Temmuz Ayı İçerisindeki Faaliyetlerimiz

  • 1 Temmuz:
    • Temmuz ayının ilk gününde Tokat’ın Almus ilçesindeki köylere yönelik ziyaret gerçekleştirdik. Ziyaretimizde köylülerin sıcak ilgisiyle karşılaştık.
  • 2 Temmuz:
    • 2 Temmuz 1993 yılında Sivas Madımak Katliamı’nda yitirdiğimiz Can’larımızı anmak üzere Sivas’taydık. Katliamı unutmayacağımızı ve unutturmayacağımızı bir kez daha gür bir sesle haykırdık.
    • Gün içerisinde Sivas Madımak Katliamı hakkında basın mensuplarıyla da çeşitli temaslarımız oldu. İlk olarak Yeniyaşam Gazetesi’yle bir röportaj gerçekleştirdik. Ardından, sırasıyla Artı TV ve Medyascope canlı yayınlarına bağlanarak katliamı ve aradan geçen 26 yılı değerlendirdik. Hem Yeniyaşam Gazetesi’yle gerçekleştirmiş olduğumuz röportajda hem de canlı yayın bağlantılarında katliamın esas faillerinin yargılanmadığını; katliam bağlamında göstermelik yargılamaların yapıldığını; ve katliamın arkasındaki odakların ortaya çıkarılmadığını vurguladık.

  • 3 Temmuz:
    • 28 Mayıs’ta 1980’de başlayan ve 4 Temmuz 1980 gününe kadar devam eden ve çok sayıda Can’ımızın vahşice katledildiği Çorum Katliamı’nı lanetlemek ve katliamda yitirdiğimiz Can’ları anmak üzere Çorum’daydık.

  • 4 Temmuz:
    • İstanbul Havalimanı’nın yapımı aşamasında kesilen ağaçları hazırlamış olduğumuz soru önergesiyle meclis gündemine taşıdık. Önergede, ÇED raporunda belirtilen sayının tam 5 katı büyüklüğünde bir ağaç katliamı yaşandığına dikkat çektik.
    • TBMM Genel Kurul Salonu’nda gerçekleştirmiş olduğum konuşmada 26.Yılında Başbağlar Katliamı’nı lanetleyip katliamda yaşamını yitirenleri andığımızı söyledim. Katliam mağduru ailelerin katliamın araştırılması ve esas faillerinin ortaya çıkarılması yönündeki taleplerinin mevcut iktidar tarafından karşılanmadığını; katliamın esas faillerinin kim olduğunun hala gizemini koruduğunu ifade ettim.

  • 6 Temmuz:
    • İstanbul’da İstiklal Caddesi’nde Demokrat Emekliler Platformu tarafından organize edilen “Emeklilere Düşük Zam Oranı” başlıklı basın açıklamasına katıldım.
    • Demokrat Emekliler Platformu’nun basın açıklamasının ardından 745 haftadır yas tutan ve kayıplarının bulunmasını talep eden Cumartesi Anneleri’nin yanındaki yerimizi aldık.
    • ARTI TV’de Sivas Madımak Katliamı’nın konuşulduğu canlı yayın programının konukları arasındaydık.

  • 7 Temmuz:
    • İkitelli Dersimliler Derneği’nde düzenlenen “2 Temmuz’dan günümüze linç ve ırkçılık” başlığıyla düzenlenen panelde konuşmacılar arasındaydım.
    • HDP Örgütlenme Konferansı’nın İstanbul’da gerçekleştirilen hazırlık toplantısına katıldım.
    • İstanbul’da bir araya geldiğimiz Tozanlı Vadisi halkı ile Tozanlı Vadisi’nde yapılmak istenen maden projelerine karşı ne yapılması, ne gibi yöntemler geliştirilmesi üzerine bir toplantı gerçekleştirdik.

  • 8 Temmuz:
    • Sivas’ın Hafik ilçesinde bulunan ve Alevi ziyaretgahlarına da ev sahipliği yapan Beykonağı Köyü’nde başlatılması planlanan maden projelerine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yanıtlanması talebiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi sunduk.
  • 9 Temmuz:
    • TRT ve özel kanallarda Alevilere yer verilmemesini hazırlamış olduğumuz soru önergesiyle meclis gündemine taşıdık. Önerge kapsamında, Alevilerin yok sayılıyor olmasıyla amaçlananın Sunni-İslamcı bir özne yaratılması olduğunu belirttik.
  • 11 Temmuz:
    • Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda yapılmak istenen cemlerin müze yetkililerince engellenmesini TBMM gündemine taşıdık. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yanıtlaması talebiyle hazırladığımız önergede Hacı Bektaş Veli Dergahı’nın bir çeşit inanç turizmi merkezine indirgenmesiyle ve cemlerin engellenmesiyle yapılmak istenenin dergahı ve Alevileri tarihsizleştirmek olduğunu ifade ettik.
    • HDP Marmara Bölge Örgütlenme Konferansı’na katıldım.
    • Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda cemlerin engellenmesine ilişkin hazırlamış olduğumuz soru önergesi ve konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunmak amacıyla YOL TV canlı yayınına katıldım.

  • 12 Temmuz:
    • HDP Marmara Bölge Örgütlenme Konferansı’nın 2.gün çalışmalarındaki yerimizi aldık.
    • Aynı gün, İstanbul’da bulunan Beykoz Anadolu Lisesi’nin bodrum ve zemin katlarının 2006 yılında bir tekstil firmasına kiralanmasıyla başlayan ve geçtiğimiz günlerde okula icra memurlarının gelmesiyle sonuçlanan süreci hazırladığımız soru önergesiyle meclis gündemine taşıdık.
  • 14 Temmuz:
    • Dargeçitliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen dostluk yemeğine katıldım.
  • 15 Temmuz:
    • Milletvekili arkadaşlarımızla birlikte 15 Temmuz gündemli özel meclis oturumundaki yerimizi aldık.
    • Zorunlu Din Dersi hakkında değerlendirmelerde bulunmak üzere CAN TV canlı yayınına katıldım.
  • 16 Temmuz:
    • Türkiye kamuoyunu çokça meşgul eden Çanakkale Kirazlı’daki ağaç katliamını hazırladığımız soru önergesiyle meclis gündemine taşıdık. Altın madeni faaliyetleri için 195.000 ağaç katliamı gerçekleştirildiğinde önerge kapsamında dikkat çektik.
    • Günün diğer bölümünde TBMM genel kurul faaliyetlerini yürütmek üzere salondaki yerimizi aldık:
      • İlk olarak, Elazığ Cezaevi’ndeki tutsakların maruz kaldığı işkenceyi, gerçekleştirmiş olduğum konuşmayla meclis gündemine taşıdım. Tutsakların arama bahanesiyle sık sık darp edildiğini ve namaz saatinde namaza zorlanmalarına, cezaevi yönetiminin yapılan başvurular ve gösterilen tepkilere rağmen uygulamaların önüne geçmesi yönünde müdahalede bulunmadığına dikkat çektim.
      • Günün diğer bölümünde ise Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hk. verilen kanun teklifinin 17.maddesi üzerine bir konuşma gerçekleştirdim.
    • 17 Temmuz:
      • İstanbul’un Eyüp ilçesinde bulunan Bektaşi mezarlarının tahrip edilerek yağmalanmasını gündeme getirdim. Bektaşilerin 100 yıllardır İstanbul topraklarında varolageldiklerini ve bu saldırının bu tarihi yok etme amacı taşıdığını ifade ettim.
      • Kirazlı yaşanan doğa katliamını bir kez de TBMM genel kurulunda gerçekleştirmiş olduğum kürsü konuşmasıyla Türkiye kamuoyunun gündemine taşımaya çalıştım.
    • 18 Temmuz:
      • TBMM’nin 1. yasama yılının son gününde, Tozanlı Vadisi’nde yaşanan doğa katliamına ilişkin 8 Temmuz günü TBMM Başkanlığı’na sunmuş olduğumuz ardından TBMM kürsüsünden gerçekleştirdiğim konuşmayla konuyu tekrar meclis gündemine taşıdım.
      • TBMM genel kurulunda görüşülmekte olan 11. Kalkınma Planı’na ilişkin bir konuşma gerçekleştirdim. Konuşma kapsamında Türkiye’deki nükleer santral faaliyetlerine ve bu faaliyetlerin olası tehdit ve tehlikelerine değinmekle birlikte yenilenebilir enerji faaliyetlerine yoğunlaşılması, bu anlamda projeler üretilmesi ve halihazırda yürürlükte olan yenilenebilir enerji üretim opsiyonlarının kamuoyuna duyurusunun etkili bir şekilde yapılması gerektiğini belirttim.
    • 20 Temmuz:
      • HDP Bursa İl Örgütü’nün düzenlediği ve demokrasi güçlerinin de katılım sağladığı “Demokrasi İttifakı” konulu etkinliğe katıldım. Etkinlik kapsamında bir konuşma gerçekleştirdim.
      • 20 Temmuz 2015 yılında gerçekleştirilen Suruç Katliamı’nda yitirdiğimiz Can’ları Bursa’daki mezarları başında heyetimizle birlikte ziyaret ettik.
      • Munzur Suyu’na düşen ve cenazesine günler sonrasında ulaşılan Engin Eroğlu Can’ımızın Bursa’da ikamet etmekte olan akrabalarına taziye ziyaretinde bulunduk.
    • 22 Temmuz:
      • 2023 yılında açılması planlanan ve inşa faaliyetleri süren Mersin Akkuyu Nükleer Santrali’nin zemininde oluşan çatlaklar ve bu çatlakların engellenemediğini hazırladığımız soru önergesiyle meclis gündemine taşıdık. Önerge kapsamında, Akkuyu’da santral için tahsis edilen alanın nükleer santral için uygun olmadığını, uzmanların bu konuda sıklıkla uyarıda bulunduğunu ve uyarıların dikkate alınmadığını; bu haliyle santralin son derece yıkıcı sonuçlara gebe olduğuna dikkat çektik.
    • 30 Temmuz:
      • Erzincan’ın Refahiye ilçesinde bulunan Kırkbulak Köyü’nde yürütülen gölet projesini meclis gündemine taşıdık. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yanıtlanması talebiyle hazırladığımız soru önergesiyle projenin tek başına göletle sınırlı olmadığını, yanı sıra beton santrali, kil ocağı ve maden arama faaliyetleriyle birlikte yürütüleceğini; ancak gölet projesi dışındaki faaliyetlere ilişkin ÇED raporu hazırlanmadığını; gölet projesi için hazırlanan ÇED raporuna entegre bir şekilde ele alındığını belirttik. ÇED raporundaki usulsüzlüklerle birlikte bahsi geçen projeler aynı zamanda Kırkbulak köyü doğasında ciddi tahribatlara yol açacak ve köydeki tarımcılık ve hayvancılık faaliyetlerinin sona ermesine sebep olacaktır.