Dersim’de ‘Tertele ve güncel siyasi gelişmeler’ konulu söyleşi gerçekleşti

Dersim’de ‘Tertele ve güncel siyasi gelişmeler’ konulu söyleşi gerçekleşti

 PİRHA – Dersim’de Demokratik Alevi Derneği Genel Merkezi’nde ‘Dersim Tertelesi ve güncel siyasi gelişmeler’ konulu söyleşi gerçekleşti. Söyleşide, tertelede yaşananlar ve tertelenin inanç, siyasi boyutuna değinildi.

Dersim DAD Genel Merkezi’nde HDP 25.Dönem Milettevkilleri Ali Kenanoğlu, Çilem Küçükkeleş, HDP PM Üyesi Nesimi Aday’ın katılımıyla ‘Dersim Tertelesi ve güncel siyasi gelişmeler’ konulu panel gerçekleşti.

“İLK DEFA BİR ŞEHİR İÇİN KANUN ÇIKARILDI”
Panelde konuşmacı olan HDP PM Üyesi Nesimi Aday, Osmanlıdan Cumhuriyet dönemine kadar Dersim’de yaşanan katliam süreçleri hakkında bilgi verdi.
Aday, “15 Kasım 1937’de idam edilen Seyit Rıza’ya değinen Aday, Seyit Rıza Dersim’in lideriydi onun için asıldı dedi. Dersim için bir kanun çıkarılıyor, ilk defa bir şehir için kanun çıkarılmıştır” ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti:
“Dersim Alevi Kürt kimliğinden rahatsız olan devlet erkanı soykırım öngörmüşlerdi. Yavuz Sultan Selim Dersim’e girememiş, Türkleri katletmiştir. Soykırımın tasarlandığını görüyoruz. Soykırım kelimesinin ilk çıkışı Dersim’e tam uygundur. Çocuklar evlatlık verilmiş, insanlar sürgün edilmiş, insanlar katledilmiştir.
Organize edilen soykırım 37’den başlayıp 38’e kadar sürdü. Mecliste belgeler var, hiçbirini alamadık. Ama önce elimizdeki belgeler soykırımı niteliyor. Mustafa Kemal’in imzaları vardır. Seyit Rıza asildiktan sonra Seyitli Köprüsünü açmıştır.” 
 “KATLİAM TARİHİNİ ERKEK ÜZERİNDEN TAŞIDIK”
HDP 25.Dönem Milletvekili Çilem Küçükkeleş ise şunları kaydetti:
“Kadınların 38’deki yerine değinen Küçükkeleş, hem erkek üzerinden taşıdık hem de devlet zihniyetiyle taşıdık. 2014 MGK kararlarıyla 1935 kararları arasında fark yoktur. Şu kadar insan ölecek, sürgüne gönderilecek, kentler yıkılacak deniyordu. Basın alt üst edilecek, o gün eşkıya var bugün de hendek bahane edilecek. Mesele eşkıya değildi, şimdi hendek olmaması gibi. Devletin var olan gücüyle topluma saldırması değil demokrat yollarla çözülmesi gerektiği kanısı vardır. Dersim’i anlatamıyorlardı biz de Cizreyi suru anlatamayacağız. Bu inancı bugünlere getiren Alevi kadınlardır. Dersim’in kayıp kızları işte toplanıp yok edildi. Alevi katliamların ortak noktası büyük nüfus kaybı, büyük bir asimilasyon, coğrafyadan uzaklaştırmak en büyük yöntemi barajlar HESler. Daha sıkı bir sıkıyönetim ile karşı karşıya Dersim. Dersim’e geri dönüş eğilimi vardı. Sistem dur dedi, bu coğrafyaya geri dönüp yaşamana izin vermem.”
“KADINLARIN ELİNDEN İNŞAA OLMUŞ BİR DERSİM VARDIR”
Biz Xızır’a inandığımız sürece en demokratik sistemler bile bize karşı çıkacaktır” diye konuşan Küçükkeleş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Doğayla uyum içerisinde yaşayacağımızı kanla çözüm olmadığını bilen bir toplumuz. Bizde ceza sistemi yoktur. Vicdanına, toplumun düşüncesinde mahkum olmak en büyük cezadır. Bir toplum kadının üzerinden şekillenir.
Kadın ayaktaysa birşey yürür. Katliamdan sonra erkeklerin yok olduğu bir coğrafyaya dönüştü. Dersim kadınlarının elinden inşaa olmuş bir Dersim vardır şimdi.
Zarife bu topraklarda ne yaptı ne yaşadı onu bilmek gerekiyor. Alevi kadınları sistemin ahlak anlayışına karşı çıktığı için katledildiler. Ekin Van ve taybet anayı anlatacağız, anlatmaya devam edeceğiz.”
“ALEVİLER, SİSTEM İÇİN DAĞITILMASI GEREKEN TOPLUM OLMUŞTUR”
HDP 25.Dönem Milletvekili Ali Kenanoğlu, “Dersim’in güncel siyasi boyutunu ele alan Kenanoğlu, Dersim’de yaşananlar bilinmiyordu. Onur Öymen in sözünden kaynaklı tartışmaya açıldıktan sonra diğer bölgedeki Aleviler duydu. Batıda yaşayan Kürtler açısından da Kızılbaşlardı ondan soykırıma uğradılar bakış açısıydı” diye konuştu.
Kenanoğlu şunları kaydetti:
“Devletlerin makul vatandaş hattı vardır, bu çizgiye uymayanları katletme çabası vardır. Alevilik muhalif bir yapıdır. Merkezi İslam’a uymayan bir yapıdır. Aleviler sistemler için dağıtılması gereken bir toplumdur. Mezopotamya topraklarında en büyük isyanlar Alevilerin isyanlarıdır. Alevi önderler sadece cem yürüten insanlar değil aynı zamanda siyasi önderlerdir. Cumhuriyet sadece Türk kimliği değil Sünni İslam kimliğiyle buluşmuştur. İkisinden birisi olmazsa makbul kimlik yoktur. Buluşacağımız nokta din millet değildir. Ortak yaşam belgeleridir. HDP’de Seyit Rıza’nın torunları, Şeyh Sait’in torunları beraber siyaset yapıyoruz. Ortak yaşamda HDP-HDK çatısı altında başarıyoruz. Yıllarca bizi bunlar Şafi bunlar Kızılbaş diye ayırmışlardır. Buna karşı ortak mücadele yürütüyoruz.”
DERSİM/PİRHA