Erenler Vakfı Cemevi mahkeme kararı ne diyor

Erenler Vakfı Cemevi mahkeme kararı ne diyor

Esenyurt da bulunan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı İncirtepe’deki Cemevinin elektirk giderlerinin diğer ibadethaneler gibi devletçe (Diyanet) karşılanması talebiyle açmış olduğu davayı kazandı ve dava Danıştay’ca da onaylanarak kesinleşti.

Tabi ki bu kararı olumlu buluyor ve Cemevlerinin Cami, Kilise, Havra ve Sinagog gibi giderlerinin Devletçe karşılanmasını destekliyoruz. Laiklik ilkesi yürürlüğe girene kadar eşitliğin tesisi için bunu destekliyoruz, Laikliği ilke edinen bir toplum olarak nihai talebimiz Devletin bütün dinlerden inançlardan elini eteğini çekmesi ve ibadet ile ibadethaneleri sivil hayata terk etmesidir.

Cemevlerinin bu kararla birlikte sonuçları itibariyle diğer ibadethanelere eşit statüde bir ibadethane kapsamında değerlendirilmesi yıllardır mücadelesini verdiğimiz talebin mahkemece kabulü anlamını taşımaktadır.

Peki, mahkeme kararında böyle mi diyor, yani Cemevleri, Camilerle, Kiliselerle, Havralarla ve Sinogoglarla aynı statüde mi değerlendiriliyor.

Kararın gerekçesini oluşturan ve “Türk Milleti Adına” diye başlayan bölümde bakınız bu duruma ne diyor;

“ Cemevinin ibadethane olarak nitelendirilmesi gerektiği, zira Cemevinde İslam dinin tasavvufi bir yorumu olan Alevi inancına mensup kişilerce, dini inançları çerçevesinde, kutsal amaçları doğrultusunda (diğer ibadethanelere altarnatif ve öncelik olmamak kaydıyla) maddi boyutu olmayan ve sadece manevi boyutu olan birçok ibadet yapıldığı, her hafta düzenli olarak, bazen dönemli ve dönemsiz olarak üzere her zaman cemaat şeklinde cem ibadeti yapıldığı, dualar edildiği, Allah ve bütün peygamberler ile peygamber soyu ve ev halkı anıldığı, salavat getirildiği, islami tevhide dayalı “deyiş” diye tanımlanan ilahiler söylendiği, kutsal amaçla semah dönüldüğü, Allah rızası gözetilerek kıyama, rükua varılarak secde edildiği, Kuran-ı Kerim okunduğu, Allah rızası için lokma ve aşure pişirilerek dağıtıldığı, kurbanlar kesilip yenildiği, hayır yemekleri verildiği, yoksulların doyurulduğu, oruç sonrası iftar yapıldığı, inançsal ve ahlaki eğitim verildiği, cenazelerin yıkandığı, cenaze namazı kıldırılarak kaldırıldığı, ve benzeri ibadetler yapıldığı.. “ diye devam etmektedir.

Bu mahkeme kararında dikkat çekici hususlar bulunmaktadır;

  • Aleviliğin tanımı yapılmış ve Alevilik İslam dinin tasavvufi bir yorumu olarak kabul edilmiştir.
  • Cemevlerinin Cami, gibi diğer ibadethanelere altarnatif olmadığı söylenmiş
  • Cemevinin diğer ibadethaneler karşısında öncelikli olmadığı; yani Alevilerin birincil ibadethanesi olmadığı söylenmiş.
  • Cemevlerinde İslami ibadet tarzı olan; ilahiler okumak, kıyama, rükuya varmak, Secde etmek, Kuran-ı Kerim okumak, Cenazeleri yıkamak ve Cenazeleri namaz kıldırarak kaldrmak şeklinde ibadetler olduğu sıralanmıştır.

Bu maddelerde yazan hususlar bizim başından beri itiraz ettiğimiz “Devletin Aleviliği” ni teşkil eden hususlardır. Yani Devletin makul gördüğü olmasını istediği Aleviliktir.

Devlet bize hep “Siz Müslümansınız ve birincil ibadethaneniz Camidir, Cemevi sizin tarikat haneniz, zikir hanenizdir demiştir. Alevilik islamın bir tasavvufi yorumudur tanımı ise Diyanet İşleri Başkanlığının Aleviliği bir mezhep dahi görmeyen yaklaşımının tezahürüdür.

Sonuçları itibariyle bu mahkeme kararına sevindik sevinmesine de mahkeme kararının gerekçesi biz Alevilere asimilasyoncu Devlet zihniyetinin biçtiği dondur.

Bu kararın Alevi kamuoyunca bu şekliyle de değerlendirilmesi gerekmektedir.

Aşk ile

29.07.2017

Ali KENANOĞLU

Ek: Danıştay kararı (5 sayfa)

Yorumlar

yorumlar