Alevi Gazetesi de nedir yahu!

Alevi Gazetesi de nedir yahu!

Alevi Bir Yol gazetesi yayın hayatına başladı, ağırlıklı olarak Alevi dünyasının hassasiyetlerini, Alevilerin gözünden olaylara ve dünyaya bakışı, daha da önemlisi genel medyada yer bulamayan Alevilerin sorunlarını dile getirmeyi hedefleyen Bir Yol gazetesinin yayın hayatına başlayacağına dair sosyal medyada reklamlar paylaşılınca en renklisinden yorumlar da gelmeye başladı.

Çok sayıda olumlu eleştiri gelirken kimi insanlar ise “Alevi gazetesi” tanımlamasından duydukları rahatsızlığı dile getiriyorlardı. İşin ilginç tarafı ise bu kişilerin profillerini incelediğinizde hemen hemen hepsinin Alevi olmasıdır.
Bu durum ayrıca incelenmesi gereken bir sosyolojik vakadır. Yani Alevi olan bir kişinin Aleviliğinden kaynaklı olarak sorun yaşayan bir kişinin yaşadığı ülkede Alevi ismiyle bir gazete çıkmasından neden rahatsızlık duyar. Bu sorunun basitçe bir sebebi kendini gizleme genel ve egemen toplum yapısından ayrı tutulma kaygısı ve korkusu olduğu gereceğini biliyoruz.

Oysa bizim gibi ülkelerde yani kimliklerin, dillerin, kültürlerin, inançların eşit olmadığı ülkelerde yok sayılan kimlikleri, yok sayılan inançları var edebilmek, gasp edilmiş haklarını savunabilmekten ve bu kimlikleri, gasp edilen bu hakları yok sayanların yüzlerine ısrarla haykırmaktan başka bir yol yoktur.
Mecliste yaptığım çalışmaları bazen mail gruplarında ve elimizde bulunan medya muhabirleri gruplarında paylaşıyoruz ve zaman zaman bize şunu diyorlar; “Bu ülkede ayrımcılık yoktu siz ve sizin gibiler ortaya çıktı ve ülkeyi Alevi – Sünni, Kürt – Türk diye bölmeye başladı”

İşte tam da böyle kardeş kardeş yaşarken birileri çıktı ve “biz Aleviyiz, inancımız, ibadethanemiz ve itikadımız farklıdır” demeye başladı. İşte tam da o zaman kardeşlik (!) bozuldu ve bunu diyenler bölücü ilan edilmeye başladılar. Hiç unutmuyorum bir televizyon programında eski Diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altkulaç bana şunu söylemişti, “eskiden Alevi kardeşlerimiz cenazelerini camiye getirir ve buralardan kaldırıldı, bir sorunumuz sıkıntımız yoktu, sonra birileri ortaya çıktı ve Cemevi icat etmeye başladı ve bizi böldü”
Aynı şeyi Kürt halkı için de söyleyebiliriz. Bir zamanlar; “Kürt yoktur onlar dağlı Türklerdir, karda yürürken çıkan kart kurt sözünden dolayı da bunlara Kürt denilmektedir” söylemi devletin resmi söylemiydi. Ancak birileri çıktı ve biz Kürt’üz dilimiz de Kürtçedir, demeye başladı ve onlar da bölücü oldular.

İşte egemenlerin söyleminden siyasetinden etkilenenler veya egemenlerin asimilasyon politikalarından etkilenenler, dışlanmaktan korkanlar, böyle çıkıp ben Alevi Milletvekiliyim ya da bu gazete örneğinde olduğu gibi biz Alevi gazetesi çıkartıyoruz söyleminden rahatsızlık duymaktadırlar.

Gayet güzel olmuş, emeği geçenlerin emeklerine sağlık en başta da bunu akıl edip kafasına koyan ve inatla hayata geçiren sevgili Vedat Kara’nın emeğine ve yüreğine sağlık.
Yolumuz açık olsun, Hakk saklasın, Hızır beklesin, Hacı Bektaş gibi bilgeliği, Kalender Çelebi gibi direniş ruhu, Pirim Hubyar Sultan kadar da ömrü olsun.
Aşk ile…

Biryol gazetesi – 07.11.2019