39. yılında Maraş’ta anma yapıldı

Maraş katliamında yaşamını yitirenler valiliğin aldığı yasak kararına rağmen anıldı. Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız, “Baba İshak’tan Maraş ve Ankara’ya bu topraklarda yaşanan tüm cinayet ve katliamların sorumlusu aynı organize güçlerdir” dedi.

 

19-24 Aralık 1978 tarihleri arasında gerçekleşen ve resmi rakamlara göre 111 kişinin katledildiği, 210 ev ve 70 iş yerinin de yakıldığı Maraş Katliamı, kentte Valiliğin aldığı yasak kararına rağmen 39’uncu yıl dönümünde kınanıp, yaşamını yitirenler anıldı. Düzenlenen anma etkinliğine, Demokratik Alevi Derneği (DAD) Eş Genel Başkanı Dursun Demirtaş, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Onursal Başkanı Turgut Öker, Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Başkanı İsrafil Erbil, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, HDP milletvekilleri Mahmut Toğrul ve Müslüm Doğan, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Fatma Kurtalan, 25 Dönem Milletvekilleri ve MYK üyeleri Ali Kenanoğlu ve Çilem Küçükkeleş, CHP Milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ve Necati Yılmaz’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.

HDP geniş bir heyetle katıldı.

Maraş katliamının 39. yılında Maraş Yörükselim mahallesinde yapılan anmaya HDP merkezi düzeyde bir heyetle katıldı. Eş Genel Başkan Yardımcısı ve eski Milletvekili Fatma Kurtalan, MYK Üyeleri ve 25. Dönem Milletvekilleri Ali Kenanoğlu ile Çilem Küçükkeleş, İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, Parti meclis ütesi İzzet Karadağ, Maraş il ve ilçelerinin eş başkanları ile yöneticileri anmada hazır bulundular. Anmada HDP heyeti adına Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul bir konuşma yaptı.

Kalabalık grup Yörükselim Mahallesi’nde bulunan Erenler Kültür ve Dayanışma Derneği önünde bir araya geldi.

Ellerinde karanfiller taşıyan kitle, buradan Cem Evi’ne doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca “Maraş’ı unutma unutturma”, “Maraş, Sivas, Koçgiri unutulmaz hiçbiri”, “Gün gelecek devran dönecek, katiller halka hesap verecek” sloganları atıldı.

Kitlenin ulaştığı cem evinin katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğrafları ile donatıldığı görüldü. Burada düzenlenecek anma töreni öncesinde derneği ablukaya alan polisler, kitleyi takip eden gazetecilerin içeriye girmesine engel oldu. Bunun üzerine devreye giren Alevi kurum temsilcileri ve milletvekillerinin polis amirleri ile görüşmesi sonrası basın gazetecilerin içeriye girmesine izin verildi.

Yapılan anmada tüm kurumlar adına yapılan açıklamayı Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız okudu.

‘Yasaklara rağmen maraş’tayız’

Yıldız, yakın tarihin en acımasız, insanlık adına en utanç verici kitlesel katliamı olan Maraş Katliamı’nın üzerinden 39 yıl geçtiğini hatırlatarak, geçen yıl söz verdikleri gibi tüm yasaklara rağmen yine Maraş’ta olduklarını vurguladı.

Katliamın izlerinin hala hafızalarda sımsıcak durduğunu söyleyen Yıldız, şunları dile getirdi: “Alevi, devrimci ve demokrat halkımıza yönelik geliştirilen bu katliamın sorumlularını 39’uncu yılında bir kez daha lanetliyoruz. Maraş Katliamı, 19 ile 24 Aralık 1978 arasında gerici faşist güçlerce yapılan, Cumhuriyet tarihinin en vahşi katliamlarından biridir. Egemen sistemin Alevilerin, solcuların, Kürtlerin, işçilerin ve emekçilerin gelişen toplumsal ve siyasal taleplerini bastırmak için askeri darbeye ihtiyacı vardı. Malatya ve Elazığ da başarılı olamayan egemenler, Maraş ta Alevi kesimlerin yoğun olarak yaşadığı mahallelerde, Alevilerin yaşadığı evler önceden tek tek çarpı işaretleri ile işaretleyerek insanları vahşice katletti. Bebekler boğazlandı, çocukların gözleri şişlendi, baltalarla insan kıyımları yapıldı. Evler ve işyerleri ateşe verilip, yakıldı ve nihayetinde Maraş ile birlikte 13 ilde sıkıyönetim ilan edilerek, 12 Eylül askeri faşist cuntasının zemini hazırlanmış oldu.”

‘Katliamın failleri ödüllendirildi, milletvekili oldu, itibar sahibi yapıldı’

Katliamda resmi rakamlara göre 111 canlarının katledildiğini, binin üzerinde kişinin yaralandığını, 552 ev ve 289 işyerinin yakılarak tahrip edildiğini hatırlatan Yıldız, “Katliamdan sonra Alevilerin yüzde 80’i kenti terk etmek zorunda kaldı. Evet, Maraş Katliamı geride kaldı. Ne yazık ki sorumlu olanlar ya hiç yargılanmadan kurtuldu ya da göstermelik yargılanıp berat etti. Çünkü Maraş Katliamı tasarlanırken senaryonun en önemli parçası, katliamcıların önce korunması, sonra zaman içinde suçsuz ilan edilmesiydi. Katliamın bir numaralı failleri devlet tarafından ödüllendirildi, Meclis’e milletvekili olarak girdi, itibar sahibi yapıldı. Gerçek sorumlular hiçbir zaman açığa çıkarılmadı, yargılanmadı. Bunlar yapılmadığı içindir ki,  katliam saldırılar yaşanmaya devam etti” diye konuştu.

‘Kin ekip kan çiçeği büyütenlerin eseri…’

Maraş’ta olanın bir savaş değil, bir katliam olduğunu belirten Yılmaz, şöyle devam etti: “Bu, Alevi-Sünni çatışması da değildir. Bu, planlı ve örgütlü bir faşist saldırıdır. Çevre illerden getirilen katil çetelerine, belli hedefler gösterilerek her şeyi hesaplanan, bir planla gerçekleştirilen faşist bir eylemdir. Kin ekip kan çiçeği büyütenlerin, ‘şehrimizi kızıllar bastı’ ve  ‘milli direnme hakkı doğmuştur’ diye bildiri dağıtanların eseridir. Baba İshak ve yarenlerinden Pir Sultan’a, Deniz Gezmiş’e, 12 yaşında semah dönmek için gittiği Sivas’ta yakılan Koray Kaya’dan 12 yaşında 13 kurşunla öldürülen Uğur Kaymaz’a,  Dersim Katliamı’ndan Sivas, Çorum, Gazi,  Gezi, Roboski, Suruç, Ankara Katliamı’na kadar yaşanan tüm cinayet ve katliamların sorumlusu aynı organize güçlerdir. Bu organize güçleri örten perde, gelip geçen çeşitli hükümetler ve şu anda iktidarda bulunan AKP iktidarı tarafından özenle korundu. Maraş Katliamı, ‘Müslüman Türkiye’, ‘Allah için cihat başına’ sloganlarıyla kadın demeden, çocuk demeden katliam yapanların, ‘Bana sağcılar ve milliyetçiler cinayet işliyor dedirtemezsiniz’ diyenlerin ve bundan destek görenlerin eseridir” diye konuştu.

‘Sarayların lüks sofraları iştahlarımızı kabartmayacak’

Aleviler olarak, Kerbela’dan bugüne zalimin karşısında Hüseyin ve Zeynep Ana olduklarını ifade eden Yılmaz, yapılan hiçbir zulmün karşısında yollarından dönmediklerini, boyun eğmediklerini ve teslim olmadıklarını vurguladı.

Yılmaz, sözlerini “Dün olduğu gibi Saraylara biat etmeyen Pir’lerimize ikrarımız var. Dün olduğu gibi, bu gün de aynı şekilde Sarayların lüks sofraları iştahlarımızı kabartmayacak, ışıkları gözlerimizi kamaştırmayacak. Hiçbir zaman bu anlayışın diktatörleri karşısında diz kırmayacağız. Bizlerin hesap vereceği yer Dar-ı Mansur’larımızdır. Hak ve hakikat ışığında hakka yürüyen cümle canlarımızı 39’uncu yılında bir kez daha saygıyla anarken, katilleri, koruyucularını ve onları yönlendiren insanlık dışı, gerici, faşist ideolojilerini nefretle kınıyoruz” cümleleriyle noktaladı.

Kaynak: http://1habervar.com