Kenanoğlu, Alevi İnancına Sahip Taylan ÖZTÜRK’ün Esenler Belediyesi tarafından İşten Çıkarılmasını Meclis’e Taşıdı

HDP İstanbul Milletvekili Ali KENANOĞLU, İstanbul/Esenler Belediye Başkanlığında çöp kamyonu şoförü olarak 2016 yılında işe başlayan Alevi inancına sahip Taylan ÖZTÜRK’ün ramazanda oruç tutmadığı ve cuma namazlarına gitmediği için sürekli yer değişikliğine tabi tutulduğu, daha sonra ise 4-5 ay boyunca gece vardiyasında çalışmaya zorlandığı, sözlü olarak mobbing uygulanarak istifaya zorlanması ve nihayetinde iş akdinin sona erdirilmesi üzerine yanıtlanması istemiyle İçişleri Bakanı Süleyman SOYLU’ya Soru Önergesi verdi.

Soru önergesi metni aşağıdadır.


 

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

  

Aşağıda belirtilen soruların İçişleri Bakanı Süleyman SOYLU tarafından anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 96. ve 99. maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

 

 

 

 

 

 

2016 yılı Haziran ayında İstanbul/Esenler Belediye Başkanlığı’nda çöp kamyonu şoförü olarak işe başlayan Alevi inancına sahip Taylan ÖZTÜRK işten çıkarılmıştır.

Taylan ÖZTÜRK, ramazanda oruç tutmadığı, cuma namazlarına gitmediği için ilk önceleri yerinin değiştirildiğini, ancak bunun olağan bir durum, kendisine ayrıcalıklı yapılan bir şey olmadığını tahmin ettiğini, 31 Mart ve 23 Haziran seçimlerinden sonra daha çok baskılara maruz kaldığını, ramazanda yemek yerken ‘oo afiyet olsun’, cuma günleri ‘biz cumaya gidiyoruz sen gelmiyor musun’ gibi ufak ufak sürtüşmeler yaşandığını, Yeni Kapı mitingine Esenler Belediyesinden 2-3 otobüs kaldırılıp çalışanların oraya götürüldüklerini gördüğünü, vardiyası bittiği halde mitinge gelmesi için kendisine de telkinde bulunulduğunu, ancak gitmeyi kabul etmediğini ilgililere söylediğini,

İstanbul seçimleri bittikten sonra, Temmuz’dan beri gece vardiyasına verildiğini, 4-5 ay gece vardiyasında çalıştığını, eşinin çalıştığı ve çocuklarının okulu nedeniyle erken kalktığı için uykusuz kalarak işe gittiğini, 14 günde bir vardiya değişmesi gerekirken bunun yapılmadığını, Çevre Koruma Müdürüne durumu anlattığını, kendisine ‘işine gelmiyorsa istifa edeceksin’ dendiğini, Belediye Başkanına gittiğini ‘niye bu şeyler özellikle bana uygulanıyor, öbürleri mesela yerinden memnun değilse istediği yere veriliyor, kendisinin özel bir şey istemediğini, sadece kendi işini gündüz vardiyasında da yapmayı talep ettiğini’, ancak yok denildiği ve özellikle verilmediği, Belediye Başkan Yardımcısı Nihat Karataş’a yönlendirildiği, orada da derdiğini anlattığını, kendisine özellikle bir mobbing uygulandığını, ‘burada sistem böyle işine gelmiyorsa istifa edersin’ dendiğini, istifa etmeye çok zorlandığını, etmeyeceğini söylediğini, Alevi vatandaşı olduğunu, ideolojisi nedeniyle kendisine bunların yapıldığının farkında olduğunu, istifa etmediğini, 5-6 ay kendisiyle uğraştıklarını, ya onlardan olacaksın ya da işsiz kalırsın, aç kalırsın, böyle bir açmaza sokup kendilerine göre hareket etmeye zorladıklarını, ifade etmektedir.

Anayasanın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10. maddesinde, “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir…” hükmüne yer verilmiş ve maddenin devamında da “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” denilmektedir.

Ayrıca, 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Eşit davranma ilkesi” başlıklı 5. maddesinde de,  “İş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayırım yapılamaz…” hükümlerine yer verilmiş, yine aynı Kanun’un 18. maddesinin d) fıkrasında da, “Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler.”in, işverenin işçinin iş akdinin feshi için geçerli bir sebep oluşturmayacağını belirtmiştir.

Bütün bunlara göre;

1- Taylan Öztürk, İş Kanunu’nun hangi hükümlerine dayanılarak işten çıkarılmıştır?

2- Taylan Öztürk’ün iddiaları doğrultusunda, Anayasanın ve İş Kanunu’nun idarenin eşitlik ilkelerine uyma zorunluluğu çerçevesinde bu konuyla ilgili olarak Esenler Belediyesi hakkında herhangi bir inceleme başlatılacak mıdır?