Mersin Akkuyu Nükleer Santrali İle İlgili Soru Önergemize Bakanlıktan Yanıt Geldi.

Mersin’deki Akkuyu Nükleer Santralinin üzerine bina edileceği zeminin yapısının gevşek ve hareketli olması sebebiyle son derece yıkıcı kazalara gebe olacağı, Dünya genelinde nükleer santrallerin kapatılması yönünde adımlar atılırken Türkiye’de bu projelerin hayata geçirilmesinin gerekçesinin ne olduğu yönündeki soru önergemize Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih DÖNMEZ’den yanıt geldi.

Sorularımız ve gelen yanıt aşağıdaki gibidir.


 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

Aşağıda belirtilen soruların Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih DÖNMEZ tarafından anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğü ’nün 96. ve 99. maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

 

 

 

 

Mersin’deki Akkuyu Nükleer Santrali’nin üzerine bina edileceği zeminin yapısının gevşek olduğu, boşluklar içerdiği ve bu sebeplerden ötürü santral için katiyen uygun olmadığı uzmanlar tarafından tespit edilmiş, bu tespitlerden hareketle yetkililer santralde oluşabilecek olası kazaların etkileri üzerine uyarılmışlardı. Uzmanların uyarıları yetkililer tarafından kabaca kulak arkası edilmiş ve projenin hayata geçirilmesi süreci temel atma işlemleriyle büyük bir aceleyle başlatılmıştır.

Nükleer reaktörün oturacağı temelin bazı bölümlerinde defaatle çatlaklar oluşmuş olması uzmanların zemin konusundaki uyarılarında haklı olduklarını gösteren gelişmelerdir. Çatlaklar, halihazırda kendisini dahi taşıyamayan zeminin, üstüne (henüz yalnızca) santral temelinin ağırlığının binmesi sonucunda hareketlenmesiyle ortaya çıkmaktadır. Tüm müdahalelere rağmen çatlak oluşmasının önüne bir türlü geçilememiştir. Temeli taşımakta güçlük çeken zeminin reaktörleri nasıl taşıyacağı ise kuşku ve panik uyandıran bir diğer husustur.

Proje kapsamında yer almıyor olmasına rağmen, temel çalışmasının öncesinde başlatılan dolgu işlemi de projedeki ihmaller zincirinin bir başka halkasını oluşturmaktadır. Zira, dolgu işlemleri başlamadan önce dolguda kullanılacak malzemenin uygun olup olmadığı laboratuvar koşullarında incelenmemiş, bu konudaki gerekli mühendislik hesaplamaları da dikkatlice yapılmamıştır.

Tüm bunlar ışığında;

  • Hareketli, boşluklu, santral temelini taşıyamayacak ve tüm bunalar düşünüldüğünde son derece yıkıcı kazalara gebe bir zeminde nükleer santral kurulabileceği yönünde bir kararın alınmasının sorumluları kimlerdir?
  • Dünya genelinde, tecrübe edilen korkunç kazalar neticesinde nükleer santrallerin kapatılması yönünde adımlar atılırken Türkiye’de nükleer santral projelerinin büyük bir heyecanla hayata geçirilmesinin gerekçesi nedir?
  • Tüm bu gelişmeler ışığında, projenin taşıdığı riski göz önünde bulundurarak santral inşa faaliyetlerine son vermeyi düşünüyor musunuz?