Ortak Vatanda Yaşanan Acılar Hepimizin Ortak Acısıdır.

BASINA VE KAMUOYUNA

 

Ortak vatanda yaşanan acılar hepimizin ortak acısıdır.

24 Ocak akşam saatlerinde meydana gelen ve merkez üssü Elazığ’ın Sivrice ilçesi olan 6,8 büyüklüğündeki depremde, 37’si Elazığ’da dördü Malatya’da olmak üzere en az 41 yurttaşımız hayatını kaybetmiş, 1.607 yurttaşımız da yaralanmıştır. Depremde hayatını kaybeden yurtdaşlarımızın yakınlarına başsağlığı, yaralılarında bir an önce sağlıklarına kavuşmalarını diliyorum.

 Adıyaman, Kahramanmaraş, Diyarbakır ve Tunceli gibi çevre illerde de hissedilen depremde Elazığ ve Malatya’da 87 bina yıkılırken, 1287 binada ağır hasar, 56 binada orta ve 876 binada da az hasar tespit edilmiş ve acil olarak yıkılması gereken bina sayısı da 12 olarak açıklanmıştır.

Türkiye’nin, deprem fay hatları bilinen ve belirli aralıklarla depremler yaşayan, bu depremlerde can kaybı ve maddi hasar boyutları oldukça yüksek tablolarla sık sık karşı karşıya kalan bir coğrafyaya sahip olması nedeniyle, bizlere “deprem” ile ilgili çok daha ciddi yaklaşımlar sergilememiz gerektiğini bir kez daha hatırlatma görevini yüklemektedir.

Deprem sonrasında vatandaşlarımızın büyük çoğunluğunun dayanışma ve yardımlaşma duygusuna sahip olduğu bilinen bir gerçektir, önemli ve değerlidir.

Ancak, bu bizim bir kez daha alınan önlemler, deprem paraları, yardımların yerine ulaşımı ve paylaşımı gibi bir takım sorular sormamıza engel değildir.

Elbette “toplanan deprem paralarına ne oldu” sorusu en meşru sorudur.

1999 depremi sonrasında deprem vergisi adı altında toplanan paranın 36 milyar dolar olduğu söylenmektedir. Kızılay başkanı Kerem Kınık deprem sonrasında 2868’e SMS yollanarak 10 TL. bağışta bulunulmasını sosyal medyadan duyurmuş, tepkiler üzerine mesajını silmek zorunda kalmıştır. Bu paralar nerelerde kullanıldı diye sormak başta İçişleri Bakanını rahatsız etmiş, bu soruyu soranlar vatan hainliği ile eşdeğer görülmüş, benzer soruyu soran Berna Laçin hakkında soruşturma açılmıştır.

Bir kez daha soruyoruz, gerçekte toplanan para ne kadardır? Toplanan bu paraların ne kadarı vatandaşa ne kadarı depremin zararlarından korunmak için kullanılmıştır? Bu para deprem dışında bir yerde kullanılmış mıdır?

Diğer taraftan, farklı kurum ve kuruluşlar tarafından başlatılan yardım ve kampanyalarının deprem mağdurlarına doğrudan ulaştırılmasına engeller konulduğu kamuoyuna yansımıştır.

HDP’nin belediyeleri, il ve ilçe örgütleri tarafından toplanan battaniye, çadır, kuru gıda gibi yardımların bulunduğu araçlar İçişleri Bakanının talimatlıyla engellenerek geri gönderilmiştir.

Bölgedeki yurttaşlardan edinilen bilgilere göre yardım dağıtımının AKP il ve ilçe başkanlarının kontrolünde olduğu, bu konuda ayrımcı davranışlar sergilendiği, yapılan yardımların görünür yerlerde Elazığ Valisinin dediği gibi algı oluşturmaya yönelik reklam amaçlı yardımlara öncelik verildiği ancak halen dahi yardım ulaşmayan köyler olduğu söylenmektedir. Alevi örgüt başkanlarının bölgeye yaptığı ziyaretlerden aktardıkları da özellikle kimi köylere hiç uğranmadığı ve bu konuda ayrımcılık yapıldığı yönündedir.

Köylere hiç yardım gitmemişken HDP’li belediyelerin yardımlarının ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasına engel olmak sadece bölücülüğe hizmet etmez aynı zamanda ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın da mağdur olmasına neden olmaktadır. Doğal afetler sonrasında yapılan yardımlar hızla ihtiyaç sahibine ulaştırılmalıdır. Bir yardımın kimden veya nereden geldiğini sorgulamak, engellemek insani olmadığı gibi tam anlamıyla ayrımcılıktır. İktidar bu engelleme uygulamalarından bir an önce vazgeçmelidir.

Yine bir başka üzerinde durulması gereken konu, Elazığ depremi sonrasında Google arama motorunda “Elazığ Kürt’mü” sözcüğünün sorulmasıdır.

AKP iktidarının uyguladığı politikaların sonucunda gelinen son nokta budur. Uygulanan ayrıştırıcı ve ötekileştirici söylem, yaşanan ortak bir acımızda bile bir ilin kimliğini, ölen vatandaşın inancını sormaya gidecek kadar varmıştır. Bundan daha ötesi olamaz, bizi bir arada tutan değerler her geçen gün örseleniyor, fiilen değil ama fikren bölünüyoruz.

Biz diyoruz ki, ortak vatanımızda yaşayan bütün halklar ve inançlar eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşama iradesini kaybetmesin. Acının dili, dini olmaz, acının kimliği, inancı sorulmaz. Ortak vatanda acı hepimizin ortak acısıdır.

Tekrar, depremde yaşamını yitiren tün Can’lara Hakk dan rahmet, yaralılara acil şifa diliyorum.

 

Ali KENANOĞLU

HDP İstanbul Milletvekili