Alevilikte kurban inancı

Alevilikte kurban inancı

Alevilerde kurban inancı çok yoğun bir şekilde yer bulur. Adak kurbanı, Abdal Musa Kurbanı ve Bayram Kurbanı olarak üçe ayırabiliriz Alevilerin kurban tığlama törenlerini.
Kurban öyle sıradan bir inanç değildir, Sünnilikteki farz kavramına karşılık gelecek bir zorunluluğu vardır. Özel bir anlam yüklenir ve özel törenlerle yerine getirilir.
Kurban edilecek hayvan yaklaşık 1 yıl öncesinden hatta bazı adak kurbanları 2-3 yıl öncesinden belirlenir, özenle büyütülüp beslenir. Kurban edileceği zaman ayakları ve yüzü temizlenir, son suyu içirilir. Kurban kesileceği zaman aile yakınları hazır bulunur. (Bu yakınlar ile Ciğer lokması yenir) Dede ve Aşık (zakir) eşliğinde bir duvaz imam okunur ve duası verilir. Sonra kurban edilecek yerde bir çukur kazılır, kanı oraya akıtılıp toprakla kapatılır. Kurbanın kanı dahil hiçbir parçası atılmaz, atılması gerekenler gömülür. Kurban kolay yüzülsün diye havayla şişirilmez, musahiplik kurbanı, birlik kurbanı, parçalanmadan bütün olarak kazana konur. Dedenin duasından sonra parçalara ayrılır. Kurbanın kemikleri kırılmaz, et kemikten sıyrılmak suretiyle çıkartılır. Herkes kurban kesemeyeceği gibi herkes de kurban yiyemez. Yoldan geçenler, dara durup ikrar verenler ve ikrarından dönmeyenler kurban kesebilir ve kurban yiyebilir.  Kurban asla çiğ dağıtılmaz, hep birlikte aynı kazanda pişirilerek yenir. Perşembe akşamları ve özel adak günlerinde canlı kurbanın yanı sıra cansız kurbanlar (Çörek, elma vb.) lokma olarak sunulur.
Alevilerde bayram olarak Hıdır İlyas-Hızır, Nevruz, Saya, Kurban Bayramları vardır. Bir de bayram diyemeyeceğimiz ancak yoğun olarak uygulanan Aşure pişirme törenimiz vardır. Bu bayramların kimisi bazı bölgelerde daha önceliklidir, kimi bölgelerde ise hiç bilinmez. Ama genel olarak Alevilerce bu bayramlar bilir ve kutlanır. Bu bayramlarda canlı ve cansız kurbanlar lokma olarak sunulur. Dergah-Ocak merkezleri ziyaret edilir. Birlikte kurbanlar lokma edilir. Bu bayramların bazılarında akşamları cem yapılır.
Alevilerin Kentlere taşınmasıyla birlikte bu inançların bir çoğunda mecburen bazılarında ise ortama ve çoğunluğa uymak adına değişiklikler oldu. Kurban kesme inancı tamamen cemevlerinde icra edilmeye başlandı. Kurban dualarından aşıklarla (zakir) yapılan duvaz imam tamamen terk edildi, sadece Dedenin ettiği kurban duası kaldı. Kentlerdeki Sünni çoğunluğa uygun olarak diğer bayramlar terk edilip sadece Kurban Bayramı kaldı. Kurban Bayramı’nda ise neredeyse Sünni geleneklere uygun halde kutlanmaya başlandı. Diğer bayramlarımızda olduğu halde Kurban Bayramı’nda olmayan Bayram Cemi uygulaması hem de sabahleyin yapılmaya başlandı. Diğer Bayramlardaki cemler ise tamamen ortadan kaldırıldı. Kurban Bayramı sabahı yapılan cem ise sadece Sünni komşuların sabahları camiye gidip namaz kılmasına karşılık “Biz de sabahları cemevine gidip cem yapıyoruz” diyebilmek için başladı. Ben bunların tanığıyım. Bu uygulama sanıldığının aksine Cem Vakfının tek başına marifeti olmayıp, Hacı Bektaş Vakfı, Pir Sultan Derneği Cemevleri dahil tamamının marifetiyle ortaya çıkmış ve cemevi yöneticilerinin “Bayram sabahı iyi bağış geliyor” teşviki ile tamamen oturdu. Aleviliğe yeni ritüeller tabii ki girecektir, ancak bunlar Sünnilik ya da başka inançta var, bizde de olsun diye oluşuyorsa bunu doğru görmeyiz. Doğal karşılayamayız.

Evrensel Gazetesi /  18 Ekim 2013