Orman yakarak vatan kurtarmak veya intikam almak!

Orman yakarak vatan kurtarmak veya intikam almak!

Yaz ayları gelince içimizi yakan orman yangını haberleriyle karşı karşıya kalırız. Orman yangını bir taraftan tüm dünyanın nefes boruları olan oksijen depoları ağaçların yakılması yok edilmesi, diğer taraftan da orman diye adlandırılan ve birçok canlıya ev sahipliği yapan ağaçlar topluluğunun yakılmasıdır.

Yani orman yangını börtü böcek, karınca, her türlü sürüngen, ceylan, kaplumbağa, ayı vb ormanı yaşam alanı olarak kullanan bütün canlıların diri diri yakılması ve yaşam alanlarının yok edilmesidir.

Orman yangınlarının doğal nedenlerle (yıldırım düşmesi, kuru yaprak ve dalların güneş ışığından alev alması) çıktığını biliyoruz ayrıca insan faktöründen kaynaklı çıkan orman yangınları da vardır ki bunun en başında da piknikçiler gelmektedir. Söndürülmeyen piknik ateşleri, etrafta bırakılan cam şişeler vb.

Bizim ülkemizde buna iki neden daha eklenmiş durumdadır. Birisi, bizzat devletin güvenlik görevlilerince yapılan “vatan kurtarma operasyonları” bir diğeri de “intikam” amaçlı orman yangınlarıdır.

Vatan kurtarma adı altında Kürt coğrafyasında neredeyse yakılmadık orman bırakılmamış, bizzat yakmanın reddedilip; “çatışma esnasında çıkan ateşle oldu” denilen yerlerde de çıkan orman yangınları ne devlet tarafından söndürülmüş ne de halkın söndürmesine müsaade edilmiştir.

2015 Yılından 2019 yılına kadar bu yangınlar yoğun olarak yaşanmış ve yaşanmaya da devam etmektedir. Ben ve benim gibi düşünen insanlar da hem bu operasyonlara hem de bu operasyonlar vesilesiyle yanan ya da bilerek ve isteyerek yakılan ormanların söndürülmesine müsaade etmeyen devlet güvenlik yetikililerine her türlü tepkiyi göstermiş ve göstermeye de devam edeceğiz.

2015 yılında başta Hakkari ve İlçeleri olmak üzere bir çok yangın alanına bizzat gitmiş ve gözlemlerimi kamuoyu ile paylaşmış tepkimi de göstermiştim.

12 Temmuz 2019 tarihinde HDP Milletvekili grubuna gönderilen bir haberle başka bir şeye tanık oldum. İstanbul ve Muğla’da meydana gelen yangınları “Halkların Birleşik İntikam Milisleri” üstlenmiş. Bu üstlenme haberi de muhalif yönüyle bilinen ANF haber ajansında yayınlanmış.

Haberi bizimle paylaşan milletvekili arkadaşımız, grup başkan vekilimiz konuya tepkisini dile getirerek manidarlığına dikkat çekmişti. Ben de okuduğumda inanamadım. Bu nasıl bir intikam yöntemidir. Doğadaki masum canlıları ve o canlıların evini yakarak yok etmek nasıl bir intikam olabilir. Asla kabul etmiyoruz ve etmeyeceğiz.

“Halkların Birleşik İntikam Milisleri” denen bir örgüt var mıdır, yok mudur, bunu bilmiyorum. İsmini ilk defa duyuyorum. Kimin nesidir, kiminle ilişkilidir bundan da bir bilgim yok. Sosyal medyada bu örgütü kimi başka örgütlerle bağlantıları kurulmakta  ancak bütün bunların gerçekliliği konusunda net bir bilgiye rastlayamadım.

Esas olarak söylemek istediğim şudur; böyle bir örgüt gerçekten olabilir ancak bu örgüt her kim ise de her kimin nesi  ise de bu eylem bizim asla kabul edebileceğimiz, gerekçelendirebileceğimiz bir eylem ve intikam biçimi değildir. Doğayı, canlıları, canlıların yaşam alanlarını yakan, yok eden kast eden her kim olursa olsun doğa ve yaşam düşmandır. Lanetlenmesi ve en sert şekilde kınanması gerekir.

Ben de bu eylemi kendi sosyal medyam Twitter adresim (@alikenanoglu ) üzerinden lanetleyip kınadım. Ancak bu kınamaya yazılan kimi yorumları görünce bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Kimi şahıslar bana özetle  “Kürt coğrafyasındaki ormanlar yakılırken neredeydin, niye tepki göstermedin, onlara tepki göstermediğiniz için buralar yakılmaktadır” demektedirler.

Bu şahıslara cevabım ve önerilerim şudur;

1- Ben 2015 den bu tarafa Kürt coğrafyasındaki orman yangınlarına ses çıkartan bu konuda kamuoyunda konuşan kişilerden birisiyim. Çok merak eden sosyal medya hesaplarıma bakabilir.

2- Kürt coğrafyasındaki orman yangınlarına sadece sosyal medyadan tepki vermeden bizzat Hakkari başta olmak üzere bir çok il ve ilçeye kendim gittim ve gözlemlerimi, tepkimi TV kanallarında aktardım.

3- Batı yakasında bu orman yangınlarıyla ilgili düzenlenen toplantılara katılıp tepki amaçlı yapılan basın açıklamalarında yer aldım.

4- Orman yangını savunulmaz, yangını çıkartan Babanız da olsa kınanır, lanetlenir. Ormanı yakmanın hiçbir gerekçesi olamaz, ne vatan kurtarmak ne de intikam!

5- Yazılanlara yorum yapmadan önce o kişinin kim olduğunu, bu konularda ne yapıp ne yapmadığına bir zahmet bakıverin. Kopyala yapıştır eleştirilerinizi her önünüze gelene yapmayın.

6- Yaşamda ilkeleriniz olsun kişilere ve örgütlere göre yön değiştirmeyin. Sonra bir bakmışsınız ki kraldan çok kralcılık yaptığınız o kişi ya da örgütler de bu tür “intikam” eylemlerine karşı çıkmış ve siz apaçık ortada kalı vermişsiniz!

Şunu unutmayın ki ben ormandan ağaç keserken bile ona dua edip ondan özür dileyip rızalık alan bir inancın mensubuyum, ben yaş ağaç kesenin ibadette cezalandırıldığı bir inancın mensubuyum. İnancım, itikadım ve dünya görüşüm nedeniyle asla ve asla her ne sebeple olursa olsun “ormanı yakmayı” kabul etmiyorum ve etmeyeceğim.

14 Temmuz 2019

Aşk ile

Ali KENANOĞLU

www.alikenanoglu.net

 


Konuya ilişkin HDP tarafından yapılan açıklama

Doğaya, ağaca ve canlıya yönelik her türlü saldırıyı kınıyoruz

İstanbul ve Muğla’da gerçekleşen orman yangınlarının “sabotaj eylemi” olduğu yönünde basında çıkan haberler karşısında, HDP Ekoloji Komisyonu olarak genel ilkesel tutumumuzu kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.

Doğaya yönelik her türlü saldırıyı, kimden gelirse gelsin kınıyoruz. Doğa, ormanlar, eko-sistem savaşların bir parçası olamaz, olmamalıdır. Doğa ve eko-sistem bütün insanlığa aittir ve nerede olursa olsun doğaya karşı geliştirilen her türlü saldırı insanlığa karşı yapılmış saldırılar kadar ağır bir suçtur.

Bizler doğanın efendisi, hakimi değil bir parçasıyız ve görevimiz doğayı koruyarak gelecek nesillere aktarmaktır. Kendi hayatlarımız için gösterdiğimiz hassasiyetin daha fazlasını doğaya karşı göstermeliyiz.

Dersim’de, Lice’de, Muğla’da, İstanbul’da ve nerede olursa olsun ormanların yakılmasına karşıyız, doğaya yönelik saldırılar asla kabul edilemez, asla hoş görülemez.

Bu vesileyle bir kez daha, kimden gelirse gelsin  bu tutumların karşısında olacağımızı ifade ediyoruz. Nerede olursa olsun, ekolojik mücadelemizden taviz vermeden barış ve demokrasi mücadelemizi yükselteceğimizin bir kez daha vurguluyoruz.

Murat Çepni
Halkların Demokratik Partisi
Ekolojiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı
15 Temmuz 2019


HDP Grup Başkan Vekili Saruhan Oluç’un HDP Grubu Adına Yaptığı Konuşma

 

 


Bu durum yani Orman Bölge Müdürlüğünün açıklaması geldikten sonra kimi insanlar tekrar bize dönüp; “gördünüz mü, yalan çıktı, niye hemen ilgili örgüte tepki gösterdiniz? ” diyerek tekraren veryansın etmeye başladılar.

Bunlara istinaden de şunu söylemek isterim:

1- Orman yakan hangi örgüt veya devletin güvenlik birimleri yani her kim olursa olsun ben ona tepki gösterdim ve göstermeye de devam edeceğim, özel olarak bir grubu kişiyi veya örgütü hedef alıp; “gördünüz mü, bunlar böyle işte” falan diyerek kimileri gibi fırsat kollayan biri olmadım.

2- Madem bu orman yangını bir GSM şirketi tarafından çıkartıldı öyleyse HBİM denilen örgüt bu yakma işini bir eylem diyerek neden üstlendi.

3- ANF konuyu teyit etmeden ve durum netleşmeden apar topar neden hemen bu haberi yaptı.

 

İşte ben tam da bu duruma saçmalık dedim. Orman yakmayı hem de kendin yakmadığın halde neden bir eylem diyerek üstlenilsin, bu durum saçmalığın önde gideni değil midir?

Orman yakmak hele de bunu bir eylem olarak görmek, intikam aracı olarak görmek saçmalığın ta kendisidir ve her defasında da kınanması gereken bir durumdur. Yapmadığın bir işi ise eylem diyerek üstlenmek te saçmalık ötesi bir durumdur.