Seçimlere itirazın reddi

Seçimlere itirazın reddi

İnsanlar beş yılda bir sandığa gidip tercihlerini ve bu tercihlerle de geleceklerini, yaşadıkları ülkenin kaderini belirlemeye çalışıyorlar. Doğal olarak da bu tercihleri üzerinden oyunlar oynanmasını, tercihlerinin yok sayılmasını, çalınıp yakılmasını, bin bir türlü hilelerle değiştirilmesini istemiyorlar. Ülkeye ve yönetenlere güvenlerinin tesisinde önemli bir aşamadır sandık sonuçlarının hilesiz hurdasız sonuçlanması. Kimse seçimi kaybettiğine ya da oy verdiği adayın kaybetmesine öfkelenmiyor, verdiği oyun çalınmasına ve/veya çalınma ihtimaline öfkeleniyor.
Seçim sonuçlarında bir tereddüt hasıl olmuşsa o tereddütün giderilmesi şarttır. Hele at başı  sonuç çıkan bölgelerde herhangi bir itiraz bile beklemeksizin sırf vicdanın rahat olması için ilgili bölgenin seçim sorumluları oturup yeniden saymalılar, sayımı ve sonuçların doğru girdiğini kontrol etmeliler.
Bizde nasıl oluyor da her alanda olduğu gibi burada da akıl ve vicdan tek taraflı çalışıyor? Bir tarafta Ağrı gibi bir yerde 13 kez itirazlar değerlendirilip sayımlar yeniden yapılırken diğer tarafta Ceylanpınar’da itirazlar tümden reddediliyor.
Ceylanpınar’da toplam sandık sayısı 158, sayılacak oy sayısı ise 34 bin civarında. Beş gündür tüm belge ve bilgilere rağmen burada yapılan itirazlar reddediliyor. Ceylanpınar’da bulunan 158 sandık bir günde beş defa sayılır. Ancak beş günde bir kere bile tekrar sayım yapılması kabul edilmediği gibi tüm belgeler de yok sayılıyor. Bunun üzerine halk sokağa dökülüp protesto ediyor, polisi, askeri protestocuları dağıtmak için güç kullanıyor ve çatışma başlıyor. Arkasından olağanüstü hal ilanı. Şimdi bu halk ve o sokağa çıkanlar kolaylıkla “terörist” ilan ediliyorlar. Yaşadığımız ülkede terörist(!) olmak bu kadar kolay.
Başta Ceylanpınar olmak üzere Ankara’da ve itirazların yapıldığı bölgelerde tüm itirazlar ciddiye alınmalı, itiraz edilen sandıklar yeniden sayılmalıdır. Seçime gölge düşürmeye kimsenin hakkı yok. Siz bu itirazları ret ettiğiniz, ettirdiğiniz sürece bu seçimlere hile karıştığı iddiasını ortadan kaldıramazsınız.
Bu haliyle seçimleri kazandığınız zaman sadece seçmenlerinizin başkanı, başbakanı oluyorsunuz. Geri kalan kesim sizden nefret ediyor.
Cumhuriyet tarihi boyunca seçimle iktidara gelen partiler içerisinde bu kadar uzun süre ve bu kadar çok oy oranıyla iktidarını koruyan parti ve başbakan olmadığı gibi kendisinden bu kadar çok nefret edilen başka bir başbakan da olmamıştır.
Aldığın yüzde 45 oyun karşısında bir  yüzde 55 var ve bunun en az yüzde 50’si sizden nefret ediyor. Bir taraftan aldığın yüzde 45 oyun sevincini yaşarken diğer taraftan da oturup ülkenin yarısının senden neden nefret ettiğinin derdine yan.

Evrensel Gazetesi / 04 Nisan 2014