Bizim hesaptan düş Başbakan

Bizim hesaptan düş Başbakan

Gezi Parkı direnişi esnasında polisin estirdiği şiddet neticesinde öfkelenen kalabalıkların Taksim’e girmesiyle birlikte yaşanan öfke patlamasıyla polis araçları ve polisleri taşıyan birkaç otobüs, NTV medya kuruluşlarına ait canlı yayın aracı tahrip edildi, bu direnişe destek eylemlerinde de yine polisin kışkırtıcı ve çileden çıkartan tavrı karşısında tahrip edilen çeşitli araç ve gereçler oldu. Kimi eylemciler bunların bizzat sivil polisler tarafından yapıldığını iddia etse de bunu ispat edebilecek bir verimiz bulunmamakta.

Başbakan, Gezi Parkı direnişi ve polis saldırısı sonrasında oluşan olayların ilk birkaç günlük bilançosunu açıklarken, “89 polis aracı, 42 özel araç, 4 otobüs, 18 belediye otobüsü, 4 bina, 99 işyeri, 4 bize ait bina yakılıp, yıkıldı” diyor ve ekliyor: “Milletin, esnafın camını, çerçevesini indirenler ne hakla indiriyor? Kim ödeyecek şimdi onların paralarını? Onlar mı ödeyecekler? Tüyü bitmemiş yetimin hakkı var burada. Yine, oranın camını çerçevesini bu hükümet ödeyecek, bu devlet ödeyecek.”

Bu olayların başlangıcından bu hale gelmesinin sebebi Başbakanın olaylara karşı tutumu, çapulcu yaklaşımlarıdır. Bu gerçeği kabul etmeyen sağır sultan kalmadı. Gelinen noktada iki kişi polis tarafından öldürülürken, 5 bine yakın yaralı var ki bunların içinde durumu kritik olanlarla gözlerini kaybetmiş ve kalıcı sakatlıklara maruz kalanlar da var.

Şimdi Başbakan bunları bir kenara bırakıp işi mal mülk hesabına dökmüş, vay efendim bunlarda tüyü bitmemiş yetimin hakkı varmış. Bizim Aleviler olarak bu ülkeden taa kuruluşundan bu tarafa çok alacağımız var, ödediğimiz vergilerden inançsal olarak bir kuruşluk hizmet almadığımız gibi sizin muhafazakar dindar ve kindar nesliniz için de para ödüyoruz. Şimdi bu direnişte devletin mal mülk kaybı neyse hesabını kitabını çıkartın ve bizim hesaptan düşün. Üstünü sorarsan helal etmiyoruz, hakkımızı yiyenlere haram, zehir zıkkım olsun.

Başbakanın evde tuttuğumuz en az yüzde 50 var demesinin AK Parti seçmenleri ne zaman kendilerine yapılmış bir hakaret olduğunun farkına varacak bilemiyorum ancak sosyal medyada eğlencelik bir konu halinde ele alındığını görüyorlardır herhalde.

Taksim Gezi Parkı direnişinin malum yandaş basınca din düşmanı grupların eylemi olduğu ve Kandil gecesi camiye gidenleri provoke edeceğine dair haberleri de ibretle okuduk. Bu ülkede muhafazakar kesimi ayaklandırıp Alevilerin, solcuların üzerine salmakta en etkin yöntem olan ‘camiye, cami cemaatine’ saldırdılar yalanını işlemekten bile geri durmadılar. Kandil Gecesi yaşananlar da son oyuncaklarının da ellerinden alındığının bir ispatı oldu. Kolay değil Maraş’ta Çorum’da Sivas’ta yaşanan katliamların en önemli provokasyonu ‘camiye saldırdılar’dı. Taksim Gezi direnişi bu ülkede çok şeyi değiştirdi bile, bu direnişten ne çıkacak diyenlere bu çıkanlar bile oldukça önemli bir kazanım olduğunu hatırlatmak isterim.

Evrensel Gazetesi /  07 Haziran 2013