Kayyım Politikası Kürt Düşmanlığının Gereği Olarak Uygulanmaktadır

HDP İstanbul Milletvekili Ali KENANOĞLU, #GününDakikası’nda HDP’li belediyelere kayyım atamaları ile ilgili görüşlerini açıkladı.

Konuya ilişkin konuşma metni ve videosu aşağıdadır.


Değerli arkadaşlar merhaba, yine bir kayyım politikası ile karşı karşıyayız.

Tabi bu kayyım politikasının ifade edildiği gibi bizim Belediye Eş Başkanlarımızın kimi icraatlarından kaynaklı olmadığının bilinmesini isteriz.

Çünkü kayyım sadece bir darbe niteliğinde yapılan bir şey değildir, topyekun bir inkar, imha ve asimilasyon politikalarının gereğince yürütülmektedir ki bu politikalar en son 30 Ekim 2014 MGK kararların da alınmıştır ve buradan içeride ve dışarıda yani yurt içinde ve yurt dışında kimliğini, inancını, kültürünü reddetmeyen kendisini sadece Kürt kökenli değil aynı zamanda Kürt olarak tanımaktan çekinmeyen ve bunda ısrar eden Kürtlere yönelik topyekun bir savaş politikasıdır bu aslında, gerisi bahanedir, gerisi yalandır, iftiradır.

Bunu en iyi aslında bizim bilmemiz gerekiyor. Yani Alevi toplumunun şunu bilmesi gerekiyor; yani bizde de geleneksel inancımıza, inancımızın değer yargılarına sahip çıktığımız zaman kimi asimilasyon politikası olarak dayatılan bazı şeylere karşı çıktığımız zaman bize ne diyorlar; işte ya Ali’siz Alevi diyorlar ya marjinal Alevi diyorlar ya ateist Alevi diyorlar yada işe bunların ülkeyi bölmek için dışarıdan beslenen teröristler diyebiliyorlar yani bunu söylüyorlar çünkü bu politikalara karşı duruşumuzdan kaynaklı olarak kendilerine bu şekilde meşru bir alan oluşturuyorlar.

Şimdi tabi şunu biz parlamentoda sıkça ifade ediyoruz, diyoruz ki siz “Kürt düşmanısınız” hani bunu derken tabi ki icraatın başında iktidarda AKP olduğu için ona söylüyoruz.

Ama aynı zamanda Kürdün kendi kimliğini, inancını, dilini, kültürünü reddeden herkese de bunu söylemiş oluyoruz. Bu sadece AKP’de yok ki CHP içerisinde de var bir bütün olarak İYİ Parti böyle olduğunu zaten kendisi ifade ediyor, işte MHP zaten bu konudaki siyasi ortakları, aynı zamanda parlamento dışında Vatan Partisi gibi kimi faşist yapılar da bu tavır içerisindeler.

Bize diyorlar ki; bizde de Kürt var, biz Kürt düşmanı değiliz, işte, aslında doğru söylüyorlar yani onlarda da Kürt var ama nasıl Kürt var? İşte o asimilasyonu kabul etmiş o asimilasyon politikalarını kabul etmiş ve asimile olmuş Kürtler var. Onlara niye düşman olsunlar ki? Zaten onlar onların safına geçmiş ve o birlikte kendisini asimile edilmesine karşı mücadele eden Kürde karşı birlikte mücadele ediyorlar aslında.

Biz o anlamda şunu söylüyoruz; evet, siz kimliğine, anadiline, inancına, kültürüne, inancını asimile etmek isteyen diyanete karşı çıkan Kürde ve inançsal geleneklerine sahip çıkan Alevi’ye düşmansınız.

Asimile ettiklerinize değil, bu kadar nettir ve bu sadece Alevi, Kürt üzerinden de söylemeyelim, devletin makbul kimliği olan Türk ve Sünni kimliği dışında kalan bütün kimliklere karşı, o kimliklerin asimilasyonuna direnenlere karşı düşmanlık ediyorsunuz elinizde kolay argümanlar var teröristlik gibi bölücülük gibi her şeyde çokça çabuk yaftalayarak bunun üzerinden de kendinize de tabanda oluşturabiliyorsunuz.

Ancak, şunu bilin; sizin bu politikalarınızı kabul etmeyeceğiz, bunlara boyun eğmeyeceğiz, bunları deşifre etmeye devam edeceğiz ve sizin bütün bu politikalarınıza karşı ortak mücadele vermeye de devam edeceğiz.

Demokratik bir cumhuriyet, demokratik bir toplum oluşturana kadar da bu mücadelemiz sürecek, bu da siz dert olsun…