MAYIS AYI FAALİYETLERİMİZ

  • 1 Mayıs:
    • Yaşamı elleriyle, zihinleriyle ilmek ilmek ören emekçilerin bayramı 1 Mayıs’a katıldım. Bakırköy’de düzenlenen 1 Mayıs etkinliklerinde dostlarımızla, yoldaşlarımızla beraber omuz omuzaydık.
    • 1 Mayıs etkinliğinin sonrasında CAN TV’de sevgili Vedat Kara’nın moderatörlüğünü yaptığı “Eşiğin Bu Tarafı” programının konuğu olduk.

  • 3 Mayıs Cuma günü:
    • Gebze’de açlık grevinde olan tutsakların beyaz tülbentli anneleri ile cezaevi önünde basın açıklaması yaptık. Basın açıklamasının sonrasında Gebze HDP ilçe başkanlığında, cezaevi önünde annelerle birlikte yaşadığımız polis müdahalesini anlattık.
  • 5 Mayıs Pazar:
    • Açlık grevinde olan tutsakların beyaz tülbentli anneleri ile birlikte Bakırköy Cezaevi önünde bir araya geldik. Engelleme girişimlerine rağmen basın açıklamamamızı gerçekleştirdik.
    • 1937’de Dersim’de başlatılan katliamın yıldönümünde Kadıköy’de düzenlenen anma etkinliğine katıldık. Çok sayıda Alevi kurumunun ve Dersim Dernekleri Federasyonu’nunun da yer aldığı anmada katliamı lanetlenip, acilen yüzleşilmesi gerektiği yönünde mesajlar verildi.

  • 6 Mayıs Pazartesi:
    • ÇAĞSİAD’ın düzenlediği 8.İş ve Güç Birliği toplantısına katılıp KOBİ’lerin sorunlarını ve başarı hikayelerini dinledik.
    • Aynı gün Balıkesir’de DSİ tarafından yapılan barajlar ve dere ıslah çalışmalarının bölge ekosistemine verdiği zararlara dikkat çeken soru önergemizi TBMM Başkanlığı’na sunduk.

  • 7 Mayıs Salı günü:
    • Barış imzacısı akademisyenlerden sevgili hocamız Füsun Üstel’i hakkında verilen cezanın ardından cezaevine uğurlamak üzere Çağlayan Adliyesi’nde dostlarla bir araya geldik.
    • Hocamızı uğurladıktan sonra, Türk Tabipler Birliği’nde konuya ilişkin gerçekleştirilen basın açıklamasına katıldık.

  • 11 Mayıs Cumartesi günü:
    • Halkların Demokratik Partisi Genel Merkezi’nde düzenlenen parti meclisi toplantısına katıldık.
  • 13 Mayıs pazartesi:
    • HDP MYK ve HDP Meclis Grubu’nun katıldığı toplantıya katıldık.
  • 14 Mayıs Salı:
    • Günün ilk bölümünde saat 12:45’te düzenlenen ve sayın eş başkanımız Pervin Buldan’ın kürsüden konuşmasını gerçekleştirdiği grup toplantısındaki yerimizi aldık.
    • Grup toplantısının ardından saat 15:00’te başlayan ve akşam saatlerine kadar sürecek olan genel kurul faaliyetlerine katıldık.
    • Günün son bölümünde ise TV5 ekranlarında Mustafa Yılmaz’ın yönettiği “Kulis Ankara” programına katıldık. Program kapsamında 23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimleri’nde HDP’nin nasıl bir strateji izleyeceği üzerine görüşlerimizi sunduk. Mustafa Yılmaz’ın soruları üzerine HDP’nin seçime yönelik tavrının her zaman olduğu üzere demokrasiden yana olacağını belirttik.

  • 15 Mayıs Çarşamba:
    • Saat 10:00’da TBMM Basın Toplantısı Salonu’nda “Zeytin Dalı Harekatı” sırasında paramiliter gruplarca yağmalanan ve Türkiye üzerinden İspanya ve Kıbrıs başta olmak üzere yurtdışına ihraç edilen zeytinyağı üzerine basın toplantısı gerçekleştirdik.
    • Saat 14:30’da ise yeni kurulan “Bilişim Teknolojileri Bağımlılığı Araştırma Komisyonu”nun toplantısına katıldık.
    • Komisyon toplantısı sonrası genel kurul faaliyetlerini takip etmek üzere TBMM Genel Kurul Salonu sıralarındaki yerimizi aldık.

  • 16 Mayıs Perşembe:
    • HDP eş başkanı Sayın Sezai Temelli’nin 12 Şubat 2019 tarihli grup toplantısında gerçekleştirmiş olduğu konuşmayı anahaber kuşağında yayınladığı için RTÜK tarafından TELE1 televizyon kanalına verilen 2 günlük anahaber kuşağını durdurma ve gelirinin %2’si oranındaki para cezasını TBMM Başkanlığı’na verdiğimiz soru önergesiyle meclis gündemine taşıdık.
    • Yanı sıra, gün içerisinde genel kurul faaliyetlerini takip etmek üzere genel kurul salonundaki yerimizi aldık. Genel Kurulda gerçekleştirdiğimiz konuşmada FETÖ’nün siyasi ayağının araştırılması gerektiğine ve FETÖ’nün en çok husumet beslediği ve bu sebeple de çokça üyesini, yöneticisini savcılar eliyle cezaevine attırdığı partinin HDP olduğunu belirttik.

  • 20 Mayıs Pazartesi günü:
    • Gün içerisinde gerçekleştirdiğimiz meclis çalışmalarımıza ek olarak saat 16:00’da TBMM grup toplantı salonumuzda bir toplantı gerçekleştirdik.
  • 21 Mayıs Salı günü:
    • 12:45’te eş genel başkanımız sayın Sezai Temelli’nin kürsüden seslendiği grup toplantısındaki yerimizi aldık.
    • Grup toplantımızın ardından genel kurul faaliyetlerini takip etmek üzere genel kurul çalışmalarına katıldık.
    • Kocaeli’de yüksek hızlı tren çalışmaları sırasında bulunan 1800 yıllık Roma döneminden kalma antik oda tipi mezarın iş makineleriyle yıkılmasını meclis gündemine taşıdık.

  • 22 Mayıs günü:
    • İlk olarak Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde kurulması planlanan granit ocağının bölge ekosistemine vereceği zararları soru önergeleriyle meclis gündemine taşıdık.
    • “Bilişim Teknolojileri Bağımlılığı Araştırma Komisyonu” toplantısına katıldık.
    • TBMM genel kurulunda polis kurşunuyla katledilişinin 5. Yılında sevgili canımız Uğur Kurt’u meclis sıralarından aldığımız sözle andık. Konuya ilişkin konuşmamızda, Uğur Kurt’u katleden polise yalnızca para cezası verildiğini belirterek yargının adaletsizliğini lanetledik.
    • Aynı gün, genel kurul kürsüsünde Hacıbektaş ilçesine hizmet götürülmediğini ve hizmet götürülmeyen Hacıbektaş’ın Aleviler açısından sadece bir ilçe olmadığını; çok önemli, son derece kutsal bir inanç merkezi olduğunu; bu sebeple de konu Hacıbektaş olunca yüksek bir hassasiyetle yaklaşılması gerektiğini belirttik. Ayrıca konuşmamız kapsamında genel kurulda görüşülmekte olan Kapadokya Kanunu’nun 8.madddesi üzerine bir konuşma gerçekleştirdik.
    • Ayrıca, gün içerisinde, İstanbul’un Sarıyer ilçesine bağlı Ayazağa Mahallesi’nde bulunan Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Ayazağa Cemevi’nin girişini ve cemevinin bulunduğu mahallenin çeşitli lokasyonlarına yerleştirilen ve mahalleye yayın yapan “korsan hoparlörleri”ne ilişkin eylül ayında İçişleri Bakanlığı’nın yanıtlaması talebiyle vermiş olduğumuz soru önergesinin yanıtlanmaması ve sorunun hala devam etmesi ve/veya çözümsüz bırakılması üzerine İçişleri Bakanlığı’na dilekçe gönderdik.

 

  • 23 Mayıs Perşembe günü:
    • TBMM Basın Toplantısı Salonu’nda, Saat 12:00’de, Ayazağa’da yaşanan “korsan ezan hoparlörü” skandalı odaklı bir basın toplantısı gerçekleştirdik. Basın toplantımız sırasında, konunun provokasyona açık olduğunu, büyük bir hassasiyet gözetilerek temmuz ayından bu yana süregelen bu sorunun çözülmesi gerektiğine dikkat çekerken İçişleri Bakanlığı’nı göreve davet ettik.
    • Ardından, genel kurul sıralarındaki yerimizi aldık. Genel kurul tartışmalarında, gün içerisinde büyük yer kaplayan Dersim tartışmalarına ilişkin gerçekleştirdiğimiz konuşmada, tıpkı Hubyar ve Kul Himmet gibi Dersim’in adının da bölge halkının kullanageldiği ve kendi özgün toplumsal ilişkileri içerisinde oluşturduğu ve anlam yüklediği şekliyle Dersim olduğunu, buna dışardan müdahale ediliyor olmasının kabul edilemez olduğunu ifade ettik.
    • Günün son bölümünde, telefonla katıldığımız YOL TV canlı yayınında Uğur Kurt ve Armutlu Cemevi’nde yaşananlar üzerine değerlendirmelerde bulunduk.

  • 25 Mayıs Cumartesi:
    • YOL TV ekranlarında yayınlanan “Şimdi Konuşma Zamanı” programına telefonla bağlanarak HDP’nin yaklaşan İstanbul Seçimleri’ndeki tavrının ne olacağını ilişkin bir konuşma gerçekleştirdik.
  • 28 Mayıs Salı:
    • Gün içerisinde TBMM Genel Kurul faaliyetlerini takip etmek üzere meclis sıralarındaki yerimizi aldık.
  • 29 Mayıs Çarşamba:
    • Günün ilk bölümünde “Bilişim Teknolojileri Araştırma Komisyonu” toplantısına katıldık. Toplantı kapsamında kimi kurumlardan gelen temsilcilerin gerçekleştirdiği sunumları takip ettik.
    • Komisyon toplantısı sonrası genel kurul çalışmalarını takip etmek üzere genel kurul sıralarındaki yerimizi aldık.
    • Günün son bölümünde ise CAN TV ekranlarında yayınlanan “Eşiğin Bu Tarafı” programına telefon bağlantısıyla katılarak İstanbul Seçimleri ve Meclis Çalışmaları başlığı altında çeşitli değerlendirmeler geliştirdik.

  • 30 Mayıs Perşembe günü:
    • TBMM Genel Kurulu sıralarından aldığımız söz ile İstanbul’un Eyüp ilçesinde bulunan İMKB Lisesi’nde bir öğrencinin oruç tutmadığı gerekçesiyle Din Kültürü öğretmeni tarafından dersten atıldığına dikkat çektik. Öğretmen hakkında derhal idari incelemenin başlatılmasını ve açığa alınmasını talep ettik.
    • 68 Sıra Sayılı Kanun Teklifi’nin 14. Maddesi üzerine TBMM Genel Kurulu’nda aldığımız söz kapsamında 31 Mart öncesi kayyımların belediyelerde gerçekleştirdiği yağmayı teşhir eden bir konuşma gerçekleştirdik.
    • Konuşmanın ikinci kısmında 28 Mayıs 1980 yılında başlayan ve 10 Temmuz 1980’e kadar devam eden Çorum Katliamı’nda hayatını kaybedenleri andık ve katliamı lanetledik. Çorum Katliamı’na ilişkin konuşmamız sırasında, katliamda parmağı bulunanların toplu bir dosyayla yargılanmadığını, bunun yerine şahsi suç kapsamı altında yargılandıklarını hatırlattık.