ARALIK AYI FAALİYETLERİMİZ

2018 yılının son ayında TBMM Genel Kurulu’nda gerçekleştirilen 2019 yılı bütçe görüşmelerinden Muş Varto (Gımgım)’da partimizin gerçekleştirdiği önseçime, çeşitli kurum ziyaretlerinden partimizin ilçe teşkilatı kongrelerine çok sayıda etkinliğe katıldık.

Periyodik bir şekilde aylık olarak yayınladığımız ve gerçekleştirilen faaliyetler ve içerisinde yer aldığımız etkinliklerden oluşan aylık faaliyet raporumuzun Aralık ayına ait olan kısmı şöyledir:


  • 2 Aralık Pazar:
    • İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde parti teşkilatımızın gerçekleştirdiği kongreye katıldık. Kongrede yaptığımız konuşma kapsamında bir önceki dönem görev alan arkadaşlarımıza emeklerinden ötürü teşekkürlerimizi sunup yeni görev alacak arkadaşlarımızı da başarılar diledik.

  • 3 Aralık Pazartesi:
    • Artı TV’de canlı yayınlanan “Bu Arada” programının konuğuyduk. Programın odağındaki mesele Alevilerin yaşadığı sorunlar idi.
  • 4 Aralık Salı:
    • Tecriti kırmak adına bedenini açlığa yatıran Leyla Güven yoldaşımızın başlattığı açlık grevine destek olmak amacıyla İstanbul il örgütümüzde milletvekili arkadaşlarımız Hakkı Saruhan Oluç, Hüda Kaya ve Dilşat Canbaz Kaya ile birlikte 4-5-6 Aralık tarihleri boyunca süren 3 günlük açlık grevi başlattık. Açlık grevimiz boyunca çok sayıda yoldaşımız ziyarete gelip eylemimizde bize destek oldular.
    • 2014 ve 2016 yıllarında AİHM cemevlerinin ibadethane olduğu yönündeki kararlarını deklere etmiş ve iç hukukta da bu kararlara yönelik gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini belirtmiştir. Nitekim, Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2015 tarihinde bu karara koşut bir kararın altına imza atmış ve fakat aradan geçen 3 yıla rağmen iç hukuk noktasında bu karara ilişkin bir düzenleme söz konusu olmamıştır. Aynı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 28 Kasım 2018 tarihinde 2015 yılında aldığı kararı onayacak şekilde cemevlerinin ibadethane olduğu yönünde karar bildirmiştir. Fakat, alınan bu kararın sürdürülebilir bir hale gelmesi, bir diğer deyişle benzer dava dosyalarında alınan bu kararın aksine kararların çıkmaması için iç hukukta düzenlemeye gidilmesi elzem olmuştur.Bu hukuki boşluğun acilen giderilmesi talebiyle 4 Aralık günü Adalet Bakanlığı’na AİHM ve Yargıtay 3.Hukuk Dairesi tarafından alınan kararlara rağmen iç hukukta hala bir düzenlemeye gidilmemesinin gerekçesini soran bir soru önergesi sunduk.

  • 6 Aralık Perşembe:
    • Leyla Güven yoldaşımızla dayanışmak üzere başlattığımız açlık grevimiz sürerken gece yarısı serbest bırakılan 3. Havalimanı emekçilerini Silivri Cezaevi çıkışında karşılamak üzere yoldaşlarımızla birlikte cezaevinin önünde bir araya geldik.
  • 7 Aralık Cuma:
    • Artı TV canlı yayınına telefonla gerçekleştirdiğimiz bağlantıda Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin cemevlerinin ibadethane olduğu yönünde vermiş olduğu kararı değerlendirdik.
    • Yine aynı gün MYK üyemiz Çilem Küçükkeleş ile birlikte Çağdaş Kadınlar Derneği’nin daveti üzerine derneğin düzenlemiş olduğu etkinliğe katıldık.

 

  • 8 Aralık Cumartesi:
    • Öğle saatlerinde İstanbul 1.Bölge Demokrasiye Çağrı Grubunun düzenlediği toplantıya katıldık. Toplantı sırasında gerçekleştirdiğimiz konuşma kapsamında mevcut siyasi iktidarın belediyecilik anlayışına ve belediyelerde ilk olarak ne şekilde iktidara geldiklerine değindik.
    • Akşam saatlerinde ise ÇAĞSİAD’ın daveti üzerine derneğin düzenlemiş olduğu etkinliğe katıldık.

 

  • 9 Aralık Pazar:
    • İstanbul Sultanbeyli Digor Platformu’nun düzenlemiş olduğu kahvaltıya katıldık. Kahvaltı sonrasında yerel seçimlerde nasıl bir yol haritası izlemek gerektiğine ve demokrasi mücadelesinin önemini vurgulayan bir konuşma gerçekleştirdik.
    • Aynı gün İstanbul Eyüp ilçe teşkilatımızın 3. Olağan Kongresi’ne katıldık. Bir önceki dönemde görev alan arkadaşlarımıza teşekkürlerimizi sunup yeni görev alacak arkadaşlarımıza başarılar diledik.

 

  • 10 Aralık Pazartesi:
    • İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde bulunan Kadriye Moroğlu Anadolu Lisesi tacizci öğretmen skandalıyla Türkiye’nin gündemine oturmuştu. Fakat, kamuoyundan yükselen sert tepkilere rağmen öğretmen görevden alınmamış, yalnızca kısa süreliğine okuldan uzaklaştırılmıştır. Bu öğretmenin ve bu öğretmenin göreve devam etmesi noktasında deliller güçlü olmasına rağmen savcılığa bildirmeyen okul müdürünün ve yine yaptıkları incelemeler sonucunda tacizci öğretmenin göreve devam etmesinin önünde herhangi bir engel görmediklerini raporlarında not eden Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerinin hala nasıl görevlerine devam ettiklerini Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un cevaplaması talebiyle yazdığımız soru önergemizle meclis gündemine taşıdık.
  • 11 Aralık Salı:
    • 11 gün sürecek olan 2019 yılı bütçe görüşmelerinin ilk gününde parti grubumuzla birlikte meclis sıralarındaki yerlerimizi aldık.
  • 12 Aralık Çarşamba:
    • 12 gün boyunca sürecek olarak 2019 Bütçe görüşmeleri kapsamında TBMM Genel Kurulu’nda bütçe görüşmelerinin 2.gününde Halkların Demokratik Partisi adına Enerji Bakanlığı’nın 2019 bütçesine dair konuşma gerçekleştirdik.

Konuşma kapsamında Türkiye’nin enerji politikasında neo-liberal anlayışa dikkat çektik.

Ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2019 bütçesine ilişkin Aleviler adına koymuş olduğumuz şerhi kürsüden dile getirdik.

Son olarak yeniden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin almış olduğu karara rağmen henüz iç hukukta düzenlemeye gidilmesine dair herhangi bir girişimin söz konusu olmadığını ve cemevlerinin ibadethane olduğuna yönelik hukuki statünün ısrarla tanınmadığını ifade ettik.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2019 yılı için hazırlayacağı Türkiye Tanıtım Dosyası kapsamında çok sayıda eser tanıtılmıştır. 15 inanç merkezinin tanıtımının yapıldığı dosya içerisinde, Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahı’na yer verilmemiştir.

Alevilere yönelik bu ayrımcı yaklaşım  tarafından Meclis gündemine taşınmış olup tarafımızca Alevilerin yok sayıldığına dikkat çekilmiştir. Bu bağlamda, Kültür Bakanı Nuri Ersoy’un yanıtlaması talebiyle hazırladığı soru önergesinde Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahı’nın neden listede yer almadığını bakana sorup Aleviler açısından hafıza mekan olma özelliği taşıyan dergaha yönelik bu yaklaşımın kabul edilebilir olamayacağını ifade ettik.

  • 13 Aralık Perşembe:
    • Çevre Şehircilik Bakanlığı ve bu bakanlığa bağlı kurumlar ile Tarım ve Orman Bakanlığı ve beraberinde bu bakanlığa bağlı bulunan kurumların 2019 yılı için planlanan bütçelerine ilişkin tartışmaları takip etmek amacıyla TBMM Genel Kurulu’nda yerimizi aldık.
    • DengeAmerika (Amerika’nın Sesi) Ajansı’nın canlı yayınına telefonla bağlanıp cemevlerine hukuki statü tanınması gerektiğini belirttik.
  • 14 Aralık Cuma:
    • Kültür ve Turizm Bakanlığı ile bu bakanlık kapsamında bulunan kurumlar ve Gençlik ve Spor Bakanlığı ile bu bakanlığa bağlı kurumların 2019 yılı bütçesi kapsamında TBMM Genel Kurulu’ndaydık.
  • 15 Aralık Cumartesi:
    • Hubyar Vakfı’nın mütevelli heyet toplantısına katıldık. Toplantının amacı 31 Mart tarihinde gerçekleştirilecek mahalli idareler seçimi öncesinde demokratik bir süreç işletebilmek üzere istişareler gerçekleştirmekti.
  • 16 Aralık Pazar:
    • TBMM Genel Kurulu’nda İçişleri Bakanlığı ve bakanlığa bağlı ilgili kurumların 2019 yılı bütçelerinin görüşüldüğü 16 Aralık gününde, Emniyet Teşkilatı’na ilişkin gerçekleştirilen bütçe görüşmeleri sırasında 2014 yılında Okmeydanı Cemevi bahçesinde polis kurşunuyla öldürülen Uğur KURT Can’ımızın katilinin elini kolunu sallayarak dışarda dolaştığını meclis sıralarından kamuoyuna tekrar hatırlattık.
  • 17 Aralık Pazartesi:
    • Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi Teknoloji Komisyonu’nda 25 Aralık tarihinde Maden Kanunu’nda değişiklikler yapılması üzerine komisyona sunulan kanun teklifine ilişkin komisyon toplantısı öncesinde konunun muhataplarından Maden Mühendisleri Odası yöneticileri ile konuya ilişkin görüşlerini almak üzere bir araya geldik.
    • Akabinde gece geç saatlere kadar sürecek olan ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Avrupa Birliği Bakanlığı ve bu bakanlıklara bağlı kurumların bütçelerinin görüşüleceği oturumlara katılmak üzere meclis sıralarındaki yerimizi aldık.
  • 18 Aralık Salı:
    • Hazine ve Maliye Bakanlığı ve ilgili kurumların 2019 yılı için öngörülen bütçelerine ilişkin tartışmaları takip etmek için TBMM Genel Kurulu’ndaydık.
  • 19 Aralık Çarşamba:
    • 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi’nin 14. maddesine kadar olan kısma dair tartışmaları takip etmek üzere meclis sıralarındaki yerimizi aldık.
    • 19 Aralık Cezaevi Katliamları ve Maraş Katliamı’nı lanetlemek üzere ODTÜ’de düzenlenen etkinliğe Veli Saçılık ve Murat Çepni ile birlikte konuşmacı olarak katıldık. Etkinliğin gerçekleşeceği dersliğin önüne rektör tarafından çevik kuvvet yığılmasına rağmen öğrenci arkadaşlarımız ile birlikte gösterdiğimiz kararlılık sonucunda etkinliği ODTÜ Kafeteryası’nda gerçekleştirdik.
  • 20 Aralık Perşembe:
    • TBMM Genel Kurulu’nda süren bütçe görüşmeleri kapsamında Maraş Katliamı’na ilişkin bir konuşma gerçekleştirdik. İktidar ve ortağı tarafından Maraş’a ilişkin yapılan konuşmalar sırasında sürekli olarak Başbağlar Katliamı’nı kullanarak sataşmada bulunulmuştu. Fakat Maraş Katliamı’na ilişkin gerçekleştirmiş olduğumuz konuşma kapsamında Başbağlar Katliamı’na ışık tutmaya ve iktidarın bu konudaki iki yüzlü tavrını teşhir etmeye çalıştık.
    • Aynı gün, ölüm yıldönümlerinin 598.yılında Rıza Şehri ütopyasını İzmir Karaburun’da hayata geçiren Şeyh Bedreddin, Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal’i Meclis Genel Kurulu’nda anan bir konuşma gerçekleştirdik.
  • 21 Aralık Cuma:
    • 2019 yılı bütçe tartışmalarının son gününde bütçenin tümü üzerine parlamentoda bulunan partiler tarafından gerçekleştirilen konuşmaları takip ettik.
    • Alevilerin katlinin vacip olduğunu, bir Alevi öldürenin cennete gidebileceğini ve dahi Alevilerin eşlerinin savaş ganimeti olduğunu söyleyebilecek kadar ileri giden şeyhülislam Ebusuut’un isminin Samsun’da verildiği caddeden kaldırılması talebiyle İçişleri Bakanlığı’na soru önergemizi sunduk.
  • 22 Aralık Cumartesi:
    • Partimizin Genel Merkezi’nde MYK üyelerimiz ve parlamento grubumu üyelerimizin yer aldığı ortak toplantıya katıldık.
  • 24 Aralık Pazartesi:
    • HDP Ankara İl Eşbaşkanı Hüseyin Gevher’in de aralarında olduğu Ankara il yönetimimiz ile birlikte serbest bırakılan Alevi yöneticilerine geçmiş olsun dileklerimizi ve dayanışma mesajlarımızı iletmek için kendileriyle Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi’nde bir araya geldik.
  • 25 Aralık Salı:
    • TBMM’de düzenlenen parti grup toplantımıza katıldım. Mersin’den grup toplantımıza katılmak üzere meclise gelen yoldaşlarımız ile birlikte coşkulu bir toplantı gerçekleştirdik.
    • Aynı gün saat:16:00’da düzenlenen Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi Teknoloji Komisyonu toplantısına katıldık. Konunun muhataplarıyla görüşülmeden alelacele komisyona getirilmesine yönelik şerhimizi toplantı sırasında diğer katılımcılarla paylaştık. Bu yönlü baskılarımız sonucunda konunun muhataplarıyla bir araya gelmek üzere alt komisyon kurulması ve bu komisyonun 7 Ocak tarihinde toplanması yönünde karar alındı.

 

  • 27 Aralık Perşembe:
    • Karayolları Trafik Kanunu’nda değişiklik yapılması konusunda Meclis Genel Kurulu’nda görüşülen kanun teklifinin 1.bölümüne ilişkin partimiz adına Genel Kurul’da bir konuşma gerçekleştirdik.

Yanı sıra, konuşmamız kapsamında tutuklu bulunan TV10 ve PSAKD yöneticilerinin yaşadıkları hukuksuzluğu tekrar meclis gündemine taşıdık. Konuyla ilgili gerçekleştirdiğimiz konuşmalara ve ilgili bakanlığa vermiş olduğumuz önergelere rağmen hukuksuzluğun hala devam ettiğini kürsüden teşhir ettik.

 Alevilerin maruz kaldıkları ayrımcılığın ve hukuksuzluğun bunla sınırlı kalmadığını – bir çok sorunun yanı sıra – büyükşehir yasasının da Alevileri ve inanç merkezlerini yok saydığını; bu yasa ile Alevilere ait inanç merkezlerine belediyelerce müdahale edildiğini konuşmamız sırasında dile getirdik.

Ayrıca, seçim bölgemiz olan Küçükçekmece’de bulunan Kadriye Moroğlu Anadolu Lisesi’nde yaşanan taciz skandalına rağmen tacizci öğretmenin başka bir okulda göreve devam ettiğini üzülerek öğrendiğimizi ifade ettik. Bu öğretmenin başka öğrencileri, çocuklarımızı taciz edebileceği riskine işaret edip derhal görevden alınmasını ve cezalandırılmasını talep ettik.

 

  • 30 Aralık Pazar:
    • Muş Varto (Gımgım) ilçesinde gerçekleştirilen önseçimi takip etmek üzere yoldaşlarımızla birlikte sandık başındaydık. Güçlü bir katılımın sağlandığı önseçimde, Varto halkı kayyumları sandıklara gömeceğinin işaretini bizlere verdi.