Alevilerin matemi

Alevilerin matemi

Kızılbaş Alevi-Bektaşilerce ve Caferilerce tutulan matemimiz ve orucumuz başladı. Matem ve oruç 12 gün sürmektedir (4-15 Kasım). Oruç 12. gün öğle vakitlerinde aşure çorbası ile açılmaktadır. Yani oruç süresi on bir buçuk gündür.
Orucun kendisi matem amaçlı olduğu için bu orucu sadece sabahtan akşama kadar aç kalmak olarak değerlendiremeyiz. Bu orucun sahuru olmadığı gibi standart bir oruç açım saati de olmaz. Oruç kişinin ne kadar ve nasıl bir matem tutacağı kadardır. Ancak illa da bir vakit arayanlar için Hızır orucunda uygulanan bir vakit kuralı burada da uygulanabilmektedir. Hızır orucu gökyüzünde ilk yıldızın gözükmeye başladığı vakitte açılır. Kimi bölgelerde ise Güneş’in batışının esas alındığını da duymaktayız. Alevilikte orucun sabit bir dakikası ve toplu açılması gibi bir geleneği – inancı olmadığı için bu vakitler çok da olmazsa olmaz değildir. Yani orucunuzu bir saat önce açtınız diye kabul değildir ve kazaya uğramıştır gibi bir durum yoktur. Önemli olan niyettir ve onu niyeti gücünüzün yettiği oranda yerine getirmenizdir.
Esas olan oruç değil matem olduğu için oruç açıldıktan sonra da matem hali devam etmektedir. 12 gün boyunca oruç açıldıktan sonra da et yenilmez su içilmez (sıvı ihtiyacı sade suyla değil, katkılı sıvılarla karşılanır). 12 gün boyunca her türlü eğlence ve zevkten uzak durulur.
Matem orucumuzun hicri Muharrem ayına denk gelmesi nedeniyle genel kamuoyu bu orucu “Muharrem Orucu” olarak adlandırsa da bu oruç bir ‘ay orucu’ değildir. Esas olan matemdir, bu nedenle doğru isim matem orucudur.
Matem orucumuz Hz. Hüseyin’in ve yanındaki canların Kerbela’da aç susuz bırakılarak katledilmesine istinaden tutulur. Günümüzde bu orucu tutan ve bu matemi yaşayan canlarımız Hz. Hüseyin nezdinde o tarihten günümüze kadarki tüm katledilen masum ve mazlumlar için tutulmaktadır. Bu anlamıyla bu matem aynı zamanda Nesimi gibi yüzülüp Mansur gibi asılan tüm canlarımız içindir. Bu matem Baba İlyas, Kalender Çelebi, Pir Sultan Abdal gibi yola kendini adamış ulu pirlerimiz için tutulur. Bu oruç yine Koçgiri’de Dersim’de Maraş’ta Çorum’da Sivas’ta Gazi’de ve Gezi direnişinde zalimin zulmüyle katledilen canlarımız anısına da tutulur. Bu matem ve oruç zalimlere karşı mazlumların direnişinde canını kaybedenler içindir.
Böyle bir orucun açımı da mateme uygun olur. Gösterişten ve protokolden uzaktır. Bu oruç için özel oruç açım yemekleri düzenlenmesi, siyasi kişilerce propaganda malzemesi olarak kullanılması, devlet ve hükümet yetililerinin protokollü oruç açımı yemekleri düzenlemeleri, oruca reklam vererek sponsor olunması, orucun amacına uygun değildir.
Bu oruç, mateme uygun bir şekilde her bir bireyin o matemden anladığı ve yaşadığı boyutta sessiz, sedasız tutulur. Kişinin ibadeti kişiyi ilgilendirir. Biz matemdeyiz diye ve o matem için oruç tutuyoruz diye bütün bir ülkenin de matem içerisinde olmasını bekleyemeyiz.
Biz bunu beklemezken Sünni-Şii canların tuttuğu Ramazan orucunda da tüm ülke sanki oruç tutuyormuş gibi cümbür cemaat bir oruç halini de doğru bulmadığımızı söylemeliyiz.

Evrensel Gazetesi /  08 Kasım 2013