Başbağlar Katliamı’nı Lanetliyorum

Tıpkı Sivas Madımak Katliamı, Maraş Katliamı, Çorum Katliamı gibi failleri, esas sorumluları açığa çıkarılmayan; göstermelik yargılamalarla geçiştirilen katliamlardan bir tanesi de Başbağlar Katliamı’dır.

Katliam yerine 25 kilometre ötede bulunan jandarmanın olay yerine neden 14 saat sonra geldiği, katliam yerinde bulunan 558 kovanın neden balistik incelemeden geçirilmediği hala gizemini korumaktadır. 

33 kişinin yaşamını yitirdiği Başbağlar Katliamı 26. yılında meclis sıralarından HDP Mv. Ali Kenanoğlu tarafından lanetlendi. 

Konuya ilişkin konuşması sırasında, Başbağlar Katliamı’nın mevcut iktidar döneminde, 2013 yılında, zaman aşımına uğradığını ifade eden Kenanoğlu, katliam mağduru ailelerin katliamın araştırılması adına meclis araştırma komisyonu kurulması yönündeki talebinin de yine mevcut iktidar tarafından reddedildiğini hatırlattı.



5 Temmuz 1993 yılında karanlık odaklar tarafından gerçekleştirilen Başbağlar Katliamı’nın yıldönümündeyiz.

Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde bulunan Başbağlar Köyü’nde 5 Temmuz 1993’te 33 köylünün yaşamını yitirdiği bir katliam gerçekleştirilmiştir.

Köye 25 km ötede bulunan jandarmanın, olay yerine neden 14 saat sonra geldiği; yine olay yerinde bulunan 558 kovanın neden balistik inceleme sürecine tabi tutulmadığı hala gizemini korumaktadır.

1994 yılında Erzincan DGM’de başlayan Başbağlar Katliamı duruşmaları, ailelerin sürgün olarak nitelendirdikleri İzmir DGM’ye taşınmış, 1998 yılında dava takipsizlikle kapanırken, 2013 yılında (mevcut iktidar döneminde) zaman aşımına uğramıştır. Yine, 2013 yılında katliam mağduru ailelerin meclis araştırma komisyonu kurulması talebi reddedilmiştir.

Olaylarda tetikçi olduğu iddia edilen 20 kişi yargılanmış, fakat olayın gerçek organizatörleri ve faillerine dair en ufak bir inceleme başlatılmamıştır.”

Davanın hakimlerinden Şakir Kadıoğlu, yıllar sonra şöyle bir itirafta bulunmuştur: “Katliamdan dolayı tutuklananların olayla hiçbir ilgisi yoktu.”

Özel timci Ayhan Çarkın, yaptığı açıklamalarda Başbağlar ve daha pek çok katliamda yer aldığını itiraf etmiş olmasına rağmen katliamın aydınlatılması yönünde herhangi bir girişimde bulunulmamıştır.

Katliamı lanetliyor, acılı ailelerin üzüntüsünü paylaşıyorum.”

(Not: Açıklamanın son kısmı süre yetersizliğinden konuşmada yer alamamıştır.)