Kenanoğlu, Cezaevinde Tutuklu Bulunan PSAKD Sarıyer Şube Başkanı Zeynep YILDIRIM’a Yapılan Baskıları Meclis Gündemine Taşıdı.

HDP İstanbul Milletvekili Ali KENANOĞLU, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Sarıyer Şube Başkanı Zeynep YILDIRIM’ın kendisine cezaevinden gönderdiği 12/01/2019 tarihli mektubunda anlattığı, gözaltına alınması, haksız tutukluluğu, cezaevi sürgünü ve cezaevinde yaşadığı baskıları Meclis gündemine taşıyarak, yanıtlanması istemiyle Adalet Bakanı Abdülhamit GÜL’e soru önergesi verdi.

Soru önergesi metni aşağıdadır.


 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

  

Aşağıda belirtilen soruların Adalet Bakanı Abdülhamit GÜL tarafından anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 96. ve 99. maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

 

                                                                                                                  

 

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Sarıyer Şubesi Başkanı Zeynep YILDIRIM 26/07/2018 tarihinden bu yana tutuklu bulunmaktadır. 9 ay Silivri cezaevinde kaldıktan sonra hiçbir açıklama yapılmadan zorla Gebze cezaevine sürülmüştür.

Zeynep YILDIRIM, gözaltına alınması, haksız tutukluluğu, cezaevi sürgünü ve yaşadığı baskıları cezaevinden gönderdiği 12/01/2019 tarihli mektupla tarafıma bildirmiştir.

Zeynep YILIDIRIM, Silivri Cezaevinde tutuklu iken 22/03/2019 tarihinde aniden gardiyanların geldiğini, ne olduğunu anlamadan üzerine gardiyanların atlayıp yere yıktığını, sürüklenerek ring aracına bindirildiğini, kendisine hiçbir açıklama yapılmadığı ve tüm eşyalarının Silivri hapishanesinde bırakılarak yanındaki kanser hastası Mesude Pehlivan ile birlikte zorla Gebze cezaevine getirildiğini belirtmektedir.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Sarıyer Şubesi Başkanı Zeynep YILDIRIM, başkanlığı sırasında birçok kez tehdit ve baskılara maruz kaldığını, Dernek nezdinde bulunan Armutlu Cemevi’ne yapılan baskın sonrasında gördüklerine inanamadığını, Aleviler için kutsal sayılan bir mekana idrar yapıldığını, duvarlarına üç hilal yapılarak küfürler yazıldığını, eşyalarının kırılıp döküldüğünü tekrar hatırlatmaktadır.

Yapılan bu saldırının, saygısızlığın, aşağılamanın sadece kendilerine yönelik değil tüm Alevilere yapılmış olduğunu duyurmak için bir basın toplantısı düzenlendiğini, basın toplantısından bir gün sonra gece 01.45’de kapısının çalınarak, uzun namlulu silahlar ve kar maskeli polislerce evine girilerek eşyalarının adeta talan edildiği,  daha sonra gözaltına alınarak, 4. gün sonunda savcılığa çıkarıldığı ve mahkemece tutuklanarak Silivri Cezaevine gönderildiğini anlatmaktadır.

Zeynep YILDIRIM tutuklandığı günden beri iddianamesi hazırlanmadığı gibi neyle suçlandığını dahi bilmemektedir. Tüm bunlar bir yana hapishanede ise başka baskı ve işkenceler devam etmektedir.

Silivri cezaevinde, kendi paraları ile aldıkları yiyeceklerin arama adı altında çalınır gibi alınıp götürülmesi, ailelerinin kendilerine getirdiği kıyafetlerin kış ortasında zorla alınması gibi uygulamalara karşı çıktıkları, mantıklı açıklama istedikleri için, aile ile görüşmeme, mektup yazmama, haftada bir telefonla görüşmeme de dahil aylara varan hücre cezası verildiği,

Gebze hapishanesindeki 10 aylık sürede ise, 6 Aralık tarihine kadar önemli bir sorun yaşanmadığı, ancak, 6 Aralık günü koridorda seslerin yükseldiği, 5 kişilik koğuşlarına 30-40 kişilik bir gardiyan grubun girdiği, kendisini sürükleyerek merdivenlerin başına getirdikleri, merdivenlere çarptırılarak sırtüstü aşağı indirildiği, soğuk havada havalandırılmaya atıldığı, diğer iki arkadaşının da sürüklenerek havalandırılmaya atıldığı, burada kapı kilitlenerek bir buçuk iki saat bekletildikleri,

O esnada koğuşta, tüm özel eşyalarının askerlerle birlikte talan edildiği, kitaplarının, defterlerinin, resimlerinin ve mektuplarının alınıp götürüldüğü, Alevilikle ilgili yaptığı çalışma notlarının birçoğunun yırtıldığı, bir kısmının yok edildiği, çamaşırlarının, resimlerinin ve yazılarının yerlerde olduğu,

İdare tarafından alınan eşyaların, defter, kitap ve mektupların incelenip geri verilmesi gerekirken hala iade edilmediği, araştırma konuları için kitaba ihtiyaç duyulduğu, tüm bunlar yetmiyormuş gibi haklarında soruşturma açıldığı ve hücre cezası verildiğini belirtmektedir.

Şimdi ise yeni bir hak ihlali ile karşı karşıya kaldıkları, önceleri iki defa gardiyan araması ile hastaneye, mahkemeye gidebiliyorken, yeni uygulama ile onur kırıcı bir şekilde asker aramasına tabi tutuldukları, 7 Ocak’ta görüşe çıkıldığında ise, alınan eşyalarının geri verilmesi ve keyfi uygulamalara son verilmesi için protesto amaçlı iki arkadaşının yere oturduğu, ancak, arkadaşlarının oradan alınıp daha sonra koğuşa neredeyse nefesleri kesilmiş halde ve kıyafetleri yırtılmış durumda getirildiğini ifade ederek, tüm bu yaşananlara ve haksızlıklara bir an önce son verilmesi çağrısında bulunmaktadır.

Bütün bunlara göre;

  • İdare tarafından alınan özel eşyalar, defterler, kitaplar ve mektuplar neden geri verilmemektedir?
  • Zeynep YILDIRIM ve arkadaşlarına bu uygulamayı yapanlar hakkında bir soruşturma başlatılacak mıdır?
  • Cezaevlerinde süregelen bu hak ihlallerinden Bakanlık olarak haberdar mısınız? Haberiniz var ise bu uygulamaların durdurulması için ne tür önlemler alınacaksınız?