Bölücü Aleviler

Bölücü Aleviler

Başbakan Erdoğan 25 Ocakta Kanal 24’te katıldığı bir TV programında gündemdeki konuları değerlendirirken,  “Almanya’da mezhebi olarak Türkiye’yi bölmeye çalışan yapılanmalar var. Almanya bunu destekliyor, parasal olarak da destekliyor. Söyleyince rahatsız oluyorlar. Şubat ayında ziyaretleri var. Bu konuyu tekrar kendileriyle konuşacağız” dedi. Başbakanın kastettiği Almanya’daki ‘Mezhebi Bölücülerin’ Aleviler olduğu konusunda hiç tereddüdümüz yok. Yüce basınımız bu konuyu duymazlıktan gelse de bu önemli bir ifade ve ülkemizin 2023 hedefinde Alevilerin olduğunun da açık göstergesiydi.
Olur ya hani Kürt sorunu yeni anayasa ile birlikte bir çözüme kavuşursa ülkemize yeni bölücüler ve yeni teröristler gerekecek. Bunlar şimdiden Başbakan tarafından ilan edildi. Almanya’da ve tüm Avrupa’da faaliyet yürüten Alevilerden duyulan rahatsızlığın ne olduğuna da bir bakmak gerekir. Zira o zaman Başbakanı biraz daha iyi anlamış olacağız.
1-Avrupa’da yaşayan Aleviler çok güçlü bir örgütlenme içindeler. Kitlelerine hakim,  istedikleri ve doğru işlerde anında bu kitleyi sokağa dökebiliyorlar.
2-Ekonomik dayanışma içindeler, hemen hemen her bölgede kendilerine ait binaları ve binalarda inançlarını, kimliklerini geleceğe aktarabilecekleri ‘Alevi Kültür Merkezleri’ var.
3-Türkiye’deki siyaseti yakından takip ediyorlar. Müdahil olmaya çalışıyorlar ( Bu konuda biz Türkiye’deki Aleviler dahi çoğu kez rahatsız oluyoruz)
4-Başbakan Erdoğan’ın ileri demokrasisinin Avrupa’da foyasını ve maskesini ortaya dökmede çok önemli rol oynuyorlar. (Bkz. Bochum ve  “Steiger Award” ödülü Erdoğan’a verilmesinin iptali)
5- Tüm Avrupa’da ve Almanya’nın birçok eyaletinde Aleviliği bir inanç olarak kabul ettirdiler, Alevilik derslerinin okullarda bağımsız bir ders olarak okutturulmasını sağlıyorlar.
6- Diğer tüm inanç örgütlenmelerine tabii ki Sünni örgütlenmelere de sağlanan olanaklardan eşit bir şekilde faydalanıyorlar.
7- Ekonomik güçlerini kendi toplumu için harcamaktan çekinmiyorlar. Alevilere ait TV’ler Avrupa örgütlenmeleri desteği ve/veya organizasyonu ile kuruldu.
8- Türkiye’deki Alevilere örgütlü mücadele ile sonuç alınabileceği konusunda örnek teşkil ediyorlar. Türkiye’deki Alevilerin yürüttüğü birçok demokratik mücadelenin ya bizzat içindeler veya Türkiye’deki Alevilere bu konuda destek oluyorlar.
9 – Sivas Madımak Katliamı, Gazi Katliamı, Maraş Katliamı gibi yakın dönem katliamlarında Alevilere maddi manevi destek oldular, davalara bizzat katıldılar. Türkiye’deki bazı önemli cemevlerinin yapımına maddi destek sundular.
10- Avrupa Alevi örgütlenmesi Türkiye’deki gibi çok parçalı değil, çünkü tabana dayanmayan ve Alevileri çok parçalı göstermeye çalışan yapay örgütlenmeler Türkiye’deki gibi devlet destekli kurulmadığı veya devlet desteği alamadığı için ayakta duramıyorlar.
11- Türkiye’deki Aleviler üzerinde yürütülen ve kısmen başarıya ulaşan “asimilasyon ve milliyetçileştirme” politikalarından uzaklar, dolayısıyla Avrupa’daki demokratik kurumlarla bağ kurmada, ortak mücadelede çekince görmüyorlar.
12- Alman toplum yapısı ve bir arada yaşam konusunda Sünni yapılar kadar sorun yaşamıyorlar. Yeni kuşak Aleviler Avrupa siyasetinde etkin rol oynamaya başladılar.
Bütün bunlar Türkiye Cumhuriyetinin ezber aklının ve Tayyip Erdoğan’ın yeni devlet düzeninin fena halde canını sıkıyor.

Evrensel Gazetesi /  07  Şubat 2013