Hesap vermeyenlerin hesap sorma hakkı yoktur

Hesap vermeyenlerin hesap sorma hakkı yoktur.

Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin görevden alınması DBP ve HDP’den sonra CHP’li Belediyelere yönelik opersyonların başladığını göstermektedir.

Ortada bir hırsızlık yolsuzluk iddiası varsa bu konuda öncelikle hesap vermesi gerekenler bizzat iktidarın kendisidir, belediyeleridir, yöneticileridir.

Bu operasyonlar Akp’nin sandıkla alamadığı belediyeleri kayyum yöntemiyle ele geçirme operasyonudur. Bu operasyon Man adası belgeleri karşısında zor duruma düşen AKP Genel Başkanının algı operasyonudur.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Belediyelelerine karşı benzer operasyon yapıldığında demokratik kamuoyundan cılız sesler çıkartıldı. Ne de olsa bu Belediyeler Kürt’ün Belediyesiydi.

Ama biz biliyoruz ki bu işler öyle Kürt’le sınırlı kalmaz. Tarihimiz bununla ilgili örneklerle doludur.

Hatta bu konuya ilişkin çok ça hikayelerimiz, fıkalarımız da mevcuttur.

Bu konuyla ilgili bilinen en meşhur hikayeyi bu vesile ile hatırlatmakta fayda var.

 

Ermeni’yi dövdürmeyecektik

Biri Türk, biri Kürt, diğeri de Ermeni olan üç arkadaş bir gün yola çıkıp yürümeye başlamışlar. Ermeni olan aynı zamanda papazmış ve üzerinde de papaz kıyafetleri varmış.

Sıcak yaz günü yolda ilerlerken susamışlar, dilleri damaklarına yapışmış. Etrafta su yokmuş ama yollarının üzerinde üzüm bağları varmış. Bakmışlar susuzluğa çare yok, şu bağlardan birisine girelim de iki salkım üzüm yiyelim demişler.

Bir süre sonra bağın sahibi Türk çıkagelmiş. Üzümlerinin yendiğini görünce çok sinirlenmiş. Pataklamak istemiş bu üç arkadaşı. Ama üçünü birden dövmesi zor tabii…

Birinin kıyafetinden papaz ve Ermeni olduğunu; diğerinin konuşmasından Kürt olduğunu; üçüncünün de Türk olduğunu çakmış hemen. İlk önce gözüne Ermeni’yi kestirmiş. “Ulan” demiş, “Bu Türk’tür benim kanımdandır. Bu Kürt’tür benim din kardeşimdir. Sana ne oluyor da benim üzümümü yiyorsun.” Sonra da bir güzel pataklamaya başlamış papazı. Türk’le Kürt bakmışlar kendilerine çıkan bir fatura yok. Arkadaşlarının yediği dayağı seyretmişler öylece.

Bağın sahibi papazı iki seksen yere serdikten sonra, bu defa Kürt’e dönmüş.“Tamam” demiş “Anladık Müslüman’sın da neden izin almadan bağıma giriyorsun? Bu adam Türk o benim kardeşim de, sana ne oluyor?” Ardından pata küte yere sermiş Kürt’ü de…

Sıra Türk’e gelmiş. “Tamam anladık Türk’sün. Aynı kandanız, aynı dindeniz ama sahibi olmadan başkasının bağına girilir mi” demiş, bir güzel ona da girişmiş.

Türk de yediği yumruklarla yere düşünce Kürt’e dönmüş ve “Biz” demiş “Papazı dövdürmeyecektik.”

İşte böyle sevgili Canlar

Aşk ile

08.12.2017

Ali Kenanoğlu