Diyanet Ayasofya’nın Cami olarak açılışına CHP’yi davet edip HDP’yi neden davet etmedi?

HDP İstanbul Milletvekili Ali KENANOĞLU, Ayasofya’nın statüsünün değiştirilerek Cami’ye çevrilmesinin ardından, Ayasofya’nın Cami olarak açılışına CHP’nin davet edilip HDP’nin davet edilmemesini değerlendirdi.

Konuya ilişkin konuşma metni ve linki aşağıdadır.


Ayasofya Diyanet İşleri Başkanlığına Devredildi ve 24 Temmuz Cuma günü Devlet erkânının katılımıyla bir açılış töreni yapılacağı belirtildi.

Bu açılışa katılım davetiyeleri de Diyanet İşleri Başkanlığınca davetlilere gönderildi. Diyanet İşleri Başkanlığının Milletvekillerine de Ayasofya açılışı için davetiye gönderdiğini biliyoruz ancak HDP, DBP ve TİP Milletvekillerine böyle bir davet gitmediği de kamuoyuna yansıdı.

Bu Davet ayrımcılığı üzerine konu Mecliste ve meclis dışında da tartışılmaya başlandı. Özellikle Meclisin üçüncüsü partisi olan HDP’ye davet gitmemesi tartışmanın merkezindeydi.

Bu tartışmayı iki boyutta ele alabiliriz;

1) Diyanet İşleri Başkanlığı Anayasal bir kurum olup Cumhurbaşkanlığına bağlıdır. Önceden bir bakana bağlı olan Diyanet en son yapılan Anayasal Değişiklikle Bakanlıktan alınıp doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlandı. Yani mertebesi yükseltildi. Anayasal bir Devlet kurumu olan Diyanet İşleri Başkanlığının partiler arasında hele de seçildikten sonra tüm Milletin vekili olduğu kabul edilen Milletvekilleri arasında ayrımcılık yapması hukuken suçtur. Bu anlamıyla bu kararı kınamak ve bu konuda Diyaneti uyarmak, Hükumeti uyarmak ve eleştirme hakkımız bakidir.

2) Diyanet İşleri Başkanlığının CHP ve İYİ Parti Milletvekillerine davetiye gönderirken HDP’ye yönelik bu tutumunun sebebi nedir ona bakmak gerekiyor.

Birincisi HDP Ayasofya’nın Cami statüsüne çevrilip Diyanete devrine karşı çıkan mecliste grubu bulunan tek partidir. Grubu olmayan TİP ve DBP vardır. CHP Ayasofya’nın Cami statüsüne çevrilip Diyanete devrine karşı çıkmamış hatta bu kararı desteklediğini Mecliste açıkça beyan etmiştir.

İkincisi HDP zaten Diyanet İşleri Başkanlığı kurumuna karşı olduğunu ve bu kurumun lağvedilerek yerine “inanç İşleri kurulu” adı altında Anayasal bir Devlet kurumu olmayan, bütçesi olmayan, Kendisine bağlı İbadethaneler ve din görevlisi olmayan çok yapılı bir kolaylaştırıcı kurum önermektedir. CHP ise Diyaneti biz kurduk asla kapatmayız yaklaşımı içerisinde olması gerektiğini savunan bir partidir. Diyanetin HDP’ye olan husumeti bellidir. HDP Diyaneti kapatmayı bir parti politikası olarak ortaya koymakta Ayasofya kararına ise karşı çıkan tek parti olma özelliğini korumaktadır. Diyanetin HDP Milletvekillerine Ayasofya açılışında davetiye göndermemesinin sebebi budur. Bu sebep HDP’nin Demokratik ve gerçek Laikliği savunmasının bir karşılığıdır.

Hiçbir Demokratik ülkede ve Laikliğin gerçek anlamda uygulandığı ülkelerde Diyanet benzeri bir kurum yoktur, olmaması da gerekir. Ayasofya kararı gibi durumlar işte bu Demokratlığın ve Laikliğin turnusolü olmakta ve gerçekte kimin Demokrasiden ve Laiklikten yana olduğunu da ortaya çıkarmaktadır.

Aşk ile…

Ali Kenanoğlu