KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU’NDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KONUŞMAMIZ

İstanbul Mv. Ali Kenanoğlu, Karayolları Trafik Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Meclis Genel Kurulu’nda gündeme alınan kanun teklifine ilişkin HDP adına söz almış ve konuyla ilgili partisinin görüşünü yansıtan bir konuşma gerçekleştirmiştir.

Geçmişte deneyimlenen haksızlık ve hukuksuzlukların bugün deneyimlemekte olduğumuz haksızlık ve hukuksuzlukları temize çıkartmasının mümkün olmayacağını ifade eden Kenanoğlu, mücadelelerinin demokrasi mücadelesi olduğunu ve bu sebeple haksızlıklara ve hukuksuzluklara karşı her zaman ilkeli bir tavır sergilemek gerektiğini belirtti.

Torba Kanun yöntemine de değinen Kenanoğlu, kanun yapma yönteminin böyle olmaması gerektiğini, konunun bir torbaya atılmışcasına muhattaplarıyla tartışılmadan torba kanun yöntemiyle Meclis’e getirildiği, fakat böyle olduğu sürece de toplum yararına bir geri gönüşü olmayacağını söyledi.

Kanun teklifinin Binalı Yıldırım açısından seçim kampanyası başlangıcını teşkil ettiğini dile getiren HDP’li vekil, tartışılan kanun teklifinin ranta yol açacağını, hatta ve hatta bunun iktidarın ittifak ortağı tarafından dahi dile getirildiğini ifade etti.


Sayın milletvekilleri,

Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin birinci bölümü üzerinde grubumuz adına söz aldım.
Tabii, burada, öncelikle torba kanunun mantığını eleştirdiğimizi sözcülerimiz de ifade etti. Yani birbirinden bağımsız birçok konunun yeteri kadar kamuoyunda tartışılmaması, konunun STK’ler tarafından ele alınmaması, meslek örgütleri tarafından ele alınmaması ya da muhatapları tarafından görüşlerinin aktarılmadan bir torbaya atılarak oradan da alelacele komisyona getirilmesi, komisyondan da Genel Kurula getirilmesi yani bunun doğru bir kanun yapma yöntemi olmadığını tekraren ifade etmek isteriz. Bu şekliyle yapılan kanunlardan da toplumun hayrına bir şey çıkmayacağını da tekraren ifade etmek gereği, ihtiyacı duyuyoruz. Ve biz, hemen alelacele bütçe görüşmelerinden sonra getirilen bu kanunların da tabii ki bizim açımızdan da bir seçim hazırlığı olduğunu ifade etmek gerekiyor. 
Şimdi, bu kanunların 1’inci maddesinde, ifade ettik, Emniyet teşkilatındaki sandığa zorunluğu üyeliğin, bunun doğru olmadığı ifade edildi, Anayasa’ya aykırılığından bahsedildi. Komisyon Başkanı çeşitli örnekler vererek bunun daha önceki uygulamalarından bahsetti ama şunu tekrar söylemek lazım: Yani bununla ilgili örnekler bunun da kanuna ya da Anayasa’ya uygun olduğunu göstermez, demek ki onlarda da bir problem var çünkü bunda zorunluluk ilkesi olmaması gereken bir durum var. 
Yine, madde 2’de, odalarla ilgili giriş ücretleri ve aidatlar yüzde 2’den yüzde 1 oranına getiriliyor ancak üst sınırda bir değişiklik yok. Bununla ilgili de bir değişikliğin olması uygun olur. 
Diğer taraftan, 3’üncü madde Karayolları Trafik Kanunu’nun… Biz bunu tamamen bir seçim kanunu olarak görüyoruz. Sayın Binali Yıldırım İstanbul’daki adaylığının startını da bu kanunu müjdeleyerek vermiştir yani bunu böyle okumak gerekir. Kendisinin müjdesinden sonra da kanun önümüze geldi ve şimdi de büyük ihtimalle kanunlaşacak. Dolayısıyla bunun bir seçim startından başka bir şey olduğunu söylemek de mümkün değil. 
Diğer taraftan, bu, imar ve Boğaz’la ilgili imar kayıt belgeleriyle ilgili 4’üncü maddede, bu rant uyarısını MHP sözcüsünün dahi buradan dile getirmesi yani ittifak ortağının dahi dile getirmesi manidardır. Evet, burada ciddi anlamda rantla ilgili bir kaygı söz konusudur ve bu kaygıyı burada herkes taşımaktadır. Bunu da belirtmek gerekiyor. “