Hubyar’ın sıfatları ve “Sultan” kavramı

Hubyar’ın sıfatları ve “Sultan” kavramı

Hubyar Ocağının piri olan Hubyar’la ilgili elimizdeki Osmanlı Devlet arşivlerinde Yar Ahmet oğlu Hubyar’a “Derviş Hubyar”,[1] ismiyle hitap edilmektedir. Amasya Tarihi yazarı olan 1839 doğumlu Tarihçi Hüseyin Hüsameddin Yaşar’ın Amasya şeriye sicillerine dayanarak yazdığı Amasya Tarihi kitabında ise “Hubyar Baba” diye hitap edilmektedir. [2]

Hubyarlılar ve Hubyar Ocağı mensupları ise Hubyar için “Hubyar Sultan” , “Hubyar Derviş” , “Hubyar Dede” , “Hızır Hubyar”, “Hubyar Devletli” gibi isimler kullanmaktadırlar. Bunların içinde en yaygın kullanılanı “Hubyar Sultan”, “Hızır Hubyar” ve özellikle de “Hubyar Devletli” ( Yöresel ağızla “Hubuyar Dövletlü” )  denilmektedir.

Hubyar’la ilgili geleneksel söylencelerin derlemesi olan ilk kitabı Hubyar Ocağı Dedelerinden Bektaş Ali Temel yazmış ve kitabına “ Anadolu Evliyası Hubyar Sultan” ismini vermiştir. [3]

Bu kitaptan sonra yine geleneksel söylencelere dayalı bir kitap yazan Hubyar Ocağı dedelerinden Eraslan Doğanay’da kitabının ismini “Anadolu’da yaşayan Dergahlar / Hubyar Sultan ” koymuştur.[4]

Benim alan araştırmalarına ve arşiv taramalarına dayalı çalışmamın sonucunda İsmail Onarlı ile birlikte yayınladığım kitabımın ismi de “ Hubyar Sultan Ocağı ve Beydili Sıraç Türkmenleri “ ismini almıştır.[5]

2002 yılında arkadaşlarımızla birlikte Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneğini kurup adı geçen kitabımızı da yayınladıktan sonra çok garip bir şekilde bazı kimselerde “Hubyar Sultan” ismine karşı bir alerji oluşmaya başladı.

Sırf kıskançlık ve bunun verdiği karşıtlık yüzünden kurduğumuz Dernek ve yayınladığımız Kitapta Hubyar için kullandığımız  “Sultan”  sıfatını birileri kullanmamaya başladılar. Yüz yılların Hubyar Sultan’ına “Hubyar Derviş” , ubHubyar  “Hubyar Dede” demeyi tercih ettiler.

Osmanlı Hubyar Sultan için asla ve asla “Sultan” sıfatını kullanmamıştır, çünkü Sultan kavramı sadece padişah ve padişah aile bireyleri için kullanılan bir sıfattır.

Derviş sıfatı Bektaşi tarikat yapısında en alt mertebedeki tarikat mensubuna verilen ünvandır. Osmanlı Bektaşiliği kendisine makbul Alevi tarikatı olarak kabul etmiş ve terimlerini de buna göre kullanmıştır. Bu nedenle Osmanlı Hubyar için Bektaşiliğin en alt mertebesi olan “Derviş” lik makamını uygun görmüştür.

Bektaşilikte tarikat silsilesi “Fakir, Derviş, Baba, Halife Baba, Dede Baba” şeklinde yükselmektedir. Derviş sıfatı Bektaşi tarikatının en alt mertebesidir.

Osmanlı’nın Hubyar Sultan için “Derviş” demesi aslında onu en altta bir yerde konumlandırmasıyla alakalıdır.

“Dede” sıfatı ise Pir ve Mürşit’ten sonra gelen bir kavramdır. Yani Hubyar Sultan için “Dede” demek onu Pir ve Mürşit makamlarının altında bir yerde konumlandırmaktır.

Baba ise Alevilikte Dede ye eş değer kullanmakla birlikte Bazı ocaklarda Ocakzade olmayıp icazetle görev yapan Alevi inanç önderleri hizmet sahipleri için kullanılmaktadır.

Şimdi sırf kıskançlık, karşıtlık, ve çekememezlik nedeniyle Hubyar Sultan için osmanlı’nın layık gördüğü en alt mertebe olan “Derviş” sıfatının kullanılması Hubyar Sultan’a Osmanlının baktığı gözle bakmaktan başka bir şey değildir.

Oysa Hubyarlılar Hubyar Sultan, Hızır Hubyar ve Hubyar Devletlü diyerek Hubyar Sultan’ı en yüce makama layık görmüşleridir.

Birileri anlamsız kıskançlıklarının esiri olup Hubyar Sultan Ocağının kurucu Piri Hubyar Sultan için uygun gördükleri dervişlik makamını kullanmaya devam etseler de biz Pirimize halkımızın uygun gördüğü en yüce sıfatlarla hitap etmeye devam edeceğiz.

Hızır yoldaşımız Hubyar Sultan yardımcımız olsun.

Aşk ile.. .

Ali kenanoğlu

21.10.2016

 

[1] Başbakanlık Osmanlı Arşivleri Tapu tahrir defteri Değeryer karyesi – 1574

[2] Hüseyin Hüsameddin Yaşar – Amasya tarihi 3. Cilt s. 295- 299

[3] Bektaş Ali Temel – Anadolu Evliyası Hubyar Sultan – Ceylan matbaası İstanbul

[4] Anadolu’da yaşayan Dergahlar  Hubyar Sultan – Can Yayınları 2000

[5] Hubyar Sultan Ocağı ve Beydili Sıraç Türkmenleri – Hubyar Sultan AKD yayınları – 2002

Yorumlar

yorumlar