Sonu gelmeyen beklentiler

Sonu gelmeyen beklentiler

Başbakan Erdoğan, hazırlamış oldukları ve kamuoyuna demokratikleşme adı altında sundukları pakete gelen eleştirilere şu cümle ile cevap verdi; “Biz bu paketi bütün beklentilere cevap verebilecek şekilde yaptık. Beklentilerin sonu hiçbir zaman gelmez. Ülkemizdeki tüm inanç gruplarının kendilerine göre beklentileri vardır” dedi. Nedir bu beklentilerimiz? Ne bizim ne de diğer inanç kesimlerinin Hükümetten de onun paketinden de bir beklentisi olmadı. O beklentiyi kendileri yarattı, paket açıklanmadan önce basına sızdırdıkları haberlerle toplumda bir beklenti yarattılar. Biz başından beri bir beklentimizin olmadığını, bu iktidarın cibilliyeti gereğince inanç özgürlüğünü sağlayamayacağını, onların inanç özgürlüğünden anladıklarının sadece kendi inançsal kesimleri olduğunu defalarca yazdık, söyledik. Aleviler ve diğer gayri Sünniler bu paketten bir kez daha ötekileştirilerek çıktılar. Biz kendimizi 29 Eylüle göre daha fazla ötekileşmiş hissediyoruz. Çünkü; Ülkede Abdullah Gül Üniversitesi, Adnan Menderes Üniversitesi, Celal Bayar Üniversitesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Turgut Özal Üniversitesi var iken Hacı Bektaş gibi bir ulu şahsiyetin isminin bir üniversiteye demokratikleşme olarak verilmesi bize ve o ulu pirimizin manevi şahsiyetine saygısızlıktır. Bu pakette Alevilikle ilgili bir tane madde olmaması, toplumun tüm kesimlerinin hatta muhafazakâr İslami kesimin dahi tepkilerine yol açtı. Arkasından bakanlar apar topar açıklama yaparak Alevilikle ilgili açılımların sonraki paketlerde yer alacağını söyledi. Şimdi düşünün Alevilerin ülkedeki yerini sırasını. Aleviler sırasını bekleyecek, önce birinci sınıf vatandaşların hakları iade edilecek, önce birinci sınıf vatandaşların başörtüsü vb. yasakları kaldırılacak, biz sırada bekleyeceğiz. Bu paketin bize söylediği budur; “Siz hele bir durum bakalım sıranızı bekleyin, benim öncelikli birinci sınıf vatandaşlarımın sorunları varken size de ne oluyor?” Bu yaklaşım sadece Alevilere değil, bu pakette yer alamayan tüm kesimlere olan yaklaşımdır. Paketin geneli de böyle değil mi zaten? Seçim sisteminden tutun özel okullarla ilgili açıklananlar, dini inancı engellemeye yönelik TCK düzenlemelerinin tamamına yakını AK Parti’nin ve doğal seçmenlerinin taleplerine yöneliktir. Şunun altını çizmek gerekirse, paketten Alevilerle ilgili bir şey çıkmaması çıkacağı söylenen düzenlemelerden daha hayırlıdır. Hükümetin amacı, Alevilerin eşitlik özgürlük taleplerini ve gasbedilen haklarını teslim etmek değil, Aleviliği, devlet kontrollü, resmileştirilmiş bir inanç haline dönüştürmektir. Pakette yer alacağı söylenen ancak yer verilmeyen düzenlemeler de bu anlayışa uygun düzenlemelerdir. Talebimiz, Hükümetin Aleviliğin önündeki yasakları, engellemeleri ortadan kaldırması ve bizzat uyguladığı, desteklediği asimilasyon politikalarına son vermesidir.

Evrensel Gazetesi /  04 Ekim 2013