AB Ülkelerinin Denetiminden Geçmeyen Ürünler İç Piyasaya Sürülecek

HDP İstanbul Milletvekili Ali KENANOĞLU, Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanun Teklifi görüşülmesi esnasında Parti Grubu adına yaptığı konuşmada; Avrupa Birliği ülkelerine sunulan ancak, onların denetiminden geçmeyen ürünlerin iç piyasaya sürüleceği üzerinde durarak, bu kanun teklifi hazırlanırken konunun muhatapları olan sivil toplum kuruluşlarından görüş alınmamasının bir eksiklik olduğunu belirtti.

Konuya ilişkin Tutanak metni ve konuşma videosu aşağıdadır.


HDP GRUBU ADINA ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu Teklifi’nin birinci bölümü üzerine parti grubumuz adına söz aldım. Tabii, bu kanun teklifiyle AB mevzuatına uyum sürecinde ürün güvenliğiyle ilgili daha çok teknik düzenlemeler ve sektörle ilgili önemli eksiklikler giderilmeye çalışılıyor.

Ancak ayrıntılara baktığımızda, söz konusu kanun teklifi, mevcut sorunların tamamen çözümüne yönelik konuları içermekten ziyade, daha çok Avrupa Birliğine karşı sorumlulukları yerine getirme üzerine kurulu. Bu yüzden tüketicinin değil üreticinin çıkarlarını koruyan bir durum söz konusu.

Şimdi, burada, baktığınız zaman, özellikle, dün bölüm üzerinde, kanunun tümü üzerinde konuşan sözcümüz ifade etti, özellikle gıda, ürün güvenliği konusunun bu kanun teklifi kapsamında yer almayışını.

Ancak gıda üzerinde ürün güvenliği açısından da ülkemizde önemli sıkıntılar olduğunu bilmemiz gerekiyor ve bununla ilgili de bu teklif kapsamında çeşitli düzenlemelere de bu anlamıyla ihtiyaç var.

Şimdi, şöyle bir konu var: Burada Avrupa Birliğine gidecek olan ürünler veya Avrupa Birliği ülkelerine gidecek olan ürünlerle ilgili gıda güvenliği, ürün güvenliği söz konusu. Peki, burada diğer ülkelere satılanlar var yani Avrupa Birliği ülkeleri dışındaki ülkelere satılanlar var, bir de iç piyasaya sürülenler var.

Yani biz Avrupa Birliği ülkelerine gidecek olan ürünlerle ilgili her türlü güvenliği düşünüyoruz ancak iç piyasada kendi halkımıza sunmuş olduğumuz ürünlerle ilgili bunu düşünmüyoruz ya da bunu önemsemiyoruz.

Bir taraftan da başka ülkelere satılıp ihraç fazlası gibi iç piyasaya sürülenler de var; örneğin Rusya’dan bu süreç içerisinde, geçtiğimiz yıllarda da yine, bu sene de fazlasıyla domates, portakal gibi çeşitli ürünlerin ürün güvenliğine takılarak iade edildiğini ve bunların da iç piyasaya sürüldüğünü biliyoruz.

Şimdi, burada da şöyle bir şey söz konusu olacak: Yine, Avrupa Birliği ülkelerine bu ürünler sunulacak, onların denetiminden geçmeyen, onların uygun görmediği, ürün güvenliği açısından yetersiz olan ürünler ne olacak peki? Tabii ki tekrar iç piyasaya sürülecek. Bunun örneklerini zaten yaşıyoruz.

En son, bal görünümlü üründe Bakanlığın “Yıl sonuna kadar bu stoklarınızı eritin.” diye sahte ürünün satılmasına izin verdiği gibi bunların da satışına ve iç piyasaya sürülmesine izin verilecek. Dolayısıyla, biz kendi ülkemizin yurttaşlarını değil Avrupa Birliği ülkelerinin yurttaşlarını daha fazla koruyan bir yerden meseleyi ele almış durumdayız.

Değerli arkadaşlar, tabii, kanun teklifini hazırlarken bir taraftan da muhatapları bu konuda ne diyor yani tüketici dernekleri, bu konuyla ilgili kurulmuş sivil toplum kuruluşları buna ne diyorlar?

Örneğin, Tüketici Hakları Derneği Başkanı açıklama yapmış ve diyor ki: “Bu konuda biz bu kanun teklifini yeterli bulmuyoruz. Kimi maddeleri itibarıyla mevcut durumdan daha kötü durumlar söz konusu olabilir.”

Oysa kanun yaparken muhataplarından, konuyla ilgili kurumlardan, kuruluşlardan görüş alıp onların görüşlerini de dikkate alan yani sadece görüş almakla, onları dinlemekle kalmayıp onların görüşlerini de dikkate alan bir yerden kanunları düzenlememiz gerekiyor.

Burada “ciddi risk taşıyan ürün” ile risk taşıyan ürün kavramını getirerek ürün güvenliği ya da güvenli ürün tanımında da bir karmaşaya neden olunacağı ifade ediliyor.

Ürün Güvenliği Kanun Teklifi, piyasa gözetimi ve denetiminde görevli olan, yetkili kamu kuruluşlarının, güvensiz ürünlerin piyasaya arzının yasaklanması, toplatılması, bertarafı ve bu ürünlerin kamuoyuna duyurulması konusundaki yetkilerini zayıflatacağını ifade ediyor konunun ilgili dernek başkanı.

Bununla birlikte “Güvensiz ürünlerin piyasaya arzının yasaklanması kanun teklifiyle belirsizleştirilmektedir.” diyor yani bunların toplatılması ve bertarafıyla ilgili. Ayrıca tüketici örgütlerinin bu konudaki görüşlerinin alınmadığı da ifade ediliyor.