Kenanoğlu Ticaret Bakanlığı Bütçesi Konuşması

Kenanoğlu Ticaret Bakanlığı Bütçesi Konuşması

HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu’nu Plan ve Bütçe Komisyonunda Görüşülen Ticaret Bakanlığı Bütçesine İlişkin Yapılan Görüşmelerde; ” Suriye Devletiyle bir ticari faaliyetiniz olmadığına göre 5 Kasım 2019 da Suriye sınırında açılan “Zeytin Dalı Gümrük Müdürlüğü”nden ticareti kiminle yapacaksınız” diye sordu.


Sayın Başkan, değerli hazırun; ben de herkesi saygıyla selamlıyorum.

Ticaret Bakanlığının bütçesini görüşüyoruz ve burada öncelikle zamanın darlığı nedeniyle bazı konuları başlık hâlinde ifade edeceğim.
Sayıştay raporlarında birtakım bulgular var, önce onlardan bahsetmek isterim.
Birincisi bu, 3 numaralı bulgu diye ifade etmiş; serbest bölge firmalarına kiraya verilen taşınmazların kira gelir payları ile bunlardan takibe alınan tutarların muhasebeleştirilmemesi konusu var.

4 numaralı bulgu da Ticaret Bakanlığı tarafından İhracatçı Birlikleri müşterek hesabından kullanılan tutarın Bakanlık mali tablolarında izlenmemesi konusu var. Bunları detaylandıran arkadaşlar da olmuştu.    6 numaralı bulguda, Bakanlık adına ayrılan kantar payı gelirinin mevzuat hükümlerine aykırı olarak özel bir şirket hesabında tutulması ve bu hesaptan yapılan Bakanlık harcamalarının Kamu İhale Kanunu hükümlerine uyulmadan yapılması konusu var.

7 numaralı bulguda ise iç ticaret hizmetleri geliştirme payı hesabında biriken tutarın ve hesaptan yapılan harcamanın Bakanlık tarafından muhasebeleştirilmemesi konusu yine bulunuyor. Bunların izaha ihtiyacı var.

Diğer taraftan da şu tür sorun alanları var: Bir kere dış ticaret açığı ilk 10 ayda 23 milyar 228 milyon dolar olarak gerçekleştiği ifade ediliyor. En fazla ihracat ham madde, ara malları grubunda gerçekleştiriliyor. En fazla ihracat yapılan fasıl ise motorlu kara taşıtları, traktör, bisiklet, motosiklet ve diğer kara taşıtları grubu oluyor. Yani ham maddesini verdiğimiz ürünler bizlere teknolojisi gelişmiş ülkeler tarafından yeniden satılıyor.

Konkordatolar var, ülke genelinde bu yola başvuran firma sayısı açıklanmadı Bakanlık tarafından yani net sayıyı bilmiyoruz ancak inşaat sektörü başta olmak üzere, tekstilden gıdaya, teknolojiden inşaata, enerjiye, otel zincirlerine, tersane işletmelerine, ayakkabı sektörlerine hatta kestane şekeri üretimine kadar birçok sektörde bu süreç içerisinde konkordatoların ilan edildiğini biliyoruz.

Yine, karşılıksız çek konusu var. 2016 yılında getirilen düzenlemeyle hapis cezası olasılığıyla karşı karşıya kalındı bu konuda ancak buna rağmen, herhangi bir düşme söz konusu değil; tam tersi, 2016’dan bu tarafa ekonomik kriz nedeniyle bu karşılıksız çekte bir patlama da söz konusu.

KOBİ’ler ve kapanan şirketler var. 2019 itibarıyla toplam krediler içerisinde takibe düşen KOBİ kredi oranı yüzde 54’ü buluyor, takipteki kredi borcu da 2019 itibarıyla 9,1 milyar dolar olarak gözüküyor.

Şimdi, Haziran 2018-Haziran 2019 arasında küçük ve orta ölçekli işletme sayısı 34 bin azalmış durumda. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu verilerine göre de KOBİ müşteri sayısı bu yılın ilk beş ayında geçen yılın aynı dönemine göre, 79.872 azalırken borç miktarı artmış durumdadır.

Şimdi, diğer taraftan, Türk Eczacıları Birliğine açılan bir soruşturma var Rekabet Kurumu tarafından. Bu da çok tartışılan bir konu çünkü konuya dair Türk Eczacıları Birliğinin yaptığı açıklama var “Eczanelerin alım koşullarını sadece ve sadece Sağlık Bakanlığı belirler.” deniyor ve sağlık alanının doğası gereği rekabete sonuna kadar açık bir alan olmadığı ifade ediliyor. Sağlık alanını rekabete tabi tutmanın insan sağlığıyla açıkça oynamak anlamına geldiğine yönelik de Türk Tabipleri Birliğinden gelen açıklamalar var. Bunları da dikkate almak gerekiyor.

Şimdi, burada tartışıldı, çokça konuşuldu -ben de bu konuyla ilgili araştırma önergesi veren bir milletvekili olarak- Afrin’den getirilen zeytin meselesi var. Aslında bunun adını doğru koymak lazım yani Afrin’den getirilen ne demek? Doğrudan bunun ÖSO tarafından yağmalanması demektir yani oradaki köylerdeki zeytinlerin yağmalanıp zeytinyağına çevrilmesi ve zeytinyağı olarak da Türkiye’ye gönderilmesi anlamına geliyor.

Şimdi, karşımızda bir ülke yok. Bu kitapçığın 54’üncü sayfasında da şöyle bir cümle var: “5 Kasım 2019’da Zeytin Dalı Gümrük Müdürlüğünü ticaret faaliyetine açtık.” deniliyor yani üç gün öncesi ifade ediliyor tarihte bir yanlışlık yoksa -basım tarihini bilemiyorum, ne zaman- kitabın 54’üncü sayfasında.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Bitiriyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN – Lütfen konuşmanızı tamamlayın.
ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Bitiriyorum.

Şimdi, tabii, burada şunu sormak lazım: Karşımızda Suriye devletiyle bu konuda herhangi bir ilişki olmadığına göre bu ticaret kiminle yapılıyor? Yani bu Afrin’den yapılan ticaret kiminle yapılıyor? Bununla ilgili olarak Türk malı menşei vurularak yurt dışına satıldığı iddiaları var. Bu konuyla ilgili olarak yurt dışından Türkiye’deki herhangi bir firmaya ya da Türkiye Cumhuriyeti’nin herhangi bir kurumuna açılmış dava var mıdır? Bunu da öğrenmek istiyorum.

Hepinize teşekkür ederim, saygılar.

8 Kasım 2019

Plan ve Bütçe Komisyonu Tutanağı