Bizim Köylü Kurnazlarına Üç Tek Söz

Bizim Köylü Kurnazlarına Üç Tek Söz

Yine en başta dava dilekçelerinde yazılanların Köy Derneği Yönetiminin ve dilekçede imzası bulunan Avukatın bilgisi dahilinde olmadığını bildiğimi belirterek başlamak istiyorum.

Olanları şöyle kısaca bir hatırlarsak; Köy Derneği Hubyar ismini ticari marka olarak tescil ettirmek için Türk Patent Enstitüsüne müracaat edip gizli saklı bir şekilde bu tescili yaptırmıştı.

Söz konusu tescili yaptıran köy derneğinin bu işlemine karşı Hubyar Köyü Muhtarlığı tarafından “tescilin iptali” istemiyle dava açılmıştı.

Köy Derneği dava dilekçesine verdiği 27.12.2019 tarihli cevap dilekçesinin 8. Maddesinde bizzat şahsımı hedef almış ve tescile itiraz edenlerin HDP’li olduğu söylenip şahsıma yönelik sataşma ve hakaret içeren ifadelerde bulunmuşlardı.

Bu iftira ve sataşmalara yönelik cevabımı bir video mesajıyla muhataplarına iletmiştim.

Bu defa Köy Derneği 27.01.2020 tarihinde mahkemeye bir dilekçe daha vermiş ve bu dilekçede de yine iftiralarına devam etmişlerdir.

İlginç olan Derneğin bu defaki dilekçesinde “BİZİM ALİ KENANOĞLU’NA YÖNELİK BİR İTHAMIMIZ OLMAMIŞTIR” diyerek yalanlarına devam etmişlerdir.

Bu dilekçelerinde benim videolu verdiğim cevapta “ bu Devletin savunulacak bir yanı yok, hatta biz bu Devlete karşı mücadele etmeliyiz” dediğimi söylemişlerdir.

Oysa ben; Devletin değerlerinin demokratik ve Laik değerler olmadığını, mücadelemizin Devletin değerlerini demokratikleştirme üzerine olduğunu ve bu Devletin demokratik ve Laik bir Cumhuriyet olması için demokratik yollarla mücadele vermemiz gerektiğini söylemiştim ki video kaydı olduğu gibi durmaktadır. Bu sözler bizim meclis kürsüsünden de defalarca söylediğimiz sözlerdir. 

Gerçek buyken bilinçli bir şekilde bu sözlerimi bu şekilde sunmalarının yani bu köylü kurnazlığının iki amacı bir de göstergesi vardır; Birincisi davayı kazanmak için her türlü yalan ve iftirayı mübah görmek, İkincisi de şahsıma yönelik bir soruşturma açtırma gayretidir. Bu yapılan ise yaptıkları işi savunamayacak kadar acze düşmüş olduklarının bir göstergesidir. Bu yaptıkları şahsımı işin içine katarak benim siyasi muhalifliğim üzerinden iktidara selam çakma ve belki bu yolla kendilerinin bile savunamadıkları davayı kazanabilme umududur. 

Kaldı ki bu dilekçeyi yazanlar, “Devlete karşı mücadele” vermekle “Devletin değerlerine (demokratik ve laik olmayan değerler) karşı demokratik yollarla mücadele” vermek arasındaki farkı çok iyi bilecek kadar siyasi ve hukuki bilgiye sahiptirler. Kasten yapılan bu yalan, bir cahillikten değil, bilinçli, maksatlı bir iftiradan, çirkin bir köylü kurnazlığından ibarettir. 

Şimdi size bu konuyla ilgili belgeleri de yayınlayıp konuyu kapatacağım. Takdir Hubyar ve Alevi kamuoyunundur. 

29.01.2020

Saygılarımla

Ali KENANOĞLU

 

1- Köy Derneğinin 27.12. 2019 tarihli dilekçesindeki şahsımla ilgili 8.madde

2- Köy Derneğinin 27.01.2020 tarihli dilekçesindeki şahsımla ilgili 8. Madde 

3- Cevabi video mesajım

Önce şahsım hakkında dava dilekçesine bunu yazanlar sonra da “BİZİM ALİ KENANOĞLU’NA YÖNELİK BİR İTHAMIMIZ OLMAMIŞTIR” diyebilmişlerdir.

Benim açıklamam altaki videodadır. Bu açıklama şahsıma yönelik iftira ve ithamların dava dilekçesinde yer alması üzerine bir cevap açıklamasıdır.

 

Ben zaten açıklamamın başında amaçlarının beni köydeki iç çekişmelerin içine çekmek ve buradan iktidara yaranacak bir sonuca varmak olduğunu söylüyorum.

 

Şunu unutmayın ki bu günlerde geçecek ve tarih herkesi hakettiği yere not edecektir. Tıpkı Hubyar Sultan’ı Osmanlıya şikayet edip sonra da atını taşlayanlar gibi, tıpkı Pir Sultan Abdal’ı Osmanlıya şikayet eden Hınzır Paşa gibi, herkes bu toplumun tarihinde hakettiği yeri alacaktır ki tarihimiz böyle çokça örneklerle doludur.