İlerleyemeyen Aleviler

İlerleyemeyen Aleviler

Girmeye çalıştığımız en azından bir zamanlar girmeye çalıştığımız, ifade ettiğimiz şimdilerde ise Hükümetimizin ‘kullan at’ kapsamında işinin kalmadığı Avrupa Birliği her yıl ilerleme raporu yayınlıyor.
Her yıl yayınlanan ilerleme raporlarında Türkiye’nin demokrasi, insan hakları, özgürlükler, ekonomi, işçi hakları vb birçok konudaki karnesi yazılıyor. AB delegasyonu Türkiye’nin karnesini yazmadan önce birçok konuda kişi ve kurumlardan durumlarına ilişkin bilgiler alıyor ve karneye yazacağı notları belirlemeye çalışıyor. Bu kapsamda biz de Alevilerle ilgili görüşmelerde yer aldık. Her oturumda AB’nin Alevilere T.C Hükümetinin gözüyle değerlendirdiğini ve esasında elde edilmeyen hiçbir kazanım olmamasına rağmen raporda Alevilerle ilgili bölümlerin ya çok az yazıldığı ya da olumlu bir gidişat varmış gibi bir hava estirildiğini söyleyip eleştirilerimizi sıralıyorduk. Bu eleştirilerin etkisinden midir, yoksa artık Aleviler lehine yazabilecek bir kelimenin dahi kalmayışından mıdır bu seneki ilerleme raporunda Alevilerin yaşadığı sorunlara epeyce yer verilmiş.
***
AB ilerleme raporunda Alevilerle ilgili hususlar şöyle sıralanmış;
-Ankara’da bir ilk derece mahkemesi, Alevi ibadet yerleri olan cemevlerinin kurulmasına yardımcı olan bir derneğin yasaklanması talebini reddetmiştir. Bununla birlikte söz konusu karar, Haziran ayında Yargıtay tarafından bozulmuştur.Dava İçişleri Bakanlılığı tarafından yargıya taşınmıştır.
-2012-2013 Eğitim -öğretim yılı için Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Alevi inancı ile ilgili bilgiler içeren yeni din eğitimi kitapları hazırlanmıştır.
-Bununla birlikte ilk ve orta öğretimde zorunlu olmaya devam eden din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri konusunda AİHM’nin Zengin V. Türkiye davasında verdiği karar henüz uygulanmamıştır. Derslere katılmayan öğrenciler, bazı durumlarda, ayrımcılığa uğramışlardır. Din derslerinden muaf tutulan öğrencilere alternatif sunulmamaktadır.
-2009’da Alevilere yönelik olarak yapılan açılım somut bir şekilde devam ettirilmemiştir. Cemevleri resmen tanınmamıştır ve Aleviler, yeni ibadet yerleri açılmasında zorluklarla karşılaşmaktadır.
-Bazı illerde Alevi vatandaşlara ait birçok evin işaretlenmesi ve kendilerine karşı gerçekleşen olaylar Alevileri endişelendirmiştir. Şikâyetler, Alevi dernekleri tarafından savcılıklara iletilmiştir; adli ve idari soruşturmalar devam etmektedir.
-Meclis’te Cemevi açılması talebi, Alevi milletvekillerinin camiye gidebilecekleri gerekçesiyle reddedilmiştir.
– Madımak davasının kapanmasına karşı yapılan gösteride olduğu gibi, Alevilerin tarafından düzenlenen bazı anma törenleri kimi zaman güç kullanması suretiyle polis tarafından engellenmiştir.
-Bazı Aleviler, kamu görevinde ayrımcılığa maruz kalmaktadır.
-Camilerin bu tür masrafları devlet tarafından karşılandığı halde, Aleviler ve gayrimüslim cemaatler, elektrik ve su faturalarını ödemek zorundadır.
-Tüm gayrimüslim cemaatlerin ve Alevilerin, yersiz kısıtlamalar olmaksızın faaliyet gösterebilmelerine yönelik olarak AİHS ile uyumlu bir hukuki çerçeve henüz oluşturulmamıştır.
-Nüfus cüzdanı gibi şahsi belgelerde, bazı ayrımcı uygulamalara ya da İslam dininden başka bir dine geçerek nüfus cüzdanlarını değiştirmek isteyen kişilere yerel görevlilerin baskıda bulunmasına yol açan, dinle ilgili bilgiler yer almaktadır. Kimlik kartlarında din hanesinin bulunmasının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ihlal ettiğine dair AİHM’nin 2010 tarihli kararı hâlâ uygulanmamıştır. (Bahsi gecen karar Sinan Işık isimli Alevi bir şahın nüfus cüzdanındaki dini hanesine Alevi yazılması talebiyle açılmış ve AİHM de Sinan Işık  lehine karara bağlanmış bir davadır)

evrensel – 18 Ekim 2012