Ayasofya Kararı Tartışmalı Bir Karardır!

Can TV’de, Ayasofya Müzesinin ibadete açılması üzerine değerlendirilmelerde bulunduk.

Konuşma metni ve videosu aşağıdadır.


Ayasofya kararı oldukça tartışmalı bir karar. Bir çok yönüyle değerlendiriliyor, hem Türkiye’de hem Dünya kamuoyunda.

Bir defa olayın bir boyutu iktidarın kendi tabanını kemikleştirme, safhında tutma, muhafazakar, milliyetçi kesime selam çakma üzerinden değerlendirilebiliyor ki bu doğrudur.

Bir taraftan, Türkiye’de ki ekonomik gidişatın oldukça kötü olması ve bu ekonomideki kötülüğün artık TÜİK ile şişirilmiş rakamlarla istatistik kurumlarının bile şişirilmiş rakamlarla açıkladıkları sonuçlar bile insanlara artık inandırıcı gelmiyor.

Dolayısıyla, bu ekonomik gidişatın, kötü gidişatın karşısında, yeni hamleler -hani ekonomik hamleler değilde- işte kendilerini destekleyecek bir takım hamlelere ihtiyaç duyulması yönünden tartışılıyor, buda doğrudur.

Bir taraftan da aslında milliyetçi, muhafazakar kesimin hayali olan, arzusu olan, yılarca -kendi söylemleri ile söylüyorum- örneğin Mecliste İyi Parti Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Ağıralioğlu bir konuşma yapmıştı bununla ilgili olarak, bu Ayasofya konusu ile ilgili -kendisi daha önceki Alperen Ocaklarının Genel Başkanlığını yapmış birisi- ve şunu söyledi; ” biz yıllarca bunun hayalini kurarak, bunun mücadelesini yaparak” dedi “bu günlere geldik”.

Yani dolayısıyla buradan da bir şey var kendi yürütmüş oldukları bu kuşağın, bir çoğu siyasette etkin olan kuşağın bir çoğu gençken hakikaten Ayasofya’nın camiye çevrilmesi konusunda eylemler, mitingler, etkinlikler vb. şeyleri yapmış kuşak, dolayısıyla kendi mücadelelerinin gereği olarak da bir taraftan bunu yerine getirdiler.

Yani çok boyutlu okunabilir, en nihayetinde şu; Türkiye açısından özellikle, inançlar açısından oldukça kötü bir karar, şu anlamda; hani Ağıralioğlu’nun konuşmasını dinlerken kendi ruh halini hiç unutmam ben örneğin, şunu düşündüm orada; yani bir inancı düşünün, bir inancın mensubunu, yıllarca hayali başka bir inancın ibadethanesine gidip ibadet etmek! bu nasıl bir hayaldir? Bu nasıl bir bakış açısıdır? Çok enteresan bir şey! Hani bana hayalin nedir? diye sorsalar – bir Alevi olarak- herhalde gidip Hacı Bektaş Dergahında gidip ibadet etmek olur hani başka bir şey olmaz.

Şimdi tutup adamın bütün hayali yada bu belirli bir kuşağın bütün hayali Ayasofya’da namaz kılmak üzerine kurulu -bir başkasının ibadethanesi, bunu onlar yapmışlar, onlar inşa etmişler bir kutsiyet atfetmişler- yani orayı nasıl nasıl bir akıldır? nasıl bir inançtır? nasıl bir mantıktır? inanın ne aklım alıyor, ne vicdanım alıyor, ne de inancım bunu kabul ediyor!

Bize çok tuhaf geliyor ama bu insanlar gayet rahat bunu bu şekliyle savunabiliyorlar, hani işin bu boyutunu da biraz tuhaf karşıladım.