Alevilerin dar günleri

Alevilerin dar günleri

Suriye’de yaşananlar Alevilerin korkularını bir kez daha gün yüzüne çıkarttı ve Muhafazakar İslamcı şeriat yanlılarının Alevilere yönelik pratik uygulamalarını bir kez daha net olarak gösterdi. Bu kesim fırsat bulduğu anda, Sünni Ulemadan aldığı fetvalara da dayanarak hak inanç olarak görmediği, zaten katli vacip, kadını malı canı helal gördüğü Alevileri acımasızca katletmeye başladılar. Alevilerin suçu Esad yanında savaşmak ya da elinde silah olması değil, kimisi otobüs şöförü, kimisi tır şöförü, kimisi sadece yolcu, kimisi kadın, kimisi çoluk çocuk köy halkı. Önce Sünni içtihatına göre sorgu sual ediliyorlar, Alevi oldukları anlaşıldığı anda da başları kesilerek, işkence edilerek, tecavüz edilerek katlediliyorlar. Cephede savaşırken değil, silahsız, bıçaksız günlük yaşamlarındayken. Bunlara silahı kim temin ediyor, kim destekliyor; AK Parti hükümeti.
Türkiye’de Alevilere hep soruyorlar ya CHP’ye neden oy veriyorsunuz diye, Suriye’de yaşanan bu katliamı ve bu katliama destek veren partiye oy verecek değiller ya, zaten Aleviler üzerinde yürüttüğünüz Türk İslam propagandasıyla Alevilerin önemli bir kesimini de Kürtlere düşman ettikten sonra üstüne bir de yüzde 10 barajını koyduktan sonra başka seçenek mi kalıyor?
Geçen bir yazı gördüm bir yerlerde şunu diyordu; “Hatay’da yaşayan Sosyalistler Alevi ve Milliyetçi olmuşlar” düşündüm de bu kişilerin başka seçeneği var mı? Hatay’da yaşayan Aleviler (Sosyalist ya da değil) biliyorlar ki Suriye’de yaşayan akrabalarının başına gelenler sadece onların Alevi olmalarından kaynaklı ve biliyorlar ki eğer Esad devrilirse orada yaşayan tüm akrabaları aynı akibete maruz kalacaklar. Öyleyse ne yapsınlar onları bir arada tutan ve bu haksızlığa mağruz bırakan yüzlerce yıllık inançsal kimlikleri etrafında buluşacaklardır. İlk başta bende anlam verememiştim Arap ve Alevi olan Hataylıların Türk Ulusalcıları ile birlikte hareket etmelerini, ancak Suriye konusundaki tavırlara ve tutumlara bakıldığı zaman yaptıklarının kendileri açısından doğru olduğunu görebiliyorsunuz. Sosyalist partilerin çoğunluğu Suriye konusunda çekingen ve ürkek davrandılar, Esad’a destekçi gözükmemek için bin dereden su getirmeye çalıştılar, oysa Hataylılar kentlerine yerleşen milislerin pratik uygulamalarını ve Alevilere yönelik düşmanca tutumlarını yaşayarak görüyorlardı. Bu durumda iki cepheden birinden yana tavır almak zorundaydılar, ya Suriye’deki akrabalarına zulüm, işkence, tecavüz ve katliamı hak gören cihatcı çetelerden yana olacaklardı ya da yaşamdan yana yani Esad’dan yana olacaklardı ki bunu yaptılar. Bu yönde net tavır sergileyen ve Emperyalizme karşı mücadele verdiğini düşündükleri Esad’a destek veren Türk Ulusalcıları da Hataylı Arap Alevilerinin doğal ittifakları oldu. Sosyalistlerin tavrı onlar için iki arada bir derede kalma tavrıydı ve onların sorunlarına cevap vermiyordu.
Suriye’de Alevilerin yaşadığı katliamlar ve bu katliamları yapan çetelere AKP Hükümetinin net desteği Aleviler açısından Türkiye’de de zor günlerin işaretidir. Türkiye’de Aleviler daha da safları sıklaştıracak ve demokrasi, özgürlük, hak hukuk söylemlerinden öte eline fırsat geçtiği anda canlarına, mallarına, kadınlarına, çocuklarına kast eden bu şeriatçılara karşı net tavır sergileyenlerin yanında saf tutacaklardır. Bu doğal sonuçtur ve kimsenin bu konuda Alevileri suçlamaya hakkı yoktur.

Evrensel Gazetesi /  29 Ağustos 2013