Bekir Bozdağ ve alevilerin tepkisi

Bekir Bozdağ ve alevilerin tepkisi

50. Ulusal, 24. Uluslararası Hacı Bektaş Veli’yi Anma ve Kültür Sanat Etkinliklerine davet edilen ve Hükumeti temsilen katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, etkinlik alanını çeviren kişilerce uzun süre yuhalanarak protesto edilirken, konuşmasını bitirdikten sonra da fiziki saldırıya uğrayarak darp edilmeye çalışıldı.
Bu darp edilme girişimi sonrasında Alevi kurumları olayı kınayan açıklamalar yaptılar. Ben hemen olayın akabinde twitter hesabımdan olayı kınadım, Hacıbektaş’taki Hacı Bektaş Derneği aynı gün basın açıklaması yaparak saldırıyı kınadı.
Bu kınamalar üzerine bu sefer de bize, yani saldırıyı kınayanlara tepki gösterenler oldu. twitter ve facebook ile bazı e.posta gruplarında saldırıya methiyeler dizenler ile saldırganı kahraman ilan edenlere rastladık.
Hacıbektaş etkinliklerine davet edilerek gelen bir konuğa fiziki bir saldırı düzenlenmesinin neresi övülecek bir davranıştır aklım almadı. Davet edilen konuğa beklenmedik bir anda yumrukla saldırmanın neresi kahramanlık çözemedim. Bu aciz olaydan medet uman ve o saldırganı kahraman ilan edenler nasıl bir Alevi hassasiyeti taşıyor bilemedim.
Hâce Bektaş’tan Hacı Bektaş’a isimli yazdığım yazıya da benzer tepkiler gösterenler oldu. Tepkilere, eleştirilere eyvallah ancak hakarete asla müsaade etmeyiz. Hâce Bektaş veya Hacı Bektaş, her ikisi de kullanılabilir, illa böyledir diye bir takıntı içinde değilim, konu zaten araştırmacılar arasında tartışılan bir konudur. Ancak yazıda da bahsettiğim gibi ben Hacı Bektaş üzerinden yapılan asimilasyona dikkat çekmek ve bu durumu eleştirmek için o yazıyı yazdım, o başlığı koydum.
Konumuza gelirsek Hâce Bektaş anma etkinliklerinin yıllardır siyaset arenası olmasından şikayet ediyoruz. Bu etkinlik Hâce Bektaş felsefesine, inancına uygun bir zeminde yapılmıyor. Siyasi şov meraklıları ve bu merakın askerleri etkinlik alanını önceden çevreliyorlar ellerinde bayrakları sloganları kimleri yuhalayıp kimleri alkışlayacakları belli.  Alevi kurumları artık o alana itibar etmiyor bazı yönetici arkadaşlar protokol kısmında oturmuyor o kadar, kitlelerini oraya taşımıyorlar. Halk derseniz bir kısmı o siyasi askerler yüzünden alana yaklaşamıyorlar çoğunluğu da işin resmi kısmında değiller,  kurbanlarını kesip, ziyaret yerlerini ziyaret etmekle meşgul oluyorlar. Dolayısıyla alan siyasi partilerin askerlerine kalıyor. Onlar da davet ettikleri konuklara veriyorlar yuhalamayı, arada fırsat bulup iç kısma girenler de acizce davet ettiği konuğuna yumruk sallıyor işte. Kimileri de bununla övünüyor.
Hâce Bektaş etkinliklerinde Hâce Bektaş’ın soyundan gelen ve bugün o makamı temsil eden Mürşit Veliyettin Hürrem Ulusoy yok sayılıyor, anma etkinliğinde hiçbir inançsal program yok. Etkinliğin açılışı Veliyettin Efendinin gülbangiyle değil resmi devlet töreni uygulamalarıyla başlıyor. Protokol gereği gelenekten ötürü Dergah ziyaret ediliyor. Her yıl verilen Dostluk ve Barış Ödülü de sıradan bir hale sokulup vasatlaştırıldı. Alan içinde veren için de bir değeri karşılığı kalmadı.
Çözüm Hacı Bektaş Veli anma etkinliklerinin Belediye etkinliği olmaktan kurtarmaktan geçmektedir. Sivil ve inançsal kimselerden oluşan bir tertip komitesinin bağımsız bir çalışmasıyla siyasi arenadan uzak tutularak inançsal öğelerle bezenmeli ve kapsayıcı olmalıdır.

Evrensel Gazetesi /  22 Ağustos 2013