Ali’siz Alevilik meselesi

Evrensel Gazetesi / 02 Mayıs 2014

Ali’siz Alevilik meselesi

     Ali KENANOĞLU

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında Almanya’nın Ateist Aleviliği desteklediğini ileri sürerken, “Almanya’da Ali’siz Alevilik denen bir olay var, yani ateist bir anlayışın, Alevilik kisvesi altında, kendilerinin de desteklemiş olduğu bir yapı” olduğunu ileri sürerek Almanya Cumhurbaşkanını da bu yapıyı desteklediği gerekçesiyle eleştirdi.
Her şeyden önce Aleviliğin teolojik boyutu yani Ali’li ya da Ali’siz olup olmadığı bir ülkenin Başbakanının sorunu değildir. Aleviliğin iç tartışmaları Tayyip Erdoğan’ı hiç mi hiç ilgilendirmez. Başbakanı ilgilendiren Alevilerin demokratik taleplerinin evrensel insan hakları ve inanç özgürlüğü çerçevesinde yerine getirilmesidir.
Bununla birlikte Tayyip Erdoğan’ın “Ali’siz Alevilik”ten neyi kastettiği de anlaşılabilmiş değildir. Alevilikle yakından alakalı olan Ruşen Çakır gibi aydınlarımızın yazılarından da gördük ki mesele tam olarak anlaşılamamıştır. Başbakanın bugüne kadarki Alevilikle ilgili yaptığı açıklamalardan Ali’siz Alevilikten neyi kastettiğini şükür ki biliyoruz. Başbakanın bahsettiği Alevilik sanılanın aksine Hz.Ali’yi, 12 İmamları ve Aleviliğin içerisindeki İslami ritüel ve sembolleri tümden reddederek yeni bir Alevilik inşa etmek değildir.
Başbakana göre, Ateist Ali’siz Alevilik; camiyi değil cemevini ibadethane olarak gören, ibadetini camide namaz değil, cemevinde cem olarak yapan, oruç olarak ramazanı değil, Hızır ve muharrem orucunu gören, “Benim kabem insandır” diyen, Sünni İslam’ın yasakladığı, kadın erkek birlikte ibadeti, ibadette kadınlı erkekli birlikte yapılan semahı, ayet diye nitelediğimiz deyiş ve duvazimamlarımızı, inanç önderi olarak kendilerinin atadığı devlet memurunu değil, Pir-Dede-Baba-Ana’yı gören, Sünni İslam’ın yasakladığı sazı ibadetinin baş köşesine telli kuran olarak yerleştiren, tüm canlıları eşit görüp, doğayı kutsayan, insanı da o doğanın efendisi olarak değil bütünün bir parçası olarak gören Alevilerin yüzlerce yıldır sürdürdüğü inancın tamamıdır.
Başbakana göre camide namaz kılmayan, ramazanda oruç tutmayan dahası kendisinin “Ben dört dörtlük Aleviyim” cümlesinde gizli olan yani kendisi gibi inanıp kendisi gibi ibadet etmeyen herkes; “Ali’siz Alevi, Ateist Alevi”dir.
Ali’siz Alevilik diye bir tanım yoktur. Hz. Ali, Aleviler için Şahı Merdan Ali’dir. Şahı Merdan Ali Aleviliğin en önemli “sır” kavramıdır. Alevilik bir “sır”dır. Görünen ve gösterilen Aleviliğin dışında “sır olan Alevilik” vardır. Öyle ulu orta sırdan konuşulmaz. Hz. Ali de bu sırrın tepe noktasındadır. Bu sırra vakıf olmadan Hz. Ali üzerine konuşmak doğru olmadığı gibi yapılan konuşmalar da doğruyu yansıtmaz.
Kimi devşirme ya da dönme kişiler ile bunların kurduğu kimi Alevi Dernek ve Vakıfları, Başbakanın bu yaklaşımını geleneksel Aleviliği ve onun inanç bütünlüğünü sahiplenip sürdürmek isteyenleri dışlama ve bu konuda devletin imkanlarına yedeklenmek amacıyla, iktidarların ve egemenlerin gözünde itibar sahibi olmak adına bu söylemlere sahip çıkmaktalar.
Aydınlarımızın bunları da görmesi ve hedefleneni bir aydın bilinciyle iyi irdelemesi gerekmektedir.

Evrensel Gazetesi / 02 Mayıs 2014