Polat Alemdar mı Alevileri kurtaracak?

Kurtlar vadisi dizisinde 3 bölümdür Aleviler konu ediliyor. Kurtlar Vadisi dizisi ve o dizinin kahramanları toplumun belirli bir kesimine örnek insan modeli sunmaya devam ediyorlar. Gençlerimizin okul önlerinde ve mahallelerinde Polat Alemdar özentisiyle çıkarttıkları rezillikler ve cinayetler gazetelerin 3. sayfalarında yer almaya devam ederken dizi de görevini yapmaya devam ediyor.

Kurtlar vadisi dizisinin yapımcısı Raci Sasmaz, Elazig merkezli Kadiri Tarikati’nin lideri Abdulkadir Sasmaz’in ogludur. Polat Alemdar yani Necati şaşmaz da şeyhin diğer oğludur. Sasmaz ailesi ve Abdulkadir Sasmaz’in basinda oldugu Kadiri Tarikati’nin Turk-İslam sentezli yaklasimi, Ahmet Yesevi ekolune olan yakinliklari da onemli bir anekdot olarak verilmeli. 1991 yilinda Kultur Bakani Namik Kemal Zeybek, Abdulkadir Sasmaz’i ‘tasavvuf kulturuyle ilgili derin bilgisinden’ oturu bakanlik danismanligina bile getirmis. (Kaynak: Tempo Dergisi)

Kurtlar vadisi dizisi bir taraftan ülkemizin derin ilişkilerini konu ederken diğer taraftan da toplumun milliyetçi muhafazakar duygularına hitap etmektedir. Aslında başına çuval geçirilen bir toplumun intikamını alan dizi, diğer taraftan da en büyük müttefikimiz olan İsrail’den Müslüman Arap halklarının intikamını almaktadır.

Bu dizi 3 bölümdür Alevileri konu ediyor, bilmem daha da devam edecek mi. Alevileri konu ederken de tabi ki kendi dizaynına uygun bir şekilde ele alıyor. Alevilerin kendi arasındaki iç tartışmaları başka bir zemine çekerek bir tarafı ülkeyi parçalamak isteyen dış güçlerin işbirlikçisi diğer tarafı da milliyetçi muhafazakar yapılanmanın sadık dostu olarak sunuyor.

Dizide mevcut hükümeti (AKP) devirmeye yönelik karanlık güçlerle ve dış güçler faaliyet halindedir. Bunların ekmeğine yağ sürecek eylem ve karışıklıklara ihtiyaç vardır. Bun ihtiyacı gidermek için Alevilerin içerisindeki gruplar da harekete geçmektedirler. Bu gruplar “Yurt dışından gelen Ateist Aleviler” ve “yurt içindeki Ateist Aleviler”  Buna karşı duranlarda İslam Dinine , Peygamberine, kitabına ve bayrağına , milletine bağlı muhafazakar milliyetçi Aleviler.  Kurtlar Vadisi senaristleri böyle uygun görmüşler. Alevileri yeni bir ayrıma tabi tutarak onlarda kendilerince yandaşlarını ve karşıtlarını oluşturmuşlar.

İşin tuhafı dizide Muhafazakar-Milliyetçi Aleviler mevcut hükümeti destekleyen bir taraf olarak yansıtılmış. Alevilerin hiçbir kanadı bu hükümeti tasvip etmemektedir. Anayasa Referandum oylamasında Alevilerin %97 si HAYIR derken % 3 ü de boykot etmiştir. EVET verenler ise bir elin parmakları kadar az sayıdadır. % 1 lik dilime bile girecek kadar yoktur.

Mevcut hükümete karşı statükoyu ve kemaliz mi savunanlar aslında dizide anlatılanın tam tersine Alevilik açısından daha gelenekçi diye tanımladığımız ve dizide Muhafazakar -Milliyetçi olarak tanımlanan kesimdir. Bu kesimin önde gelen temsilcisi Sayın İzzettin Doğan’ın 2007 seçimlerinden önceki demeçlerine baktığınız zaman bunu net olarak görebiliriz. Sayın İzzettin Doğan o demeçlerinde Alevileri AKP ye oy vermemeye davet ederken, verirseniz Ordu müdahale edecek demektedir. Bu kesimin MHP lilerle yaptıkları eylem ve etkinlikler. Namık Kemal Zeybek’ in Cem Vakfı Ankara şube yöneticisi olmasını da yanına eklersek, demek istediğimiz daha iyi anlaşılır olacaktır.

Dizide Hükümeti yıkmak isteyen kesim olarak sunulan “Ateist Aleviler” söylemi bile başlı başına bir hedef göstermedir. Çünkü bu ülkede Ateist olmak suçtur. İnançlı olda neye inanırsan inan diye bir kanı vardır. Aslında Devletin, Hükümetin de yaptığı budur. Demokratik Alevi Mücadelesi veren, Zorunlu Din Derslerine karşı duranları da Devlet Bakanı Faruk Çelik de bunlar “Din düşmanıdır” diye tanımlamıştı. Hem de Cem Vakfının bir toplantısında.

Alevilerin eşit haklar temelinde taleplerini savunanlar, Din derslerine karşı sokağa çıkanlar, miting düzenleyenler, Devletin ve Hükümetin Aleviler üzerindeki asimilasyoncu tavrına ve politikalarına karşı çıkanlar, buna karşı Alevi halkını uyanık tutmaya çalışanlar hedef gösteriliyorlar. Bir taraftan bunların geleneksel Alevi kesimiyle olan bağlarını koparıp marjinal hale getirmek için diğer taraftan da bu kesime göz dağı vermek için bunu yapıyorlar.

Alevilerin kendi içindeki inançsal değil yönetsel çelişkilerde diğer tarafı bertaraf etmek isteyenler ise bu söylemi sahipleniyor ve Devletin, Hükümetin, Diyanetin v.b kesimlerin bu söylemini aynen kullanmayı tercih ediyorlar. Yaptıkları etkinliklerin duyurularında “Aleviliği İslam içinde görenler davetlidir” gibi söylemlerde bulunuyorlar. Aleviliği İslam dışı görenleri de “Atesit” olarak görüyorlar. Onlara sarı öküz hikayesini hatırlatmak gerekir. O hikayede kurtlara Sarı öküzü verip kurtulacağını zanneden öküzler gibi, bizimkilerde bilmiyorlar ki sarı öküzü verdikleri zaman sıra onlara gelecek. Anadolu da meşhur bir söz vardır. “El alem biliyor ki Köroğlu Kızılbaş” bu söz bu canlarımıza söylenmiş bir sözdür.

Kim bilir, Alevi örgüt yöneticilerinin siyaseten savrulduğu ve örgütleri darmadağın ettikleri bir dönemde Kadiri tarikatının veliahdı Necati Şaşmaz yani Polat Alemdar bize acımış ve şu Alevileri ben kurtarayım bari demiş olabilir.

15.05.2011

Birgün Gazetesi – Ali KENANOĞLU

Yorumlar

yorumlar