Mersin Akkuyu Nükleer Santrali’nin Zeminindeki Çatlak Oluşumu Engellenemiyor

2023 yılında açılması planlanan Akkuyu Nükleer Santrali’ndeki ihmaller ve ihmaller sonucu santralin zemininde oluşan çatlak haberlerine her gün bir yenisi ekleniyor. 

Uzmanlar, çatlakların zemin kaynaklı olduğunu, daha açık bir ifadeyle, zeminin nükleer santral için hareketli ve boşluklu olmasından ötürü elverişli olmamasından kaynaklı olduğuna işaret etmektedirler. Bu durum, zemin üzerine yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan projenin startının verildiğini göstermektedir. 

Uzmanların uyarılarının kulak arkası edildiğini ifade eden HDP İstanbul MV. Ali Kenanoğlu, son derece yıkıcı kazalara gebe nükleer santrali hazırladığı soru önergesiyle meclis gündemine taşıdı. Dünya genelinde nükleer santrallerin kapatılması yönünde kararlar alındığını söyleyen Kenanoğlu, Türkiye’nin tam aksi yönde hareket etmesinin gerekçesini sordu.


 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

Aşağıda belirtilen soruların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Murat KURUM tarafından anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğü ’nün 96. ve 99.maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Ali KENANOĞLU

İstanbul Milletvekili

Mersin’deki Akkuyu Nükleer Santrali’nin üzerine bina edileceği zeminin yapısının gevşek olduğu, boşluklar içerdiği ve bu sebeplerden ötürü santral için katiyen uygun olmadığı uzmanlar tarafından tespit edilmiş, bu tespitlerden hareketle yetkililer santralde oluşabilecek olası kazaların etkileri üzerine uyarılmışlardı. Uzmanların uyarıları yetkililer tarafından kabaca kulak arkası edilmiş ve projenin hayata geçirilmesi süreci temel atma işlemleriyle büyük bir aceleyle başlatılmıştır.

Nükleer reaktörün oturacağı temelin bazı bölümlerinde defaatle çatlaklar oluşmuş olması uzmanların zemin konusundaki uyarılarında haklı olduklarını gösteren gelişmelerdir. Çatlaklar, halihazırda kendisini dahi taşıyamayan zeminin, üstüne (henüz yalnızca) santral temelinin ağırlığının binmesi sonucunda hareketlenmesiyle ortaya çıkmaktadır. Tüm müdahalelere rağmen çatlak oluşmasının önüne bir türlü geçilememiştir. Temeli taşımakta güçlük çeken zeminin reaktörleri nasıl taşıyacağı ise kuşku ve panik uyandıran bir diğer husustur.

Proje kapsamında yer almıyor olmasına rağmen, temel çalışmasının öncesinde başlatılan dolgu işlemi de projedeki ihmaller zincirinin bir başka halkasını oluşturmaktadır. Zira, dolgu işlemleri başlamadan önce dolguda kullanılacak malzemenin uygun olup olmadığı laboratuvar koşullarında incelenmemiş, bu konudaki gerekli mühendislik hesaplamaları da dikkatlice yapılmamıştır.

Tüm bunlar ışığında;

  • Hareketli, boşluklu, santral temelini taşıyamayacak ve tüm bunalar düşünüldüğünde son derece yıkıcı kazalara gebe bir zeminde nükleer santral kurulabileceği yönünde bir kararın alınmasının sorumluları kimlerdir?
  • Dünya genelinde, tecrübe edilen korkunç kazalar neticesinde nükleer santrallerin kapatılması yönünde adımlar atılırken Türkiye’de nükleer santral projelerinin büyük bir heyecanla hayata geçirilmesinin gerekçesi nedir?
  • Tüm bu gelişmeler ışığında, projenin taşıdığı riski göz önünde bulundurarak santral inşa faaliyetlerine son vermeyi düşünüyor musunuz?