar heyetinin yanından beni aradı. Muhtarın ikna olduğunu,  kabul ettiğini benim de Hasan Saltık’la  görüşüp aileye durumu iletmemi söyledi.

Altınoluk Alevi Kültür Derneklerinin oluşturduğu heyet Tahtakuşlar Köyünde görüşmeler yapmaya başladı, Hüseyin Altay’la köyden sürekli irtibatta olduk Altay, Köyde 15-16 kişi ile toplantıda olduklarını söyledi. İş zor dedi.

Saat 16:15 idi Hüseyin Altay’la son görüşmemizi yaptık. Muhtarla telefonda görüştüğünü Köylü kabul ederse benim için sorun yok dediğini söyledi. Ancak köylünün kabul etmediğini söyledi .

Mustafa Özcivan’ı arayıp durumu aktardım.  Muhtar ve İhtiyar heyetinin yanında olan Özcivan Muhtarın ve ihtiyar heyetinin tamam dediğini, aile tekrar geri dönüş yaparsa bu işin olacağını söyledi.

Hasan Saltık’ı aradım. Durumu aktardım. Hasan Saltık Çamlıbel Köyünde hazırlıkların tamamlandığını, mezar yerinin kazıldığını ancak yine de aile ile görüşüp son durumu kendilerine aktarıp bana döneceğini söyledi.

Hasan Saltık ile son bir görüşme daha yaptık ve ailenin “ 15 saat uğraştık bize evet demediler ve biz kararımızı verdik, bu saatten sonra Tahtakuşlar köyü kabul etse de bir kıymeti kalmadı kabul etmeyeceğiz dedik ve Çamlıbel Köyü Muhtarını arayıp oraya defnedeceğimizi ilan ettik. Orada tüm hazırlıklar yapıldı artık geri dönüş olmaz” dediğini söyledi.

Ve yalan haberler başladı

Olaylar ve gerçekler buyken, Muhtarla görüşüp hayır cevabını alan bu insanlar ve gazeteci bir arkadaş varken bazı arkadaşlar vaziyeti kurtarma derdine düştüler.

Altınoluktan beni arayan kişiler ve siyasetçiler açıkça bu işi ört bas edeceklerini ve farklı bir açıklama yapacaklarını söylediler. Çamlıbel köyünün eski isminin Tahtalı olmasını kullanacaklarını ve Köyün eski ismi olan Tahtalı ismi ile Tahtakuşlar isminin karıştırıldığını vasiyetin Çamlıbel olduğunu Tahtakuşlardan böyle bir talep olmadığını söyleyeceğiz dediler.

Ben buna itiraz ettim. Bu tür yalan beyanat vermediğim gibi verenleri de kınadım.

Muhtar yön değiştirdi.

Gerçekler ortadayken, Muhtarla yapılan görüşmeler ve o görüşenlerin yazdıkları, demeçleri ortadayken Tuncel Kurtiz’in ölümünden yaklaşık 30 saat sonra Muhtar ben öyle bir şey demedim, kapımız herkese açık demeye başladı.  Bu durumu bile bile sırf konuyu kapatmaya çalışan basın kuruluşları haberi bu şekilde geçmeye başladı.

Tuncel Kurtiz’in vasiyeti yerine getirilmediği gibi bu seferde vasiyetinin Tahtakuşlar köyü olmadığı yönünde haberler yapılmaya ve yazılmaya başlandı. Çamlıbel Köyünün eski isminin Tahtakuşlar Köyü olduğu bazıları ise Tahatalı köyü olduğu için karıştırıldığını ve aslında vasiyetin Çamlıbel köyü olduğunu söylemeye yazmaya başladılar.

Kriz yaratmayalım

Bazı arkadaşlar gerçekleri bal gibi bildiği halde doğruları söyleyen ve yanlışın üzerine gidilmesi gerektiğini söyleyen beni kriz yaratan kişi ilan ettiler. Kendileri yalan ve eksik haberler yaparken dürüst, sağduyulu gazeteci oluverdiler ben ise kriz yaratan kişi oldum. Oysa saat 17:00 a kadar Tuncel Kurtiz’in vasiyetinin yerine getirilmesi için çaba sarf eden ben iken onlar ‘bu haberi nasıl yalanlarız’ ın tezgahının peşindelermiş.  Çünkü o tezgahı üzülerek ve suçlayıcı dille okuduk. Bu durum Tuncel Kurtiz’in vasiyetinin yerine getirilmemesi kadar vahimdir, acıdır ve gerek Kurtiz’e gerek se ailesine ve dostlarına hakarettir.

Muhtarın 15 saat Hayır demesini değil iş işten geçip Çamlıbel köyüne karar verildiğinin açıklanmasından sonra ve Alevi kamuoyundan gelen yoğun baskılar neticesinde Muhtarın ağzından 30 saat sonra gelen “kapımız herkese açık, biz hayır demedik, yanlış anlaşılma var, aile bizden talepte bulunmadı” gibi kelime oyunlarıyla dolu ifadeleri haber yapmak, öne çıkartmak gazetecilik ahlakına sığar mı bilmem ama vicdana sığmadığı kesindir.

Bazı basın kuruluşlarımızın ise “vasiyet yerine geldi”  gibi vasiyeti yalanlamaları da çok acı vericidir.

Kabul edilmeme nedeni inanç mı?

Tahtakuşlar köyünü bilirim, Tahtacı Alevilerini bilirim, bazıları gibi ‘iyi bilirim’ iddiasında değilim. Çünkü orada yaşamayan o inancın içinde olmayan iyi bilemez. Tahtacı Türkmen Alevileri bize benzerler yani benim de mensubu olduğum ‘Sıraç Türkmen Alevilerine’ özel gelenekleri ve sırları vardır. İçine kapalıdırız ve dışa açılmayı sevmeyiz. Cemimize, dini törenlerimize dışardan yani başka Ocaklardan olan Alevileri dahil almayız. Bzim için dışarı sözü sadece Sünniler için kullanılmaz, bizim Ocaktan Sıraç olmayan herkes için Alevilerde dahil kullanılır. Aynı durum Tahtakuşlar içinde geçerlidir.

Tahtakuşlar Köyü mezarlığına dışardan insan alınmamış olsa ve bizim geleneğimiz töremiz böyledir denilse  anlayacağız ve saygı göstereceğiz, hatta kararı savunacağız.  Ancak öyle değil Ali Ekber Çiçek orada yatıryor ve Tahtacı değil,  Tahtakuşlar Köylüleri ile aynı Ocaktan değil, yani dışardan birisi. Şimdi kimileri ama o Alevi diyecekler. Peki Tuncel Kurtiz Sünni miydi?

Tuncel Kurtiz hakka yürüyünce bir arkadaşım beni aradı ve “Tuncel Kurtiz Alevi mi?”  diye sorudu, açıkçası “bilmiyorum olabilir” dedim. Yani Tncel Kurtiz bizim içimizden biriydi zaten. “Hayır canım asla Alevi olamaz” diyemedim. Çünkü asla Alevi olamayacağına dair her hangi bir pratiği yoktu. Hatta Alevi olabilme ihtimaline daha yakın bir yaşam pratiği var idi. Yani Ali Ekber Çiçek’den bir farkı yok idi.

O yüzden Tahtakuşlar Köylülerinin mezarlığımıza dışardan birini koymayız cevapları anlaşılır ve inandırıcı değildi.  Çünkü daha önce kabul edilmişti.

Peki, İşin aslı neydi ve Tuncel Kurtiz köyün mezarlığına neden kabul edilmedi?  Bunun cevabını verip yeni bir tartışma başlatmak istemiyorum. Yeni bir polemiğin tarafı ve nedeni de olmak istemiyorum. Bunun cevabını  30 saat boyunca Hayır deyip sonra ikna olanlar versin.  30 Saat boyunca Tuncel Kurtiz dışardandı da bir anda içerden mi oldu da “biz öyle bir şey demedik, buyursun getirsinler, kapımız açıktır” denilmeye başlandı. Demek ki sorun Tuncel Kurtiz’in dışardan olması değildir.

Tahtakuşlar Köyü muhtarının bu tavrı nedeniyle Alevilere saldıran ve hakaret edenlere ise itibar etmiyorum. Bazıları zaten Alevilere saldırmak için bahane arıyorlar, bahane bulamasalar da kendileri bahane yaratıyorlar. Biz gerçeğimizi doğrumuzu yanlışımızı acaba ‘dışarıya malzeme verir miyiz? , Kol kırılır yen içinde kalır’ anlayışıyla oluşturamayız.

Yanlışa yanlış demek inancımızın gereğidir.

Aşk ile

Ali Kenanoğlu

29 Eylül 2013