Nusaybin’de 11 Yaşındaki Çocuğa Şiddet Uygulayan Polis Meslekten Men Edilmelidir

HDP İstanbul Milletvekili Ali KENANOĞLU, Mardin’in Nusaybin ilçesinde oturdukları sitede oyun oynayan çocukların polisin havaya ateş açarak kovalanması, aralarından korku ile merdiven kenarına saklanan 11 yaşındaki bir çocuğu yakalayan polisin çocuğu çekiştirerek zırhlı aracın yanına götürmesi ve burada da polisin şiddetine maruz kalması üzerine ilgili polis hakkında nasıl bir işlem yürütüleceği ile ilgili yanıtlanması istemiyle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya soru önergesi verdi.

Soru önergesi metni aşağıdadır.


 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

 

Aşağıda belirtilen soruların İçişleri Bakanı Süleyman SOYLU tarafından anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 96. ve 99. maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

 

                                                                                                                  

 

Mardin’in Nusaybin ilçesinde oturdukları sitede oynayan çocuklara polisin havaya ateş açarak kovaladığı, gözaltına almaya çalıştığı görüntüler ve haberler sosyal medyada paylaşılmıştır.

Olayda polis önce çocukların olduğu yerde ateş açıyor, ardından çocukları kovalıyor. 11 yaşındaki bir çocuğu yakalayan polis çocuğu zırhlı aracın yanına götürüyor ve burada bir kere daha polisin şiddetine maruz bırakılıyor.

Görüntülerin sosyal medyada yayınlanmasının ve tepki almasının ardından Nusaybin Kaymakamlığı polis memuru hakkında soruşturma başlatıldığını ve polisin görevden alındığını belirtmektedir.

Kaymakamlık; polis tarafından havaya ateş açılarak çocukların kovalanmasına, ‘bir grubun polise taş atmasını’ gerekçe olarak göstermiştir. Bu gerekçe çocuğa yönelik şiddeti meşrulaştırma çabasıdır. Ancak, hem Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler hem de ulusal yasalar 18 yaşına kadar tüm bireyleri çocuk olarak kabul eder ve kamu görevlilerine tüm uygulamalarında; “çocukları koruma”, “onların haklarını ihlal etmeme” ve “hak ve özgürlüklerini yaşama geçirme” yükümlülüğünü tanımlar.

Nusaybin’deki olayda polis bu yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi çocukların haklarını ve özgürlüklerini ihlal etmiştir. Dolayısıyla çocuklara yönelik gerçekleşen bu şiddetin hiçbir meşru tarafı yoktur, kabul edilmesi mümkün değildir.

Olayla ilgili polisin açığa alınması ve hakkında soruşturma açılması önemlidir. Ancak bu tedbirlerin olaydan 20 gün sonra ve olayın ancak medya aracılığıyla görünür olmasının ardından alınmış olması, kamu görevlilerinin benzer şekillerde gerçekleştirdikleri hak ihlallerinde yaşanan cezasızlığı akla getirmektedir.

Çünkü Türkiye’de kamu görevlilerinin gerçekleştirdiği çocuk hak ihlallerinde yaşanan cezasızlık listesi oldukça uzundur. 14 yaşındaki Ceylan Önkol’dan, 15 yaşındaki Berkin Elvan’a, 6 yaşındaki Efe Boz’dan 9 yaşındaki Oğuz Arda Sel’e kadar pek çok çocuğun yaşadığı hak ihlalleri ne yazık ki cezasız kalmıştır. Unutmamak gerekir ki cezasızlık hak ihlallerini yeniden üreten bir kısır döngüdür.

Bütün bunlara göre;

  1. Fail hakkında idari soruşturmanın dışında adli soruşturma başlatılmış mıdır?
  2. Bu soruşturmanın etkili bir şekilde yürütülmesi ve failin eyleminin mümkün olmasına neden olan sorumluluk zinciri açığa çıkarılacak mıdır?
  3. Çocuğa karşı şiddetin kabul edilemez olduğuna dair kamusal yaklaşımın beyanı için ilgili kamu personeli meslekten ve memurluktan men edilecek midir?
  4. Olay 20 gün boyunca saklandıysa, bunu yapanlar hakkında cezai işlem başlatılacak mıdır?
  5. Başta bu şiddete maruz kalan çocuk olmak üzere şiddete tanık olan/maruz bırakılan tüm çocukların şiddetin etkilerini en aza indirecek, çocuklara zarar vermeyecek şekilde desteklenmesi için bir girişim olacak mıdır?
  6. Olayda şiddete maruz kalan çocuğa psikolojik destek mekanizması işletilecek midir?
  7. Benzer bir olayın bir daha yaşanmaması için gerekli tüm önlemler alınmakta mıdır?
  8. Şiddete maruz kalan çocuktan, ailesinden ve orada oynayan çocuklardan özür dilenecek midir?