Öğretmenlerin Sorunları

HDP İstanbul Milletvekili Ali KENANOĞLU,  24 Kasım Öğretmenler günü vesilesiyle meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada öğretmenlerin yaşadığı sorunlara dikkat çekip, öncelikle öğretmenlerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini belirtti.

Kenanoğlu konuşmasını; demokratik, laik, parasız, ana dilde bilimsel eğitim talebini dile getirerek tamamladı.

Konuya ilişkin Tutanak metni ve konuşma videosu aşağıdadır.


HDP GRUBU ADINA ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. Tüm öğretmenlerimizin de Öğretmenler Günü’nü kutluyorum.

Öğretmenler Günü dünyada 5 Ekim’de kutlanıyor, biz ise cuntacıların almış olduğu bir kararla 24 Kasım’da kutluyoruz. Tabii, hangi gün kutlandığının çok fazla önemi yok. Esas önemli olan, öğretmenlerin sadece Öğretmenler Günü’nde hatırlanır olmasıdır. Oysa öğretmenlerin toplumu yetiştiren kişiler olarak yaşadıkları birçok sorun var ve bu sorunların giderilmesi gerekiyor.

Türkiye’deki öğretmenler, OECD ülkeleri arasında ekonomik, sosyal ve özlük hakları açısından son sıralarda yer alıyor.Bu geçtiğimiz günlerde TÜİK, kasım ayı açlık ve yoksulluk sınırlarını açıkladı. Bunlara baktığınız zaman 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 2.103 lira, 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı da 6.850 lira.Öğretmenlerimizin aldığı maaşların önemli bir kısmı bu açlık sınırının biraz üzerinde ama tamamı da yoksulluk sınırının altında. Dolayısıyla bu koşullarda çalışan öğretmenlerin hangi gün Öğretmenler Günü’nün kutlanacağı meselesinden öte, bu koşulların daha yaşanılabilir, iyileştirilebilir bir hâle getirilmesi gerekiyor.

Ayrıca, 3600 ek gösterge sözü hemen hemen tüm siyasi partiler tarafından verildi ve 24 Haziran 2018 seçimlerinde AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından da çokça dile getirildi ancak buna rağmen hâlâ bu söz yerine getirilmedi.

Ayrıca, öğretmen atamalarında mülakat sistemi uygulanıyor arkadaşlar ve bu mülakat sistemi siyasi torpil ve kayırmacılık anlamına geliyor. Bunun nasıl uygulandığını da hepimiz çok iyi biliyoruz yani liyakat yerine sadakati esas alan ve siyasi kayırmacılık üzerine kurulu bir atama sistemi oluşturulmuş durumda.

Yine, Allah’ın lütfu olarak görülen 15 Temmuz sonrasında OHAL uygulamalarıyla birlikte öğretmenleri zora sokan birtakım uygulamalar getirildi. Bunların başında da sözleşmeli öğretmenlik var. Sözleşmeli öğretmenlik, okul müdürlerinin iki dudağı arasına öğretmenlerin kaderini terk eden bir uygulamadır. En son Antep’te okul müdürünün mobbing uygulamasına dayanamayarak intihar edenlerden birisi de maalesef ki 25 yaşındaki sözleşmeli öğretmenimiz Saadet Harmancı’dır.

Diğer taraftan, KHK’lerle işinden atılan, öğretmenlikten atılanlar var ve bu sayı da oldukça yüksek.

    (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

    BAŞKAN – Tamamlayın sözlerinizi lütfen.

    ALİ KENANOĞLU (Devamla) – Millî Eğitim Bakanlığından 34.393 kişi, Yükseköğretim Kurulundan 7.312 kişi görevlerinden el çektirilmiş, atılmış durumdalar ve bunlardan 56’sı yaşadıkları koşullara dayanamayarak intihar etmek zorunda kalmış.

Değerli arkadaşlar, bu koşullar altında eğitim sisteminin iyileşemeyeceğini ve öğretmenlerin de böyle göstermelik gün kutlamalarla bir yere gidemeyeceğini bilmemiz gerekiyor. Son olarak, demokratik, laik, parasız, ana dilde bilimsel eğitim talebiyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.