FETÖ’nün Siyasi Ayağı Hakkındaki Kürsü Konuşmamız


Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. Evet, burada çokça yaşadığımız tartışmalardan bir tanesi FETÖ tartışması. Vallahi, kimse kusura bakmasın, FETÖ’nün tek mağduru siyasi parti HDP’dir. Eş başkanlarımız başta olmak üzere, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ başta olmak üzere milletvekillerimizin, belediye eş başkanlarımızın şu anda hapiste olmasının sebebi FETÖ’cülerin, FETÖ’cü hâkim ve savcıların hazırlamış oldukları iddianameler ve onların vermiş oldukları kararlardır. Şimdi, o süreçte bir Ergenekon davaları vardı “kumpas” olarak da nitelendirilen ve FETÖ deşifre edildikten sonra ya da 15 Temmuz darbe girişiminden sonra bu Ergenekon davaları düştü ve Ergenekon’dan kaynaklı, bu davalardan kaynaklı tutuklu olanların hepsi de serbest bırakıldı. Niye? Çünkü savcılar FETÖ’den tutuklandı, görevden alındı, hâkimler, karar veren hâkimler FETÖ’den dolayı, FETÖ’cü olmaktan dolayı ceza aldılar, görevlerinden uzaklaştırıldılar, gerekçeleri de bunun üzerine kuruldu.

Peki, HDP’nin milletvekillerinin, HDP’nin eş başkanlarının, HDP’nin belediye başkalarının iddianamelerini hazırlayan ve onlara mahkûmiyet kararı verenler aynı şekilde FETÖ’den ceza aldıkları hâlde hiçbir şekilde bu davalarla ilgili geri adım atılmadı, düzenleme yapılmadı ya da bu kumpas da ortadan kaldırılmadı.

Bu da şöyle bir kumpas değerli arkadaşlar: Biliyorsunuz, siz hukuktan, adaletten, demokrasiden uzaklaştığınız sürece darbelerin önünü açarsınız. Bu çok bilinen bir kuraldır yani bunun, böyle, lamı cimi yok ya da bu çok olağanüstü bir bilgi değildir, genel bir kuraldır. Şimdi, biz de şunu söyledik, dedik ki: Bakın, Cizre’de, Sur’da, Silopi’de bu FETÖ’cü generaller, FETÖ’cü askerler ve FETÖ’cü, Özel Kuvvetlerde yer alanlar bir insanlık suçu işliyorlar. Bunu nasıl tanımlarsanız tanımlayın, bir taraftan bir savaş suçu işliyorlar; hani, olayı savaş konseptinde ele alsanız bile, düşman kuvvetleriyle savaşıyor gibi ele alsanız bile bir savaş suçu işliyorlar. Bunlarla ilgili hiçbir şey yapılmadı ve bunların tamamı da aynı şekilde görevde uzaklaştırıldı, ceza aldı.

Şimdi, Millî Savuma Bakanı diyor ki geçen gün yapmış olduğu açıklamada: “TSK’den 16.540 terörist ihraç edildi.” Bahsettiği, Genelkurmaydan FETÖ’den kaynaklı olarak 16.540 teröristin ihraç edildiği. Peki, Millî Savunma Bakanına soruyoruz: Senin bu işte hiçbir sorumluluğun yok mu? Yani, bunlar nasıl gelmişler oraya?

Bakıyorsunuz, Genelkurmay Başkanı, Millî Savunma Bakanı 1973’te mezun olduktan sonra askeriyenin çeşitli kademelerinde görev almaya başlamış ve bugüne kadar da sorumluluk içerisinde çeşitli kalemlerde bunu sürdürmüş, 1973’ten bu tarafa. 16.540 FETÖ’cü teröristin askeriyeye yerleştirilmesinde senin hiçbir suçun yok mu? Bunun hesabını kim verecek? Şimdi, o nedenle, evet, katılıyoruz, bütün bu tartışmalara bir son vermek ve bu işin hakikaten sorumlularının ortaya çıkartılması için bir araştırma komisyonu kurulması gerektiğini biz HDP Grubu olarak defalarca söyledik ve her defasında da reddedildi. Bunun da bu şekilde tartışılmaya devam edileceğinin bilinmesini isteriz.