Alevilerin Yemeği Yenmez mi?

HDP İstanbul Milletvekili Ali KENANOĞLU, TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada; İstanbul Arnavutköy Cumhuriyet Ortaokulunda, din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninin “Alevilerin yemeği yenmez” şeklindeki beyanı sonrası Arnavutköy Cemevi tarafından yapılan şikayet üzerine, Cumhuriyet savcılığının “kovuşturmaya gerek yok” kararına tepki göstererek, Türk Ceza Kanunu’nun 216’ncı maddesinde kin, nefret, belli bir etnik gruba, dini inanca, mezhebe yönelik nefret söylemlerinin cezalandırılmasına ilişkin hükmün işletilmemesinin, Alevilere hakaret etmenin yargı önünde de cezasız bırakıldığına dikkat çekti.

Konuya ilişkin Tutanak metni ve konuşma videosu aşağıdadır.


TUTANAK HİZMETLERİ BAŞKANLIĞI

Dönem: 27 Yasama Yılı: 3 Tarih: 1.07.2020 Birleşim: 106 Ham Tutanak Sayfası:176-

Konuşmacı: ALİ KENANOĞLU Seçim Çevresi: İSTANBUL

Tutanak Metni:

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, sayın vekiller; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Hukuk muhakemeleri kanun teklifinin 28’inci maddesi üzerine söz aldım. Bu madde tabii, teknik bir madde. Kanunun bütünü üzerinde parti sözcülerimiz görüşlerimizi dile getirdiler ve bu maddeye, bu teklife ilişkin muhalefetimizi de dile getirdik.

Ben, şimdi size bu hukuk, mahkeme, kardeşlik, eşitlik, hak, hukuk, adalet, hani Alevi kardeşlerimiz filan sözleri çok söylendi ya bugün, bunun üzerinden bir yargı kararı aktaracağım. Şimdi, aynı zamanda seçim bölgem olan İstanbul’da Arnavutköy’de 2018 yılında bir okulda, Arnavutköy Cumhuriyet Ortaokulu’nda, din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni oruç üzerine konuşuyor, ders veriyor orada ve oruçları anlatırken diyor ki: “Aleviler de muharremde oruç tutarlar.” ve ekliyor: “Ama Alevilerin yemeği yenmez.” Şimdi, bunu, din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni söylüyor. Neyse, çocuklar bunu dışarıya taşıyorlar, arkasından da Arnavutköy Cemevi Başkanımız Yüksel Yılmaz bu konuyla ilgili şikâyette bulunuyor. Konu soruşturulmaya başlanıyor ve geçtiğimiz hafta, bu konuyla ilgili cumhuriyet savcısı bir karar veriyor ve diyor ki: “Kovuşturmaya yer yok, bunu kovuşturmaya gerek yok.”

Şimdi, gerekçeleri şunlar… “Alevilerin yemeği yenmez.” diye söylenen… Hatta şöyle ilginç bir şey oluyor çocuğun bir tanesi diyor ki: “Ya Hocam, ben az yedim. Bir şey olur mu öğretmenim bana.” Öğretmen de cevap veriyor: “Az yediysen bir şey olmaz.” gibisinden. Yani böyle bir diyalog ortamında da bu konu konuşuluyor ve arkasından cumhuriyet savcısı şunu söylüyor, diyor ki: “Bu söylem aleniyet unsuru bakımından gerçekleşmediği için, yani aleniyet taşımadığı için kovuşturmaya gerek yok. Bu söylem kamu güvenliği açısından da bir sorun teşkil etmemektedir. Bu nedenle de soruşturmaya gerek yok.” Ve bunun işte, TCK’nın 216’ya 2’nci maddesinde düzenlenen suç kapsamında olmadığını ifade ediyor oysa Ceza Kanunu’nun 216’ncı maddesi çok açık yani kin, nefret, belli bir etnik gruba, dini inanca, mezhebe yönelik nefret söylemlerinin cezalandırılmasına ilişkin bir madde fakat bu savcı bütün bu söylemden kaynaklı olarak herhangi bir soruşturmaya, kovuşturmaya gerek yok diye bir karar veriyor.

Şimdi, arkadaşlar, söyle bir düşünelim bu bir öğretmen, bu bir öğretmen! ve bunu öğrenciye söylüyor, öğrencilere söylüyor Alevilerin yemeği yenmez diye öğrencilere söylüyor. Hani şöyle düşünüyorum bu öğretmen ya da herhangi bir öğretmen ya da herhangi bir kişi bırakın öğretmen olmayı Twitter’dan herhangi bir sosyal medyadan -ne bileyim- Alevilerle ilgili değil de yani başörtüsüyle ilgili, camiyle ilgili, Müslümanlık, Sünni, insanlarımızın inançlarıyla ilgili kötü bir laf etmiş olsaydı ne olurdu? Bir; bu savcı böyle bir karar verebilir miydi? İki; bu savcı böyle bir karar verse görevinin başında durabilir miydi? Kendisine bırakın haritadan yer beğenmeyi bu mesleği, bu görevi yerine getirebilir miydi? Savcı olarak görevinde kalabilir miydi?

Bunların hepsinin cevabını biz biliyoruz. İşte o zaman şunu diyoruz biz, ya buraya çıkıyorsunuz güzel konuşuyorsunuz diyorsunuz ki; ya Aleviler bizim kardeşimizdir, biz mezhepçilik yapmıyoruz, bizim Kürtler kardeşimizdir. Biz etnik, inançsal ayrımcılık yapmıyoruz. İyide pratik öyle değil ki yani pratik burada daha ne diyecekti bu öğretmen. Yani “Alevi’nin yemeği yenmez” hakaret değilse bir topluma yönelik kin, nefret değilse daha ne diyecekti? Yani ne bekliyordunuz, ne söylemesine bekliyordunuz ki kin nefret ve hakaret olsun?

Şimdi o yüzden burada güzel laflar ederken bunun karşılığının olup olmadığını da bir tartmanız gerekiyor. Oysa bütün bunların bir karşılığı yok sadece güzel laflar ediyorsunuz Sayın Başkan belki söz alır biraz sonra ve der ki; ülkemiz eşitlik, adalet efendim, hukuk devletidir yargımız bağımsızdır artık ezberledik bunları ama bu kararlar bunu demiyor, bu kararlar bunu söylemiyor arkadaşlar.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.(HDP sıralarından alkışlar)