Devlet Öğrencilere Burs Değil Borç Veriyor

HDP İstanbul Milletvekili Ali KENANOĞLU, üniversite öğrencilerinin sorunları üzerine Meclis Genel Kurulunda parti grubu adına yaptığı konuşmada; öncelikle ekonomik sorunlarla birlikte, hak ve özgürlükler, bilimsel eğitimin olmayışı ve mezun olduktan sonra iş bulamama gibi sorunlara değinerek, devletin öğrenciye verdiği bursun yetersiz olması bir yana borç olarak verdiği, yurt sorununun devam ettiği ve muhalif öğrencilere yönelik devlet destekli faşist baskıların arttığına dikkat çekti.

Konuya ilişkin tutanak metni ve konuşma videosu aşağıdadır.


HDP GRUBU ADINA ALİ KENANOĞLU (İstanbul)

– Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Üniversite öğrencilerinin sorunları üzerine konuşuyoruz. Tabii, birtakım temel sorunlar var ki bunların başında öğrencilerin ekonomik sorunları geliyor, daha sonra hak ve özgürlükler sorunu. Eğitimin bilimsel eğitim olmaktan çıkartılması ve Türkiye’deki üniversitelerin artık kalitesiz bir eğitim veriyor olması da diğer bir sorun. Üniversite öğrencilerinin mezun olduktan sonra iş bulamama sorunu da en temel sorunlar arasında.

Şimdi, tabii, burada biz şunu ısrarla söylüyoruz yani ucuz eğitim filan değil, parasız eğitim olması gerekiyor. Türkiye’de bir öğrencinin -on yedi yıl- eğitim hayatı boyunca toplam masrafı 600 bin liranın üzerinde. Yani bir öğrenci ilkokuldan üniversiteyi bitirene kadar 600 binin üzerinde bir para harcıyor ve bu durum, birçok insanın çocuklarını okutmaktan imtina etmesine sebep oluyor yani eğitim hakkı gasbediliyor. Artık çocuklarını okullara gönderemediği için, işte, elbise alamadığı için, pantolon alamadığı için intihar etmek durumunda kalan birçok insanla ilgili haberleri sıkça dinliyoruz. O yüzden, biz, eğitimin mutlaka parasız olması gerektiğinin altını bir kez daha çiziyoruz.

Şu anda 1,2 milyon öğrenci devletten borç alarak eğitimini sürdürmeye çalışıyor yani burs filan değil, bildiğiniz borç alıyor ve bu aldığı borç da 550 lira. Yani 550 lirayla ne kadar hayatını sürdürecek, öğrenciliğini ne kadar sürdürecek, bu da ayrı bir tartışma. Çünkü ciddi bir şekilde öğrencilerin barınma sorunu var. Üniversite öğrencilerinin en temel sorunları, barınma sorunu. Bu da aslında bir iktidar politikası çünkü öğrenciler yurt bulamıyor. Yani öğrencilerin yüzde 10’u devlet yurtlarından faydalanabiliyor, bu kadar sayı var. Öğrenciler cemaat yurtlarına âdeta teşvik ediliyor, itiliyor o tarafa doğru. FETÖ meselesinin başımıza nasıl bela olduğunu biliyorsunuz. FETÖ meselesinde FETÖ’cülerin nasıl beslendiklerini; esas, ana beslenme kaynaklarının -hem maddi olarak hem de insan kaynağı açısından- bu yurtlar olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz ve şu anda durum farklı değil yani yine devlet, Hükûmet, iktidar bu çocukların ihtiyaçlarını karşılaması, bunların barınma imkânlarını sağlaması gerekirken, şimdi FETÖ gitti, bunu başka bir cemaate ya da cemaatlere havale etmiş durumda.

Şimdi çocuklar onların yurtlarında, hem kendi ideolojik dünyasına uygun olarak… Hem de kendileri açısında da bir maddi beslenme kaynağı çünkü çok ciddi paralar ödeniyor buralara. O yurtlar, o “özel yurtlar” diye geçen vakıf yurtları da öyle çok ucuz yerler değil.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Tamamlayın Sayın Kenanoğlu.

ALİ KENANOĞLU (Devamla) – Değerli arkadaşlar, tabii, diğer taraftan da kampüsler karakollara dönüştürülmüş durumda. Burada özellikle muhalif öğrencilere yönelik baskılar çok ciddi bir şekilde artmış durumda. Hatta zaman zaman güvenlik güçlerinin organize ettiği faşist grupların özellikle sosyalist yurtsever Kürt öğrencilere karşı saldırılar düzenlediklerini biliyoruz. Bu da okullarda çok ciddi bir sorun olarak karşımızda. Hatta, sınav dönemlerinde özellikle bazı muhalif öğrencilerin evlerine baskınlar ve operasyonlar düzenlendiğinin de bilinmesi gerekiyor.

Diğer taraftan, üniversiteliler, işsizler ordusunu oluşturuyor. Dünya üzerinde yapılan istatistiklerde Türkiye en mutsuz genç nüfusa sahip ülkelerden biri. Gençlerin sorunları hepimizin sorunlarıdır arkadaşlar, bunların araştırılıp çözüme kavuşturulması da hepimizin, en başta da Türkiye Büyük Millet Meclisinin, burada bulunan milletvekillerinin görevidir.

Hepinize saygılar sunuyorum. (HDP sıralarından alkışlar)