Öğrencilerin Seçmeli Ders Tercihinin Talimatla Dinsel İçerikli Derslere Yönlendirilmesi İle İlgili Soru Önergemize Bakanlıktan Yanıt Geldi.

Ortaöğretim kurumlarında “seçmeli ders” seçiminin Milli Eğitim Müdürlüklerince okullara gönderilen yazı ile; öğrencilerin üç seçmeli dinsel ders olan “Kuranı Kerim”, “Peygamberimizi Hayatı” ve “Temel Dini Bilgiler” dersini seçmeleri için dayatmada bulunulması üzerine yanıtlanması istemiyle hazırladığımız soru önergemize Milli Eğitim Bakanı Ziya SELÇUK’tan yanıt geldi.

Sorularımız ve gelen yanıt aşağıdaki gibidir.


 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

 

Aşağıda belirtilen soruların Milli Eğitim Bakanı Ziya SELÇUK tarafından anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 96. ve 99. maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

 

 

 

 

Ortaöğretim kurumlarında “seçmeli ders” seçiminde sona gelinmiştir. Her ne kadar bu hak öğrenci tarafından kullanılıyor gözükse de hükümetinizin milli eğitim politikası “seçmeli” olması gereken dersi zorunlu hale dönüştürmektedir.

Ortaöğretim kurumlarında “seçmeli ders” seçimi 25 Aralık 2019-09 Ocak 2020 tarihleri arasında yapılıyor. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, bazı illerde (Edirne, Çorum, Balıkesir, Mersin…) Milli Eğitim Müdürlükleri, öğrencilerin üç seçmeli dinsel dersi olan “Kuranı Kerim”, “Peygamberimizi Hayatı” ve “Temel Dini Bilgiler” dersini seçmeleri için dayatmada bulunuyor.

İl, İlçe Milli Eğitim Müdürlerinin AKP’nin eğitim sistemindeki tüm okulların ‘gizli’ imam hatip ortaokulu-lisesi yapma girişiminin ne yazık ki yeni bir örneği ile karşı karşıyayız.

İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin Kaymakamlıklar aracılığı ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderdiği yazı ile; adı sözde “seçmeli ders” olan derslerin talimatla “dayatmalı derse” dönüştürülmesi söz konusudur.

Müdürlüklere gönderilen yazıda; “Seçmeli derslerden olan Kuranı Kerim, Peygamberimizin Hayatı ve Temel Dini Bilgiler derslerinin öğrencilerimiz tarafından seçilmesi ile ilgili okul müdürlüklerimizce gerekli hassasiyet ve özenin gösterilmesi” emredilmiştir.

İşte bu emir, seçmeli dersler konusunda seçeneksiz bırakılan öğrencilerin ve velilerinin yaşadığı ve maalesef yaşayacağı mağduriyetlerin özetidir.

“Bu dersi okulda yeteri kadar öğrenci seçmedi”, “Bu dersi verecek eğitimcimiz yok”, “Bu dersin kontenjanı çoktan doldu” denerek öğrencilerimizin sadece dini içerikli derslere mecbur bırakılıyor olması, yandaş yöneticilerin -tam da kendilerine emredildiği üzere- gerekli özeni göstermesinden kaynaklanmaktadır.

Bu tercih döneminde il milli eğitim müdürleri, altındaki yöneticileri resmi yazışmalarla “aman haa” diye uyarmakla yetinmemiş, sosyal medyadan da bu konuda çaba göstererek çıtayı daha yükseğe taşımışlardır.

Örneğin Edirne İl Milli Eğitim Müdürü Önder Arpacı ve Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Yıldız’ın sosyal medya hesaplarından “Seçmeli derslerimizde tercih süreci başlamıştır” yazıp dayatılan üç derse tik atan görseller paylaşması ibretlik olmuştur.

Adı seçmeli olan dersler çoğu zaman öğrencilere bile sorulmamaktadır. İdareler kendileri belirlemektedir. Gerekçe de şudur: Sınıf oluşması için belli bir sayı olması lazım, bu olmadığı için seçmeli dersleri bu şekilde belirledik. Bu durum bahane edilerek dersler düzenliyor. Velilerin çoğu zaman bundan haberi bile olmuyor. Olunca da okul idaresiyle ters düşülmemek adına iradeleri dışında ortaya çıkan bu uygulamaya tepki göstermeyip, sineye çekiyorlar.

Bu durum, Dindar nesil yetiştirme projesinin bir parçasıdır. Başlı başına hukuksuz ve en başta da laik eğitim sistemine aykırı bir uygulamadır. Seçmeli derslerin zorunlu hale dönüştürülmesi bilime dayalı derslerin ortadan kaldırılmasına, bunun sonucu olarak da adı imam hatip olmayan ama müfredatı dini eğitime dönüştürülen okullarla karşı karşıya olduğumuz bir kez daha görülmektedir.

Bütün bunlara göre;

  1. Bakanlığınızın, İl Milli Müdürlüklerince okullara gönderilen bu yazıdan bilgisi var mıdır?
  2. Bu uygulama hangi illerde yapılmıştır?
  3. Adı üzerinde seçmeli olması gereken dersin, böyle bir talimatla seçmeli olma özelliğini ortadan kaldıran, eğitim alanların seçme özgürlüğünü kısıtlayan idareciler hakkında bir işlem yapılacak mıdır?