Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersinden Muafiyet İçin Yapılan Başvurular Sırasında ve Sonrasında İzmirli Ailenin Yaşadıklarını Milli Eğitim Bakanına Sorduk

Halkların Demokratik Partisi İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, İzmir’in Menderes ilçesinde okuyan 7.sınıf öğrencisinin ailesi tarafından Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden muaf olması yönünde yaptığı başvuru sürecinde maruz kaldığı mağduriyeti, ve üst mahkemece muafiyet hakkının onaylanmasına rağmen okul müdür yardımcısının konuyla ilgili tavrını Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a sordu.


 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

Aşağıda belirtilen soruların Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya SELÇUK tarafından anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğü ’nün 96. ve 99.maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Ali KENANOĞLU

İstanbul Milletvekili

1980 askeri darbesini gerçekleştiren darbeciler tarafından 1982 yılında oluşturulan anayasa ile birlikte “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” dersi ilk ve orta öğretim öğrencileri için zorunlu hale getirilmiştir. Bu derse, darbeciler tarafından, rejimin restorasyonu noktasında özel bir önem atfedilmiş, Sünni-İslamcı bir muhteva ile inşa edilen bu derse, yeni rejimin toplumsal rıza üretebilmesinde bir çeşit payanda rolü verilmiştir. Bir diğer deyişle, darbecilerin sahip olduğu ideolojinin hegemonik bir karakter kazanmasını mümkün kılacak araçlardan birisi olarak düşünülmüştür. Fakat yine bu tarihten itibaren, sahip olduğu tekçi içerikten ötürü defalarca sorun olarak gündeme gelmiş ve özellikle Alevi ve ateist aileler çocuklarının bu dersten muaf tutulması amacıyla resmi mercilere başvurularda bulunmuşlardır.

Son olarak, İzmir’in Menderes ilçesine bağlı bir ortaokulda okuyan 7. Sınıf öğrencisinin ailesi tarafından din dersinden muaf tutulması amacıyla ilçe milli eğitim müdürlüğüne, ilçe kaymakamlığına ve mahkemeye yapılan başvurular sonuçsuz kalmış, fakat son kertede üst mahkemece mevcut “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” dersinin içeriğinin anayasanın 24.maddesinde belirtilen ayrım gözetmeksizin bütün gruplara eşit olması gerektiği ibaresi ile uyuşmadığı yönünde karar belirtmiş ve bu sebeple çocukların kanuni temsilcileri tarafından ilçe milli eğitim müdürlüğüne, ilçe kaymakamlığına ve alt mahkemeye yapılan başvuruların kabul edilmemesini hukuka aykırı bulmuştur.

Kararı okul müdür yardımcısına ileten aile, müdür yardımcısının mahkeme kararına rağmen öğrencinin din dersi sırasında “dışarda başıboş dolaşmaması” için sınıf ortamında bulunması gerektiğini ifade ettiğini belirtmişlerdir. Okul müdür yardımcısının dersten muaf olan öğrencinin “başıboş dolaşacağı” yönünde dışa vurduğu kanaati darbe anayasasının toplumsal rıza üretme noktasında kazandığı “başarıya” işaret ederken, öte yandan ve esasen hukuk devletinde üst mahkemece verilen kararın okul müdür yardımcısı tarafından keyfi bir şekilde uygulanmadığı şeklinde değerlendirilmelidir.

Dersten muaf olmanın yansımaları yalnızca “başıboş dolaşmak” ile sınırlı kalmamakta, ayrıca mevcut sınav sisteminde dersten muaf olmayan öğrenciler karşısında geçtiğimiz temmuz ayında açıklanan Liseye Geçiş Sınavı sonuçlarında da görüldüğü üzere “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” dersinden muaf lise adayı öğrencilerin puanlarının kırk puan eksik hesaplanmasına da yol açmaktadır.

Bu kapsamda,

  • İzmir’in Menderes ilçesine bağlı söz konusu okul müdür yardımcısının üst mahkemenin kararına rağmen aldığı keyfi karara yönelik herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldı ise soruşturma ne aşamadadır?
  • Bugüne kadar kaç Alevi ve ateist aile çocuklarının “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” dersinden muaf tutulması amacıyla resmi mercilere başvuruda bulunmuştur? Bu başvurular ne şekilde sonuçlanmıştır?
  • 16 yıllık iktidarınız boyunca darbecilerle yüzleşildiği ve yüzleşilmeye devam edileceği yönünde hükümetleriniz tarafından yapılan açıklamalara rağmen, tekçi bir muhtevaya sahip olan “Din “Kültürü ve Ahlak Bilgisi” dersi söz konusu olduğunda neden sessiz kalınmaktadır?
  • “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” dersinden muaf kaç lise adayı öğrencinin sınav sonucu kırk puanı eksik hesaplanmıştır? Dersten muaf olan bu öğrencilerin sınav sonuçları konusunda karşı karşıya kaldıkları mağduriyeti gidermeye yönelik bakanlığınızca herhangi bir çalışma başlatılmış mıdır? Önümüzdeki sınav süreçlerinde de aynı mağduriyetin yaşanmaması için eşitlikçi bir yöntem geliştirilmiş midir?