Çocukluğumun “Navruz”u günümüzün “Newroz”u

Siz ne dersiniz bilmem ama bizim köyümüzde baharın başlangıcı olan 21 Marta “NAVRUZ” denirdi. Bu günlerde çıkan bir Navruz çiçeğimiz vardı, çocukken dağlardan Navruz çiçeğini toplar, soğanını yerdik, çiçeğin diğer kısmıyla şimdilerde hatırlamadığım bir tekerleme söyleyerek iki avuç arasında çevirir dururduk. Benim çocukluğumda unutulmuş olan ama annemin çocukluğunda hatırladığı bir navruz geleneği ise; Navruz çiçeği toplanır, bilezik, küpe, yüzük vb. kıymetli eşyalarla birlikte bir küpe atılarak bir kısmet oyunu oynanırmış.  Bizde Baharın gelişini kutsamak için yapılan cemler vardır, biz bu cemlere doğrudan navruz cemi demeyiz ama birçok Alevi bölgesinde ise doğrudan “Navruz Cemi” denilerek yapıldığını biliyorum. Trakya’da, Bektaşilerin de Navruz Cemi yaparak doğanın yeniden doğumunu dualarla karşıladıklarına tanık oldum.

Navruz’un her toplum için farklı anlamlar içerdiğini biliyoruz. Kimisi 5 bin yıllık Türk geleneği diyerek kendine patentlemeye çalışsa da gerçek olan yaşanandır. Navruz Mezopotamya, Ortadoğu ve Asya Coğrafyasında halklar tarafından binlerce yıldır kutlanan bir gün olmuş. Aleviler de Türkler de kusura bakmasınlar, Kürtler bu günü tüm yasak ve engellemelere rağmen kutlamakta direnmeseydi hepimiz unutmuştuk. Unutmayanlar ise çok fazla önem atfetmeden gereğini yapıp geçip gidiyorlardı. Navruz’un anlamı Kürt halkı için çok başka, bizdeki gibi sadece baharı işaret etmiyor; kurtuluş, direniş, mücadele ve var olma günü olarak kutlanıyor. Kürtler bu bayramı o kadar güzel, o kadar coşkulu, o kadar sahiplenerek kutluyorlar ki, yaşlısı bile, bir çocuğun duyduğu sevinci, heyecanı duyuyor.

Bize sadece “Newroz Piroz Be” demekten başka bir şey kalmıyor.

Cümlemize kutlu olsun

Aşk ile…

Ali Kenanoğlu

21 Mart …..

 

Yorumlar

yorumlar