Mahkumların inanç hakkı gasp ediliyor

HDP’nin Alevi vekilleri: Mahkumların inanç hakkı gasp ediliyor

HDP’nin Alevi vekilleri: Mahkumların inanç hakkı gasp ediliyor

PİRHA – HDP’nin Alevi Milletvekilleri Zeynel Özen, Ali Kenanoğlu ve Kemal Bülbül, tutuklu bulunan CHP eski milletvekili Eren Erdem’in Alevi dede isteğinin geri çevrilmesine tepki göstererek, Diyanet İşleri Başkanlığı ile Adalet Bakanlığı arasında imzalanan protokol gereği cezaevlerinde sadece İslam’ın Sünni mezhebine hizmet verilip diğer inançlar yok sayılıyor denildi.

Geçtiğimiz günlerde Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Eski CHP Milletvekili Eren Erdem inancı gereği cezaevine Alevi dedesi çağırmak istemiş ancak cezaevi yönetimi mevzuata uygun değil ‘imam çağırın’ demesine ilişkin HDP’nin Alevi Milletvekilleri Zeynel Özen, Ali Kenanoğlu ve Kemal Bülbül mecliste basın toplantısı düzenledi.

Alevi vekiller cezaevlerinde sadece Sünni İslam inancına hizmet verilmesine ve diğer inançların yok sayılmasına tepki gösterdi. Ortak açıklamayı HDP’nin Alevi Milletvekilleri adına HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen okudu.

“DİYANETİN VARLIĞI LAİK BİR ÜLKE İÇİN ÇELİŞKİ DEMEK”

Özen, “10 Şubat 2011 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı ile Adalet Bakanlığı arasında imzalanan protokolün ardından cezaevlerinde vaizler görev yapmaya başladı. Bu kapsamda görevlendirilen hocalar sadece İslamın Sünni mezhebine hizmet ettikleri için cezaevlerinde başka inançlardan olan tüm mahkumlar görmezden gelinmiştir. Bu anlamda bu toprakların kadim inançlarından birisi olan Alevi inancındaki canların, Sünni mahkumlara sunulduğu gibi kendileri için de talep ettikleri inanç hizmeti mütemadiyen reddedilerek ciddi bir hak ihlali yapılmaktadır. Diyanet’in varlığı zaten başlı başına laik bir ülke için büyük bir çelişki iken, sadece bu kurumu muhatap alıp Alevilerin ve diğer inançlardaki mahkumların varlığının yok sayılması asla kabul edilemez. Şu an Manevi Rehberlik Hizmetleri Birimi ile 360 cezaevinde 75’i kadın olmak üzere 680 din görevlisi tarafından mahkumlara manevi destek hizmeti sunulurken, diğer inançlardaki mahkumların bu ihtiyacının karşılanmasına asla müsaade edilmemektedir” diye konuştu.

“İNANÇ HAKKI GASBI YENİ BİR KONU DEĞİL”

“Eski milletvekili Eren Erdem’in talebi ile son günlerde gündem olan ve öncesinde TV10 emekçisi Veli Büyükşahin dahil bir çok mahkum tarafından dile getirilen inanç hakkının gaspı yeni bir konu değildir” diyen Özen şunları kaydetti:

“Bu hakkın Sünnilere sunulduğu 2011 yılından beri Alevi mahkumların yıllardır böyle bir talebi söz konusudur. Şu an Eren Erdem dahil cezaevlerindeki maalesef Sünni inancın dışındaki binlerce mahkum bu hak gaspının mağdurudur. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Türkiye’de Alevilere ayrımcılık yapıldığına dair verdiği birçok karar ortadayken, bu gibi örneklerle her geçen gün bu ayrımcılıkların alanı genişleyerek devam etmektedir.  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde de karara bağlanan Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı tanınarak, mahkum olan Alevi canlara kendi inançlarını tutukluluk süreçleri içerisinde yaşayabilmelerinin önünün açılması en azından hukuk devleti olduğunu iddia eden bir ülkenin görevidir. Bu anlamda Eren Erdem vesilesiyle tekrar gündem olan bu hak talebinin yerine getirilmesi için yetkilileri sorumlu davranmaya davet ediyoruz.”

Alevi inancı gereği her Talib’in kendi dahil olduğu ocağın dedesine bağlı olduğunu belirten Özen” “Alevi mahkumlar diyanetin atadığı vaizlerle inançlarının gereğini yerine getiremeyeceği gibi, rastgele görevlendirilen dedelerden ve analardan da bu hizmeti alamayacakları için her mahkumun bağlı bulunduğu ocağın dedeleri ve anaları veya mahkumların kendileri tarafından belirlenen dedelerle ve analarla bu ihtiyaçları yerine getirilmelidir” ifadelerini kullandı.

“DEVLETİN DİN TANIMLAMASI YAPMASI DOĞRU DEĞİL”

Özen’den sonra konuşan HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu ise, “Devletin bir din tanımlaması yapması doğru değildir. İnançlar kişilerin kendi beyannamesine bağlıdır. Aleviliğin ne olup ne olmadığı veya korumak, kollamak ne devletin ne Diyanet İşleri Başkanlığının ne de biz siyasetçilerin görevidir. Bu Alevi inancına bağlı insanların beyanına bağlı bir şeydir” dedi.

“ALEVİ MAHKUMLARIN İNANÇ TALEPLERİ BİR AN ÖNCE KARŞILANMALIDIR”

“Bu ülkede inanç özgürlüğünden bahsediyorsak ve özellikle dini inancı kendine referans olarak gören iktidarın her fırsatta inançsal atıflarda bulanan, insanların bu konulardaki eğilimlerini dikkate alan hükümet inançların sadece kendilerine ait olmadığını bilmesi gerek” diyen Kenanoğlu, “Bu kadim topraklarda birçok farklı inanç vardır. Dolayısı ile Alevi toplumunun ve Alevi mahkumlarının inançlarının ne olduğunu ne olmadığını tanımlamak ne hükümetin nede Diyanet İşleri Başkanlığının görevidir. Bir an önce bu taleplerin karşılanması gerekiyor. Bu talepler karşılanırken de Diyanet İşleri Başkanlığı ile değil mahkumun kendi talebi doğrultusunda karşılanmalıdır” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)