Namaz kılmayan Türk

Namaz kılmayan Türk

İsmet Özel denilen bir meczup var, zaman zaman TV kanalında çıkartılıp Aleviliğe ve Alevilere doğrudan ve dolaylı olarak hakaret etmesine müsaade ediliyor. En son 26 Şubat’ta Habertürk TV’de Pelin Çift’in yönettiği bir programa çıkan bu meczup “Namaz kılmayan Türk olamaz” diye bir söz sarf etti.
Bu söz her ne kadar ciddiye alınmasa da, bu ülkede bir karşılığı olan sözdür. Namaz kılmayan ama Türk olan Aleviler açısından inkâr ve hakarettir. Kürt etnik kimliğinden olan Aleviler nasıl iki kere dışlanmışlık yaşıyorsa Türk etnik kimliğinden olan Aleviler de yıllarca Türk olarak kabul edilmeyerek aynı mağduriyete maruz kaldılar. 1980 darbesinden öne Alevilere olan yaklaşım buydu. Bu yaklaşım aslında Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş mantığında yer alan bir anlayıştır. Öyle İsmet Özel’in sıradan bir zırvası değildir. Bu anlayış 1980 sonrasında devletin Alevi politikalarında meydana gelen değişikliklerle yerini “Aleviler öz Türk’tür”e bırakmıştır ki bu da başka bir amaca yönelik politikadır.
Ben Alevi çalıştaylarında yaptığım ilk konuşmaya tam da buradan başlayıp şunu söylemiştim: “Ben ülkemizdeki Alevi sorunu çözümünün Kürt sorunu çözümünden daha zor olduğuna inanıyorum. Bunu şunun için söylüyorum. Devletin bir bakış açısı söz konusu. Bu bakış açısı içerisinde inançsal kimlik çok daha önde tutulan bir kimlik olarak karışımıza çıkıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin sürecine baktığımız zaman, Müslüman olmayan Türkler’in sınır dışı edildiğini, mübadelelerle çok net olarak görmekteyiz. Bu nedenle ülkemizde bir inançsal tabu ve inançsal kimlik üzerinden bir ürüyüş vardır. Bu anlamda da Alevilerin sorununun çözümü çok daha sıkıntılı ve zor olduğunu düşünüyorum.”  (Bkz. Alevi Çalıştayları 1. Oturum Kitabı)
Öyle ya bu ülke Türk–İslam anlayışı üzerine kurulmuştur. İslam’ın ise tanımı yapılmıştır. Namaz kılmayan İslam değildir. Dolayısıyla da Türk de değildir. Bu nedenle Hristiyan inancına mensup Türkler, Müslüman olan ama Türk olan ve olmayan topluluklarla mübadele edilmişlerdir.  Yani İsmet Özel devlet aklıyla zırvalayan biridir.
***
Almanya Başbakan’ı Angela Merkel’in Türkiye’deki ziyaretleri çerçevesinde inanç gruplarının temsilcileriyle yapmak istediği toplantıya Alevi örgütlerinin temsilcilerinin katılımlarının bizzat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından engellendiği iddiaları Alman basınında yer almıştır. Bu iddialara henüz hükumetçe bir açıklama getirilmediği gibi, söz konusu toplantıya Alevi temsilcilerin davet edilmemiş olması haberin doğruluğunu göstermektedir.
Başbakan R.Tayyip Erdoğan ve AKP Hükumeti, Türkiye Cumhuriyetinin o eleştirdikleri statükocu yapısı Aleviliğe nasıl bakmışsa bugün onlarda aynı şekilde bakmaktadırlar. Alevilik bu ülkedeki hâkim zihniyetlerin ortak düşmanıdır. “Müslüman değilim” deyip namaz kılmayan Türkleri sınır dışı edenlerle, “Müslüman’ım” deyip namaz kılmayanları yok sayan zihniyet, Dersim katliamını hak gören zihniyet, Bakanlar Kurulu kararıyla Cemevlerini ibadethane saymayan zihniyet, Cemevleri ibadethane değildir diyen zihniyet hep aynı ortak aklın ürünüdür. Bu akıl Alevi düşmanlığı üzerine kuruludur.
Dün yok sayılan ve hiç görülmeyen Alevilik bugün görülmeye başlandıysa bu Alevilerin kendi mücadelelerinin bir sonucudur. AKP ya da diğer partilerin lütfuyla olmamıştır.

Evrensel Gazetesi /  28 Şubat 2013