Aleviler ne yapmalı, nasıl yapmalı?

Aleviler ne yapmalı, nasıl yapmalı?

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve gelmiş geçmiş tüm Hükümetlerinin Alevilere yönelik bakış açısı istisnasız bellidir. Bu bakış yok saymacı ve en iyi dönemlerinde ise Devletin âli menfaatleri için kullanmaya yönelik “lütuf ve hoşgörü” şeklinde tarif edilebilir. Alevilerin yaşadığı sorunlar azalmayıp gittikçe artmaktadır. Önceleri sadece inançsal olan sorunlar şimdilerde yaşamsal hale gelmiştir. Aleviler; tehdit, hakaret ve fiili saldırılara karşı tedbir almakla karşı karşıyadır.
Tayyip Erdoğan mutlak hakimiyeti için Sünni çoğunluğun milliyetçi muhafazakar damarına oynarken, onların tarihi süreçlerden günümüze gelen önyargılı reflekslerini okşamaktadır. Bunun da en başında gelen Alevi düşmanlığıdır. Kimi milliyetçi muhafazakar kesime göre sapık inançlı Aleviler yerlerini yurtlarını ve oturdukları mahallelerde çocuklarını zehirlemektedirler. Günümüzde topyekün tanımlamanın hoş karşılanamayacağını bilen bu muhafazakarlar yeni bir söylem buldular ve Alevileri ayırmaya başladılar.
Müslüman Aleviler, Ateist Aleviler. Aleviler içerisinden de bu çıkar yola sarılıp, gelenekçi Alevileri dışlayan, ötekileştiren yeni bir Alevilik yaratılmaya da el birliği ile çalışılmaktadır.
Yaşanan bu süreç karşısında Aleviler ve Alevi örgütleri ne yapmalı, nasıl yapmalı?
1- Alevi vatandaşlar yaranmacılığın ve inkarın sonu olmadığını, bizimle işleri bittiğinde önce bizi tepeleyeceklerini tarihi süreçlere de bakarak iyi bilmeli ve bu yaşadıkları inkardan vazgeçmelidirler.
2- Alevilerin geleneksel Ocak örgütlenmeleri yeniden canlandırılmalı ve Pir-Mürşit-Rehber-Dede-Baba-Ana-Sofu-Bacı makamları gereğini yerine getirmelidir.
3- Günümüz Alevi örgütlenme modeli, Alevilerin inançsal sürecine değil, hak arama sürecine yönelik tavır belirlemeli ve inançsal belirleyicilik tarihi sürecine uygun hale getirilmelidir.
4- Alevilerin yaşadığı sorunların Türk- İslam anlayışına uygun kurulan Devlet yapısından kaynaklı bir sistem sorunu olduğu tespitini yapıp, sistemi kutsayarak sorunların çözülemeyeceği görülmelidir. Hiçbir sorun kendini var eden unsurla hesaplaşmadan çözülemez. Bu nedenle Alevileri yok sayarak sorunları oluşturan sistemi kutsayan partilerin kuyrukçuluğundan vazgeçilmelidir.
5- Alevi örgütleri tepkisel tavırlarla değil, yeni eylem projeleri oluşturmalıdırlar.
Bu bağlamda;
a) Miting, basın açıklaması tarzında tek seferlik ve gaz almadan öteye gitmeyen eylemler değil, sürekli eylem biçimi benimsenmelidir. Aleviler üzerindeki tehdit ve inkar ortadan kalkana kadar, cemevleri üzerindeki yasak kaldırılana kadar her perşembe kent merkezlerindeki meydanlarda “cem” yapılmalıdır.
b) Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden uygulanan zorunlu inanç vergisine karşı dava açma süreci başlatılmalıdır.
c) İstem dışı ve oldubitti ile Alevi köylerine yapılan camiler tespit edilmeli ve tamamı Alevi inançlı insanlardan oluşan köylerdeki camiler cemevine dönüştürülmelidir. (Köyde Sünni var ise onların ibadeti açısından cami korunmalıdır)
d) Topluma mâl olmuş Alevi inancına mensup insanların cenazelerinin oldubittiyle camilere götürülmesine izin verilmemeli, aileler bu konuda sorumlu davranmaya davet edilmelidir. Görsellik arz eden bu cenazelerin camilere götürülmesi asimilasyoncuların “Alevilerin de ibadethanesi camidir” söylemine hizmet etmektedir.

evrensel.net
11 EKİM 2012